Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

“Allah kalpleri bilendir”

04 Nisan 2014, 00:21

İnancı, milliyeti ve ideolojisi ne olursa olsun, ‘düşman’ın bile bir hukuku, savaşın bir ahlâkı olmalı... Cenevre Konvansiyonu’ndan değil, en basit delikanlılık kuralından söz ediyoruz... Kişi veya kurum, yenmek için her türlü yolu mübah görme âdiliğinden sıyrılmalı, mertçe kapışmalı... En azından Müslüman’sa, yalan ve iftirayla yürütülen alçaklığı kendine yakıştıramamalı... 
Arkadaşlarla seçim öncesi tartışıyoruz  “Ne tür provokasyonlarla karşılaşılabilir?” diye... Siyaset bilimcisi bir arkadaşımız şu öngörüde bulundu:  “Ayın 28’inde Ankara Tandoğan Meydanı’nda CHP mitingi var... Seçimler çok kritik olduğu için burada provokasyon denenebilir... Organize biçimde başörtülülere saldırılabilir...” 
Seçimlere iki gün kala gerçek bir ‘şeytan’ bile bunu yapmazdı çünkü bilirdi ‘siyasî maliyeti’ni... Ama o gün orada gerçek şeytanı cebinden çıkaracak siyasî şeytan ve paralı askerleri vardı... Öngörülen senaryoyu harekete geçirdiler... İblisçe son hamleyi, yayınlayabilecekleri son gece yandaş televizyonlarda döndürmeye başladılar... Sözde CHP mitinginden dağılan bir grup oradan geçmekte olan bir otobüsün içindeki başörtülü vatandaşları taciz ediyordu!.. 
Olayın öncülüğünü yapan yüzleri kapalı tipler, bulanık görüntüler, Erdoğan’a hakaret sesleri, otobüsün camına vurulan yumruklar... Ve kimsenin kimliğinin tespit edilemeyeceği şekilde ayarlanmış görüntülerin televizyonlara servis edilmesi... Televizyonların da özellikle Ankara seçimi için ‘altın vuruş’u... 
Peki şu anda o kişileri tespit çalışması var mı? Kesinlikle yok... Haberlerle ilgili savcılığın başlattığı bir soruşturma var mı? O da yok... O gün orada Kabataş’ın bir benzeri oyun tezgâhlandı ve özgürlüğünü sonuna kadar savunduğum başörtüsü, bir kere daha istismar edildi... Başörtüsü ve dinî değerler üzerinden iktidar çalma hastalığı yine nüksetti... 
Başörtülü birini taciz alçaklıktır, fakat başörtüsünü beşerî amaca ulaşma uğruna işportaya düşürmek ve inancının gereğini yerine getiren başörtülü insanları istismar etmek daha büyük alçaklıktır... Rakibe son bir çalım için Kabataş benzeri yöntemlerden medet umanların o gün yaptıkları maalesef budur...
Siz bir yandan “Başörtülülere saldırı yapıldı”  diye ortalığı velveleye vereceksiniz, diğer yandan o günah yüklü balkonun altında alkışlamaktan ellerinizi çatlatacaksınız!.. Hem medyanızda bu ‘İslâmcı asparagası’döndürüp duracaksınız, hem de Allah’ın ayetleriyle dalga geçen ‘yol arkadaşı’nın sırıtarak yer aldığı o zafer fotoğrafına nasıl dahil edildiğini sorgulamayacaksınız!.. Balkondan bevledilse ‘rahmet yağıyor’ muamelesi yaparken, başkalarının çiğnenen hukuklarını umursamayacak, kalabalıklarınızı haklılığınıza delil sayacaksınız!.. Seçimden iki gün önce toplumun son derece hassas olduğu bir konuda ‘şeytandan bile şeytanî’ plan yapabilmenin gururunu yaşayacaksınız!.. 
