Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

‘Uyku gaflet basmış’ bir millet uyanamıyor

11 Nisan 2014, 00:12

Ahlat...

Anadolu Türklüğünün ‘manevî başkent’i...

Van Gölü’nün kıyısında bir nazar boncuğu...  

Batı’ya yürüyüşte 1071 için soluklandığımız topraklar...

Tarihte ‘Kubbet-ül İslâm’ unvanı alan ilim yuvası... Her zerresine Türk tarih, kültür ve mimarisi sinmiş, Oğuz mekânı... 

 “Parçalanıyoruz, adım adım işgal ediliyoruz” diyenleri, ‘Sevr paranoyası’na tutulmakla itham edenlerin dikkatlice izlemesi gereken bir seyir yaşıyor bugün Oğuz’un Ahlat’ı...

Anadolu Türklüğünün ‘tapu senedi’ Ahlat, gitgide Kerkükleştiriliyor... Son mahallî seçim ve sonrasında yaşanan şiddet olayları tehlikenin nereye dayandığını açık açık gösteriyor...

Çok değil, 2004 mahallî seçimlerinde, Murat Karayalçın’ın SHP’siyle ittifak yapan PKK’nın adayı ancak 182 oy alabilmişti bu ilçede...

Geçerli oy sayısı 6.400 civarında olduğu için toplamda yüzde 3’e denk gelen bir oydu bu...

Seçimi AKP kazanmış, DYP ikinci olmuş, bölgede güçlü olmasına rağmen 57. Hükûmet’ten kalma travma devam ettiği için MHP ancak üçüncü olabilmişti...

Gelelim 2009 mahallî seçimlerine... Bir önceki seçimde SHP’yle ittifak yapan PKK çizgisi bu defa kendi partisi olan DTP’yle seçime girmişti... İlçedeki seçmen sayısı 2700 civarında artınca, PKK çizgisinde yükselme de başlamıştı... Bu defa Ahlat’ta alınan oy 703’tü ve oran olarak yüzde 9’a yaklaşılmıştı... Seçimi MHP kazanmış, az bir farkla AKP ikinci olmuştu...

Ve geldik son seçime... Ülkede, özellikle Doğu Anadolu’daki sistemli değişimin, daha doğrusu ‘kuşatma’nın anlaşılması için Selçuklu’nun sembol şehri Ahlat’tan son derece rahatsız edici rakamlar geldi... Seçimi MHP’den AKP’ye geçen Mümtaz Çoban kazanmıştı ama BDP’nin oy oranı da yüzde 37’ye fırlamıştı... Ahlat’ta seçmen sayısı önceki seçime oranla yaklaşık 3000 daha artmıştı çünkü... PKK’lılar belediye seçimlerini aldıklarına öylesine inanmışlardı ki, sonuçları kabul etmediler ve bölgenin en huzurlu ilçesi Ahlat’ta büyük olaylara neden oldular...

Ayakta uyuyan veya uyutulan devletin en hazin hikâyesidir Ahlat... Dile kolay, Anadolu Türklüğünün manevî başkentinde topu topu on yılda oylarını 13’e katlamışlar... Hem açılım politikalarının sonucu, hem göçler, hem de kağıt üzerinde seçmen kaydırma yoluyla Ahlat’ın yapısı ne hâle getirilmiş? Sahi sanayisi ve iş kapasitesi olmayan bir doğu ilçesine insanlar niye göçerdi? Bu politika hangi stratejinin ürünüydü?

Bu sorulara cevap bulması gereken devleti arıyoruz şimdi... O devleti ve o devlet aklını...  “Ahlat, sadece Ahlat mıdır acaba?”  sorusuna cevap verebilecek zekâ parıltısı, bir vatansever ürperti ve de çakma olmayan stratejik derinlik!.. Var mı gerçekten? Varsa nerede? Hükûmeti geçtik, varsa hangi kurumda? 

Ahlat’ın hem stratejik önemi, hem de sembolik değeri, belli ki, Türkiye’nin düşmanları tarafından çok daha iyi biliniyor... Tarihte Anadolu’nun Türklüğe açılan kapısı, şimdi o Türklüğün mağlup edildiği ve kapının arkadan üzerine sürgülendiği bir toprak parçasına dönüştürülmek isteniyor... Ama acı olan kem gözlerin bakışı değil, Ahlat’a sahip çıkması gereken bir devletin göz göre göre uyuşturulmuş ve reflekslerinin alınmış olması...

Belki de bu son seçimdi PKK çizgisinin Ahlat’ı ele geçiremediği... Devlet bölgedeki varlığını tasfiyeye devam ederse, ilçeye planlı göç artar, kağıt üzerinde kaydırmalar yapılır, gelecek endişesine düşen yerli halkın bir kısmı Batı’ya göçer ve kötü final gerçekleşir...

Oysa Ahlat yıllar öncesinden, tıpkı Selçuklu Mezarlığı, kümbetler ve kale gibi SİT alanına çevrilebilir, devlet politikasıyla kültür ve tarih merkezi yapılabilirdi... Her açıdan korunabilirdi Ahlat... Savunmasız bırakıldı ve boşluğu, terör örgütü sistemli biçimde doldurmaya başladı... PKK on beş yıl öncesine kadar kıyısından geçemediği Ahlat’ın adliyesini günlerce basabiliyor artık... 

Öncelikleri değiştirilmiş devletin uyurgezerliği ile bu politikalara prim veren ‘taksite bağlanmış hayatların sahibi’ olan halkımızın gözü önünde Ahlat eriyor, Türklük kaybediyor... Abdurrahman Gaziler, Baba Mecidler, Kara Üryan Babalar, Fahreddin Ahlatîler, Hürşahlar, Ahlatşahlar, Gümüştekinler, Çağrı Beyler, Selçuklu mezarlığında yatanlar ve onların torunları kaybediyor...

O Yemen türküsündeki gibi ‘uyku gaflet basmış’ bir millet uyanamıyor!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
11 gün önce
69 gün önce
85 gün önce
135 gün önce
146 gün önce
151 gün önce
153 gün önce
169 gün önce
174 gün önce
193 gün önce
197 gün önce
228 gün önce
231 gün önce
237 gün önce
246 gün önce
272 gün önce
288 gün önce
293 gün önce
302 gün önce
303 gün önce
309 gün önce
317 gün önce
320 gün önce
323 gün önce
337 gün önce
393 gün önce
414 gün önce
429 gün önce
478 gün önce
485 gün önce
488 gün önce
492 gün önce
513 gün önce
548 gün önce
559 gün önce
617 gün önce
660 gün önce
722 gün önce
729 gün önce
736 gün önce
796 gün önce
835 gün önce
842 gün önce
856 gün önce
860 gün önce
866 gün önce
902 gün önce
933 gün önce
947 gün önce
958 gün önce
1052 gün önce
1072 gün önce
1076 gün önce
1090 gün önce
1094 gün önce
1097 gün önce
1119 gün önce
1121 gün önce
1125 gün önce
1143 gün önce
1149 gün önce
1150 gün önce
1160 gün önce
1168 gün önce
1203 gün önce
1221 gün önce
1234 gün önce
1253 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=