Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Erdoğan’a bir Osman Pehlivan gerek...

10 Mart 2014, 11:57

Başbakan’ın Facebook’a ve YouTube’a milleti  “yedirmeme” kararlılığını görünce eski bir yedirmeme hikâyesi geldi aklıma. 

Bir zamanlar bu topraklarda, alaturka ne varsa insanımızın  “terakkisine” mani teşkil ettiğine ve bunlar yasaklanırsa medenileşebileceğimize inanan bir zümre vardı. Camilere sıra koymayı teklif edenlerden, “damızlık erkek getirelim” diyen şaşkınlara kadar.

Bu hengâmede zamanın Başvekili Şükrü Kaya ise aklını alaturka müziğe takmıştı. Bugünlerde birilerinin sosyal medyanın millete zararlı olduğuna inandığı gibi o da alaturka müziğin milletin “muasırlaşmasına” engel teşkil ettiğine inanmıştı.

Bu şuurla “...alaturka mûsikînin tamamen kaldırılması ve yalnız garp tekniğiyle bestelenmiş mûsikî parçalarımızın garp tekniğini bilen sanatkârlar tarafından çalınmasını...” diye başlayan genelgeyi yayınlamıştı.

Bu genelgeye binaen Türkiye sahne ve radyoları sekiz ay Türk musikisi çalmaz oldu; Yıl 1934’tür...

Rivayet odur ki, merhum Şükrü Kaya bu genelgeyi Atatürk’ün şu sözlerinden ilham almıştı: “Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir. Bugün dinletilmeye yeltenilen musiki yüz ağartacak değerde olmaktan uzaktır.” 

Şükrü Kaya mesajı almıştır; genelgeyi yazar, yasağı patlatır!..

Sekiz aylık bu yasak Türk müziği sevenlere gına getirmiş, Batılılaşmanın bayrak isimlerinden olan Yunus Nadi’ye bile  “pes”  dedirtmiştir. Nitekim Yunus Nadi bir gün tüm cesaretini toplayarak Atatürk’e karşı,  “Paşam ne olur alaturka şarkılardan bizi mahrum bırakmasınlar. Zevkimize, duygularımıza el attığı için çok üzülüyor ve inciniyoruz” diyerek isyanını dile getirmiştir...

Atatürk’ün, bu sözlere karşılığı şöyle olur: “Alaturka şarkılardan ben de hoşlanıyorum. Fakat, unutmamak gerekir ki, devrim yapan bu nesil, bazı fedakârlıklara katlanmasını bilmelidir! Ancak, millî türkülere yer verilmelidir!” 

“Milli türkü” nün ölçüsü ise Ziya Gökalp tarafından verilmiştir: “...o halde millî musikimiz memleketimizdeki halk musikisi ile garp musikisinin imtizacından doğacaktır. Halk musikimiz birçok melodiler vermiştir. Bunları toplar ve garp musikisi usulünce armonize edersek hem millî hem de Avrupaî bir musikiye malik oluruz.” 

Şükrü Kaya’nın, Gökalp’in Türkçülüğü’nden ve Atatürk’ün beklentilerinden çıkarttığı sonuç, Türk musikisini toptan “yasaklayarak” meseleyi çözmektir. 
Ama ne var ki tüm yasaklamalara rağmen millet klasik Türk musikisinden kopamaz. En başta Atatürk. Kendisi de sıkı bir alaturka hayranı olan Atatürk bu yasağa ancak sekiz ay dayanabilir. 

Rivayete göre Atatürk bir gece Dr. Sıtkı Falay’ın evinde udda Sıtkı Bey, tamburda Osman Pehlivan ve icrada Vasfiye Hanım’la Rumeli türküleri meşk eder. Atatürk Rumeli türkülerine o kadar acıkmıştır ki, o gece Rumeli Türküleri tekrar tekrar söylenir.

Bu samimi ortama sığınan tamburacı Osman Pehlivan  “Paşam siz emredince dinliyorsunuz, ama bunları dinlemek isteyen binlerce insan var” diye yakınarak, milletin talebini Paşa’ya iletir. 

Atatürk bu yakınmaya “Doğru söylersin Osman!” karşılığını verir ve meşhur yasak ortadan kalkıverir...

Bu örnek olayda yasaklarla hiçbir şeyin başarılamayacağı gerçeği bir kez daha ortaya çıkıyor. 

Devletin başı celalli olduğu zaman etrafı ona “sükûnet”  tavsiye etmeli. Bir hışımla söylenen söze bazı işgüzarlar  “ne güzel ifade buyurdunuz, iradeniz ne ola ki?” derse, bir zamanlar Türk müziğinin başına gelenler sosyal medyanın başına gelebilir.

İşin en komik tarafı ise sosyal medya yasağının, bazı şaşkınlar tarafından yine sosyal medya üzerinden savunulması.

Tabii ki sosyal medya ve diğer iletişim enstrümanları insanların kişiliklerinin paspas edildikleri mecralar olmamalıdır.

Fakat bunu engellemenin yolu Şükrü Kaya’nın yöntemi olmasa gerek. 

Görünen o ki Erdoğan’ın etrafında pek çok Şükrü Kaya var. Merak ettiğim, hiç mi Osman Pehlivan yok?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
13 gün önce
27 gün önce
75 gün önce
82 gün önce
139 gün önce
160 gün önce
167 gün önce
195 gün önce
201 gün önce
208 gün önce
222 gün önce
229 gün önce
243 gün önce
250 gün önce
257 gün önce
265 gün önce
328 gün önce
349 gün önce
362 gün önce
405 gün önce
411 gün önce
432 gün önce
459 gün önce
495 gün önce
510 gün önce
537 gün önce
544 gün önce
552 gün önce
635 gün önce
671 gün önce
762 gün önce
775 gün önce
845 gün önce
873 gün önce
887 gün önce
943 gün önce
1083 gün önce
1091 gün önce
1097 gün önce
1104 gün önce
1111 gün önce
1119 gün önce
1133 gün önce
1146 gün önce
1154 gün önce
1188 gün önce
1203 gün önce
1210 gün önce
1217 gün önce
1258 gün önce
1308 gün önce
1335 gün önce
1371 gün önce
1385 gün önce
1406 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=