Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Bakara ve makaranın hatırlattığı ülkücü farkı

27 Mart 2014, 00:47

O farklıdır...

İbadetinde gevşek olabilir ama itikadında bozukluk olmaz...

Her kul gibi günaha düşebilir ama o günahına rağmen ‘kutsal’ına dokunulduğunda zaaf göstermez, en ön safta gereğini yapar...

Diniyle alay etmez, ettirmez, edeni affetmez... Sarhoşu bile başkasının ‘abid’inden daha ‘tek yüzlü’dür... Çünkü o farklıdır... Bu, şakası olmayan ‘ateşten günler’de de böyleydi, bugün de böyle...

2011 seçimlerinden önce çıkan kasetlere adı karışanların hepsi kapının önüne kondu... Bir kişi listeden çekilmedi, o da partiden atıldı... Skandala karışanlara önce partililer, önce ülkücüler cezayı kesti...

Kendilerine ceza kesilenler de yaptıklarının hata olduğunu biliyorlardı ve o utançla insan içine çıkamaz hâle geldiler... Başkaları gibi ‘montaj’ edebiyatına sarılmak, hayal gücünü zorlayarak ‘silikon maske’ kampanyası yapmak gibi düşünceleri olmadı...

Herkesten, hatta kendilerinden bile kaçtılar, sessiz sedasız kenara çekildiler...

Utanmaya yetecek kadar ar damarları vardı çünkü, başkalarının namussuzları gibi, arsızları gibi, belgeli hırsızları gibi otobüs üzerinden seçim kampanyası yapmaya devam etmediler...

Usulca uzaklaştılar meydandan... Sadece cenaze ve düğünlerde mahcup bir edayla görülebilir oldular...

Şu rezalete bakın ki, başkalarının ‘pişkinlik ikonları’, üzerine oturdukları günah tepelerinden utanmaz bir şekilde boy göstermeye devam ediyorlar...

Günümüzün muktedir pişkinleri hâlâ o zarar verdikleri İslam’dan bile utanmazken, diğerleri dâvâlarına ve arkadaşlarına verdikleri zararı bilecek kadar insan evlâdı olduklarını unutmadılar...

Hem kendi utanma duyguları, hem de ‘yapı’ onları siyasetten tasfiye etti... Görmezlikten gelmedi, küllenmeye bırakmadı, kitabına uydurmaya kalkışmadı... Çünkü onlar farklıydı... 

Allah’ın kelamıyla dalga geçen Egemen Bağış MHP’de olsaydı, Disiplin Kurulu’nu beklemeden ilk önce faturayı o ‘Fatihasız’ ülkücüler keserdi...

Fatiha’yı on değişik makamda okuyabilecek kadar ‘din sanatı’nı ilerletmiş olanların, dalgacı kendilerinden olunca çıt çıkarmadıkları bu rezalet MHP’de yaşanmış olsaydı, şimdi meydanlarda ‘Benim başörtülü bacım’ edebiyatı gibi, ‘Benim saldırılan dinim, alay edilen Allah’ım’ nârâları işitiyor olurduk... 

‘Kutsal’a saldırı karşısında 70’lerden beri ‘buğz’la yetinmeyi adamlıktan saymayan, elini ve dilini herkesten önce o ‘kutsal’ın emrine veren, bu uğurda canını sebil eden farklıdır elbet...

Allah’ın ayetleriyle dalga geçiliyor ve bütün siyasî varlığını neredeyse o dinin gölgesinde geliştirmiş ikiyüzlülerden alçak desibelli de olsa ses çıkmıyor... ‘Bakara makara’ yerine ‘Tayyip mayyip’ diye dalgaya başlasaydı, muhtemelen soluğu kapının önünde alacak olan Egemen Bağış’la ilgili en küçük bir eleştiri veya ihraç işlemi yok... 

Bu konuda İslâmcı basın ‘esfel-i safilîn’den daha aşağı bir çukura yuvarlanmıştır...

Diyanet zaten yok hükmündeydi, onu bir kere daha ispatlamıştır...

İslâmcı sivil toplum kuruluşları, İslâm’ı sadece istismar eden ve ancak kendilerine çalışan birer menfaat şebekesi olduğunu tescillemiştir...

Bu konuyu duyduğu hâlde tavır koymayan abid, ahid, zahid veya öyle taklidi yapan kim varsa ahiretini berbat etmiş, dünyada saygınlığını gölgelemiştir...

Hiç lâfı eğip bükmeden söyleyelim, hangi hatır için Hakk’ın hatırını kasten kim ihmal etmişse bu ağır küfre hizmet etmiştir...

Egemen Bağış MHP’de veya CHP’de olsaydı, şimdi meydanlar inliyor, gazete manşetlerindeki puntolar büyüyor olacaktı... ‘Zaten bunlar camileri ahır yapmışlardı’yla başlanıp, başörtüsünden çıkılacaktı...

Fakat nedense hududullaha bu ağır tacize yine sadece Fatih’in ‘Fatihasız’ ülkücüleri fiilen tavır koydu...

Bu ‘Rüşdice’ saldırı artık milyonlarla ifade edebileceğimiz büyülenmiş sahtekârlar güruhunun ise umurunda değil...

Sanki geçmişte ahır yapılan camilerin içine bunlar doldurulmuş tıka basa!..

Değişik olaylarla ilgili ortaya çıkan bu fark ‘ülkücü farkı’dır..

. Ameldeki riyaya karşılık, itikattaki samimiyet, ar ve hâyâ farkıdır...

Kendisinden olanın küfrünü ve hakareti örten art niyete veya cehalete karşılık, ‘kutsal’ı için kendi kolunu gözünü kırpmadan kesenlerin farkıdır...

Ve bu fark, dini siyasetin emrine vermeye yeltenmiş kafaların asla ölçemeyecekleri kadar asil bir farktır...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Ahmet
1096 gün önce
Kaleminize sağlık ne güzel yamışsın, İlgililere duyurulur.
Yazarın Diğer Yazıları
39 gün önce
53 gün önce
90 gün önce
93 gün önce
126 gün önce
151 gün önce
169 gün önce
183 gün önce
193 gün önce
197 gün önce
199 gün önce
249 gün önce
260 gün önce
265 gün önce
268 gün önce
283 gün önce
289 gün önce
307 gün önce
311 gün önce
342 gün önce
345 gün önce
351 gün önce
360 gün önce
386 gün önce
402 gün önce
407 gün önce
416 gün önce
417 gün önce
423 gün önce
431 gün önce
434 gün önce
437 gün önce
452 gün önce
507 gün önce
528 gün önce
543 gün önce
592 gün önce
599 gün önce
602 gün önce
606 gün önce
627 gün önce
662 gün önce
673 gün önce
731 gün önce
774 gün önce
837 gün önce
843 gün önce
851 gün önce
910 gün önce
949 gün önce
956 gün önce
970 gün önce
974 gün önce
980 gün önce
1016 gün önce
1036 gün önce
1047 gün önce
1061 gün önce
1072 gün önce
1096 gün önce
1166 gün önce
1186 gün önce
1190 gün önce
1204 gün önce
1208 gün önce
1211 gün önce
1233 gün önce
1235 gün önce
1239 gün önce
1257 gün önce
1263 gün önce
1264 gün önce
1274 gün önce
1282 gün önce
1318 gün önce
1335 gün önce
1348 gün önce
1367 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=