Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Bütün diktatörler birbirlerine benzer

28 Şubat 2014, 00:05

Marcoslar vardı Filipinlerde... Ferdinand Marcos ‘sandık’la muktedir olsa da esas gücünü otoriter rejimden aldı... Daraldıkça yetkilerini ve baskılarını artırdı... ‘Komünistler’i göstererek sıkıyönetim bile ilân etti... Bütün diktatörler gibi başkalarına güvenmediğinden devletin önemli mevkilerine karısını ve akrabalarını getirdi... 21 yıl yönettiği Filipinler’de yolsuzluklar ve baskı dayanılmaz boyutlara ulaşmıştı... 1986 yılındaki seçimlere açık hile karıştırıp yeniden kazandığını ilan edince ülke iç savaşın eşiğine geldi... Son olarak ABD’nin de desteğini çekmesinden sonra Hawai’ye kaçmak zorunda kaldı... Tabii asla hesaplanamayan büyük bir servetle... Bugün karısı Imelda’nın binlerce çiftten oluşan dünyaca ünlü ayakkabı koleksiyonu başkent Manila’da sergileniyor ‘ibret’ için...
Pehlevî hanedanı da iyi götürmüştü... Şah Rıza Pehlevî’nin 70’li yılları zulmün iyice yükseldiği yıllardı... İçeride ve dışarıda kuvvetlenen muhalefeti bastırmak için çok sert tedbirlere başvuruyordu... Ama muhalefet yılmadı ve kitlesel katliamlara rağmen monarşiye direndi... ‘Allah’ın yeryüzündeki gölgesi’ unvanlı Şah, 16 Ocak 1979’da bir daha dönememek üzere ülkesini terk etti... Önce ABD’ye, sonra Panama’ya... Kaç ton olduğu bilinmeyen altınlar ve İran hazinesinden emilerek Avrupa bankalarına evvelce serpilmiş büyük paralarla... 
Kral Faruk’un da akıbeti farklı olmadı... 1948’deki İsrail’le olan savaşın kaybedilmesi, ezik Arap milliyetçiliğini güçlendirmiş, Mısır’da kralın tahtı sallanmaya başlamıştı... Abdülnasır önderliğindeki Hür Subaylar Hareketi Faruk’u tahttan indirdi... Kral Faruk da kaçmak zorunda kaldı... Yeni ülkesi Fransa’ydı ve doldurduğu ‘küp’üyle beraber artık orada yaşayacaktı... 
Somoza Debayle Nikaragua Devlet Başkanı’ydı... 43 yıl ülkeyi yöneten Somoza ailesinin son diktatörüydü... İktidara gelir gelmez ilk işi, bir yandan rejimi daha da otoriter hâle getirirken, diğer yandan aileye ait büyük serveti katlamak olmuştu... Baskı rejimine, bir de deprem için gönderilen dış yardımların zimmete geçirilmesi iddiaları eklenince ülkedeki gerilim iç savaşa dönüştü... Sonunda bir ABD klasiği devreye girmiş, destek kesilmişti... Somoza için 1979’da istifa etmek ve ülkeyi terk etmekten başka çare kalmamıştı... Hortumladığı büyük paralar kendisini kurtarmaya yetmeyecekti... Çünkü ABD onun sığınma talebini reddedince, Paraguay’a sürgün olarak gitmiş, orada öldürülmüştü...
Son yüzyılda, bunlar gibi ‘ibretlik’ yüzlerce hikâye var... Neredeyse bütün monarkların ve diktatörlerin ortak özelliği, kendilerini ülkenin sahibi gibi görerek, şahsî servet depolamaları... Sanki ense köklerinde hep ‘gelecek korkusu’yla yaşıyor ve buna göre tedbir alıyorlar!.. Bir gün kaçmak zorunda kalacaklarını biliyorlarmış gibi bir psikolojiyle hayat sürüp, para ve altın stoklamak, giderken boş gitmemek veya bir kısmını önceden dışarıya çıkarıp garanti altına almış olmak, mutlaka aileleri de bu işin içine katmak, diktatörlerin genel karakteri galiba!..