Sözüm ona İslâmcıların ve kimi Müslümanların çelişkilerini, dünyalık konusunda hırslarını, adaletsizliklerini, kuralsız savaş tutkularını ve şımarıklıklarını, şatafat düşkünlüklerini, ‘siyasetin emrinde bir din’inşa etme ihtiraslarını yazdıkça sık sık mesaj alıyorum... Ya da sosyal medyada paylaşılan bu yazıların altına yapılan yorumları görüyorum... Genellikle sahte isim ve profillerden gelen ve ‘yürek’ emaresi taşımayan mesajlarda Müslümanlığımızın bile sorgulandığına şahit oluyorum... 
Hepsine yüz yüze görüşmeyi teklif ediyorum, telefonumu veriyorum... Şimdiye kadar bir kişi bile o gül cemalini gösterme, yüz yüze görüşme veya telefonla konuşma lütfunda bulunamadı... Oysa bunları iyi tanıyoruz... Yalpalayan demokrasinin ırzına geçen ve kötü uygulamalarıyla bunlara âdeta yataklık yapan 28 Şubat sürecini hatırlatalım... Neo-zübüklerin geçtik temel konulardaki ricatlarını, gümüş yüzüklerini bile nerelerine saklayacaklarını bilemedikleri dönemde, 28 Şubat’ın mahkemelerinden başımızı kaldıramıyorduk; hukuksuz ihraçlar, başörtüsüne yapılan baskılar ve kamu bankalarının yağmalanması ile yazdıklarımızdan dolayı... Bugün kalabalıklarına güvenip aslan kesilenlerin kimisi o karanlık günlerde fişlenmekten kurtulmak için mescitleri boşaltıyor, kimisi birbirini ihbar ediyor, kimisi yurdunu kapatıyor, kimisi iş adamı derneğinden kaçıyordu... 
Muhalif olduğumuz bu iki dönem için mukayese yapalım, “İslâm ve dindarlık müessesesi hangi dönemde daha fazla zarar gördü”  diye soranlara cevabımız çok net: Kesinlikle bu dönemde... Çünkü 28 Şubat’ta uygulamalarının cezası Müslümanlığa fatura edilecek muktedirler yoktu... Şimdi öyle mi?
 “Allah kalpleri bilendir...” 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
20 saat önce
5 gün önce
6 gün önce
19 gün önce
26 gün önce
50 gün önce
127 gün önce
134 gün önce
138 gün önce
144 gün önce
174 gün önce
181 gün önce
187 gün önce
222 gün önce
236 gün önce
273 gün önce
276 gün önce
309 gün önce
334 gün önce
352 gün önce
366 gün önce
376 gün önce
380 gün önce
382 gün önce
432 gün önce
443 gün önce
448 gün önce
451 gün önce
466 gün önce
472 gün önce
490 gün önce
494 gün önce
525 gün önce
528 gün önce
534 gün önce
543 gün önce
569 gün önce
585 gün önce
590 gün önce
599 gün önce
600 gün önce
606 gün önce
614 gün önce
618 gün önce
620 gün önce
635 gün önce
690 gün önce
711 gün önce
726 gün önce
775 gün önce
783 gün önce
785 gün önce
789 gün önce
810 gün önce
845 gün önce
856 gün önce
914 gün önce
957 gün önce
1020 gün önce
1026 gün önce
1034 gün önce
1090 gün önce
1093 gün önce
1132 gün önce
1139 gün önce
1146 gün önce
1153 gün önce
1157 gün önce
1163 gün önce
1199 gün önce
1219 gün önce
1230 gün önce
1244 gün önce
1255 gün önce
1279 gün önce
1350 gün önce
1369 gün önce
1373 gün önce
1387 gün önce
1391 gün önce
1395 gün önce
1416 gün önce
1418 gün önce
1422 gün önce
1440 gün önce
1446 gün önce
1447 gün önce
1457 gün önce
1465 gün önce
1501 gün önce
1518 gün önce
1532 gün önce
1550 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=