Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Bu bir güvenlik krizidir artık

02 Nisan 2014, 12:31

Bir ülke için elbette yüz kızartıcı bir durumdur ama maalesef başka çaresi de kalmamıştır: Bu siyasî iktidarla gidilen her seçimde muhalefet seçimin sağlığının denetlenmesi için ‘uluslararası gözlemci’ istemek durumunda...
Seçimlere on-onbeş gün kaladan itibaren internet baskı altına alınıyor. Daha doğrusu iktidarın doğrudan denetimi dışında kalan sosyal medyanın hayat alanı, bizzat o iktidar tarafından daraltılıyor... Sandık başından haber verecek bağımsız ajanslar ‘şüpheli’ ilân edilerek, neredeyse lince tâbi tutuluyor, hedef gösterilerek, siteleri siber saldırıya maruz bırakılıyor... Artık bir ajanstan ziyade hükûmet operasyonlarının parçası haline getirilen Anadolu Ajansı manipülasyon organı olarak çalıştırılıyor... Muhalif parti temsilcilerinin sandık başlarını terk etmesi için ‘uygun sonuçlar’ aktarılıyor ve gecenin ilerleyen saatlerinde sandıklara şaibe düşürülüyor... Ve seçim gecesi Ankara örneğinde olduğu gibi ‘oylarının çalınması’na isyan eden halkın üzerinde tarihte ilk defa gece gece polis helikopterleri uçuruluyor... 
Seçimlerin ülkedeki tansiyonu düşürmesi gerekirdi... Ama tam tersine üzerine düşen gölgeler ve halkta zaten var olan birikim dolayısıyla, hile yapıldığı kanaati o tansiyonu daha da yükseltti... Zaten Meclis, Sayıştay, emniyet, adliye, medya ve vicdan denetiminden kurtarılmış iktidarı halkın denetleyebileceği tek alan seçimlerdi... Şimdi o da denetim alanı olmaktan neredeyse çıkarılıyor ve göz göre göre işlenen bu cinayet, muhalif kitlelerde içten içe birikime yol açıyor... 
Elbette her türlü gölgeye rağmen ortaya çıkan bu sonuçlar, on iki yıldır yenilen ve tabanlarını Tayyip Erdoğan’ın balkon konuşmalarına katlanmak zorunda bırakan muhalefetin kendisini gözden geçirmesini mecburî kılmaktadır... Aslında genel anlamda siyasî revizyon ihtiyacı öylesine depreşmiştir ki, bu öyle ‘lokal başarı’ hikâyeleriyle bastırılacak cinsten değildir... 
Haklı olarak “Ülke bölünüyor” diye bağırıyorsunuz ama ciddiye alınmıyorsunuz, oylarınız kayda değer bir şekilde artmıyor... Yine haklı olarak “Ülke soyuluyor” diye bağırıyorsunuz, ciddiye alınmıyorsunuz, oylarınız artmıyor... Parti ayrımı yapmadan bütün muhalefet için geçerli bir durum bu; oylarınızın artması ve iktidarın değişmesi için ülkede başka hangi tehlikenin baş göstermesi gerekiyor? 
Ülkede ‘halk’la ‘muhalefet’ arasında çok ciddi bir ‘güven krizi’ var... Halkın yarısına yakın bir kısmı ‘suçüstü’ yakalanana güveniyor da size güvenmiyorsa, bu sadece halka hakaret edilerek, suç halka atılarak, sorumluluktan sıyrılmanın mümkün olduğu bir kriz değildir... Her seçimde aynı senaryonun tekrarlanmasının Türkiye’ye kaybettirdiği telafisi olmayan yıllar hesaba katıldığında anlaşılacaktır ki ülkedeki muhalefetle ve halk arasındaki güven bunalımı, ülke güvenliği açısından ‘en büyük risk’ hâline gelmiştir... 
İşin kötü tarafı bu kolay kolay atlatılabilecek bir maraz değildir, neredeyse kronikleşmiştir... Nispî başarı örnekleri abartılacak, iş soğumaya başladıkça yine uykuya yatırılmak istenecektir... Tıkanıklığın aşılması için yapılar kendini sorgulama ihtiyacı içine girmeyecektir... Böylece Türkiye son derece hayatî birkaç yılını daha taassuba ve sloganlarla idare eden kafalara feda edebilecektir... Açıkçası bu iktidara destek veren halk, krizin ‘dış boyut’unu temsil ediyorsa, parti ayırmadan ifade edelim, muhalefet de ‘iç boyut’unu temsil ediyor... Her seçim bu tablo tekrarlandıkça kaybeden Türkiye oluyor... 
Denilebilir ki, iktidarın oyları düştü, bu bir başarı değil midir? Evet, bu seçimin mahallî seçim değil, ‘genel istiklâl’ seçimi olduğunu propaganda ederek kitleleri saflaştıran iktidar yüzde 50’den 43’e gerilemiştir... Ama ülke bu hâldeyken, âdeta kuralsız yağma düzeni yürürlükteyken, bölücülük statü kazanırken, ülkenin sırları ve sınırları delik deşikken bu ‘düşüş’ beklenen yeterlilikte bir düşüş müdür? 
Şimdi önümüzde Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler var... Siyasette muhalefete dair kişi, içerik veya yöntem başlıklarında hiçbir değişiklik olmazsa, yani halkın ‘alternatif’ten saymadığı politikalar veya politikacılarla devam edilirse, eskidiği hâlde bir türlü vizyondan düşmeyen bu filmi izlemeye devam ederiz...
Eğer halk, bir ‘kötü’yü görüyor ve orada kalmaya devam ediyorsa, bu ‘daha kötü’ye savrulma endişesinden kaynaklanmaktadır... Toplumu bu psikolojiye mahkûm eden ‘algı operasyonları’ şüphesiz vardır... Ama muhalefet olarak zaten siz de bunları aşmak için varsınız... Hem aşamayıp, hem de sorumluluk hissetmiyorsanız, hem ait olduğunuz siyasî yapılara, hem de ülkeye fayda vermiyorsunuz demektir...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
galip alkurt
1087 gün önce
seçimde özellikle tansiyon yükseltildi çünkü tayyip tansiyondan besleniyor
Yazarın Diğer Yazıları
20 saat önce
36 gün önce
50 gün önce
87 gün önce
90 gün önce
123 gün önce
148 gün önce
166 gün önce
180 gün önce
190 gün önce
194 gün önce
196 gün önce
246 gün önce
257 gün önce
262 gün önce
265 gün önce
280 gün önce
286 gün önce
304 gün önce
308 gün önce
339 gün önce
342 gün önce
348 gün önce
357 gün önce
383 gün önce
399 gün önce
404 gün önce
413 gün önce
414 gün önce
420 gün önce
428 gün önce
432 gün önce
434 gün önce
449 gün önce
504 gün önce
525 gün önce
540 gün önce
589 gün önce
597 gün önce
599 gün önce
603 gün önce
624 gün önce
659 gün önce
670 gün önce
728 gün önce
771 gün önce
834 gün önce
840 gün önce
848 gün önce
907 gün önce
946 gün önce
953 gün önce
967 gün önce
971 gün önce
977 gün önce
1013 gün önce
1033 gün önce
1044 gün önce
1058 gün önce
1069 gün önce
1093 gün önce
1164 gün önce
1183 gün önce
1187 gün önce
1201 gün önce
1205 gün önce
1209 gün önce
1230 gün önce
1232 gün önce
1236 gün önce
1254 gün önce
1260 gün önce
1261 gün önce
1271 gün önce
1279 gün önce
1315 gün önce
1332 gün önce
1346 gün önce
1364 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=