Murat Bardakçı’nın babası rahmetli İlhan Bardakçı üniversitede hocamızdı... O anlatmıştı, Vahdettin’in ülkeyi terk ederken, onların devlete ait olduğunu söyleyerek, kol düğmelerini bile yanına almadığını... Bardakçı’ya göre bizim ‘en tartışmalı’ olanımız bile böyle hassasiyet göstermişti... Hanedan mensupları sürgün yıllarını yokluklar içinde, kimisi mezar bekçiliği, kimisi kapıcılık yaparak geçirecekti... Bunu tahmin ediyor olmalarına rağmen, başta Vahdettin olmak üzere hiçbirisi hazineye el sürmemişti... Bardakçı bu görüşlerini Tercüman’da da kaleme almış, ‘Tarihten Geleceğe’ adlı eserinde o yazıları toplamıştı...
Bolşevik Devrimi’nin, tuttuğu yerde kurşuna dizdiği, Batı Avrupa’ya kaçanların kurtulduğu Romanovlar’ın bile yaşamadığı akıbeti Osmanlı hanedanının yaşamış olması demek ki herkes için ibret olmamış!.. Belaları def etme, umera hakkı, gelecek korkusu, makamda kalmayı para gücüyle sağlama dürtüsü, mal hırsı veya her ne gerekçeyle olursa olsun bu durum sadece siyasetin değil, aynı zamanda psikolojinin ve ilahiyatın konusudur...
Bu psikolojiye esir olmuş insanlar tarafından yönetilen rejimlerin bekâsı, ancak daha da otoriterleşme ve baskıyla mümkün zannedilir... Baskı dozajı sürekli yükseltilerek, sözde tedbir alınır... Oysa alınan tedbirlerin o kaçınılmaz sonu yaklaştırdığı, tarihteki bütün örneklerden anlaşılmak durumundadır... En büyük risk, bu gerçeği kabullenmek istemeyen diktatörlerin çılgınlık yaparak ülkelerine zarar vermeleridir.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
28 gün önce
60 gün önce
63 gün önce
84 gün önce
88 gün önce
89 gün önce
102 gün önce
109 gün önce
113 gün önce
133 gün önce
210 gün önce
217 gün önce
221 gün önce
227 gün önce
257 gün önce
264 gün önce
270 gün önce
305 gün önce
319 gün önce
356 gün önce
359 gün önce
392 gün önce
417 gün önce
435 gün önce
450 gün önce
459 gün önce
463 gün önce
465 gün önce
515 gün önce
526 gün önce
531 gün önce
534 gün önce
549 gün önce
555 gün önce
574 gün önce
577 gün önce
609 gün önce
611 gün önce
617 gün önce
627 gün önce
652 gün önce
668 gün önce
673 gün önce
682 gün önce
683 gün önce
689 gün önce
697 gün önce
701 gün önce
703 gün önce
718 gün önce
774 gün önce
795 gün önce
809 gün önce
859 gün önce
866 gün önce
868 gün önce
872 gün önce
893 gün önce
929 gün önce
940 gün önce
998 gün önce
1040 gün önce
1043 gün önce
1065 gün önce
1103 gün önce
1109 gün önce
1117 gün önce
1174 gün önce
1177 gün önce
1216 gün önce
1223 gün önce
1230 gün önce
1237 gün önce
1240 gün önce
1246 gün önce
1282 gün önce
1303 gün önce
1313 gün önce
1327 gün önce
1338 gün önce
1362 gün önce
1433 gün önce
1453 gün önce
1456 gün önce
1471 gün önce
1474 gün önce
1478 gün önce
1499 gün önce
1501 gün önce
1505 gün önce
1523 gün önce
1530 gün önce
1531 gün önce
1540 gün önce
1548 gün önce
1584 gün önce
1601 gün önce
1615 gün önce
1633 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=