Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Bu bedeli dindarların hepsi ödeyecek!

27 Şubat 2014, 00:22

1989 mahallî seçimleri Turgut Özal’ın iktidarına vurulan en büyük darbeydi... SHP bu seçimlerde büyük sıçrama yapmış, başta büyükşehirler olmak üzere yüksek oranda belediye kazanmıştı... Böylelikle sosyal demokratlar ciddi bir hava yakalamıştı...
Kim bilecekti bu başarının, arkasında ne gibi enkaz bırakıp, solu ve sosyal demokrasiyi yara-bere içinde bırakacağını? Belediyelerde yaşanan yolsuzluklar, o sıçramanın kalıcı kimliğe kavuşmasını engelledi... Başta İSKİ olmak üzere arka arkaya patlayan skandallar, solun üzerine büyük bir maliyet bindirdi... Kendilerini öyle hissedenler bile ‘sosyal demokratım, solcuyum’ diyemez hâle geldiler... Çünkü bu kavramlar, patlayan skandallar yüzünden artık kara mizahın konusu olmuş, insanlar arasında ve medyada karikatürize kimlik kazanmıştı... Öyle bir anafor meydana gelmişti ki, Nurettin Sözen gibi dürüstlüğüyle bilinen bir belediye başkanı bile silinip gitmişti...
Ülkeyi sarsan İSKİ skandalında söz konusu olan ‘klor yolsuzluğu’ndaki para miktarını hatırlayan var mı? Oranlama yoluyla hatırlatalım, bugün konuşulan yolsuzluk rakamlarının binde biri değildi!.. Hatta şimdikilerin telefon tapelerinde ‘kuruş’ diye isimlendirdikleri kadardı!.. Ama o skandal birkaç sonuç doğurdu... Nurettin Sözen’i siyasetten tasfiye ederken, Genel Müdür Ergun Göknel’i cezaevine yolladı... En önemlisi sosyal demokratları çok uzun bir süre, göğsünü gere gere  “Sosyal demokratım”  diyemez hâle getirdi... Bu acımasız bir sosyal maliyetti ve bundan kaçılması mümkün değildi... Aslında bugün bile hatırlanıyor ve hatırlatılıyor olması işin vahametini ortaya koymaya yetiyor...
Gelelim bugüne, yani ‘klor yolsuzluğu’nu binlerle çarpan yolsuzluklar devrine... Suçlular eninde sonunda yaptırımlarla karşılaşacaklar... Kimisi cezaevine düşecek, kimisi kaçacak, bundan kurtuluş yok elbette... Ama esas büyük tehlike ‘Müslüman’ imajına düşen gölge... Eğer bu yolsuzlukların sosyal maliyeti bundan sonraki nesillerin ‘Müslüman’ım’ derken başını öne düşürmek olacaksa, işte esas tehlikelerden birisi budur...
‘Müslüman’ kimliğini vurgulaya vurgulaya yöneticilik yapılırken içine düşülen pisliğin, ardında ‘sosyal enkaz’ bırakmaması mümkün mü? Sıcak para, sıcak koltuk, o koltuk için verilen sıcak savaş, bu savaşa göre hizalanma hırsı gibi faktörler yakın zamanda ortaya çıkabilecek bu sosyolojik bedeli bugün görmeyi engellese de bu riski kestirmek gerekiyor... Nasıl ‘sosyal demokrat’ kimlikle siyaset yapanların günahını bütün sosyal demokrat kimliğini öne çıkaranlar ödediyse, bugün ‘Müslüman’ kimliğin arkasında siyaset yapıp, yolsuzluğa ve hırsızlığa bulaşanların günahlarının bedelini ‘Müslüman’ kimliği ödeyebilir!..
‘Suçların şahsîliği’ bir hukukî prensiptir ve geneli kapsamaz ama ‘suçluların şahsîliği’ diye bir kural yoktur ve acımasız şekilde geneli kapsar... Sadece suçluya değil, o suçlunun ister istismar etsin, ister samimî olsun, savunduğu veya korunmaya yaradığı değerleri paylaşan herkese büyük-küçük bedel ödetir... Sosyal pratikte kaçınılmayacak bir akıbettir bu...
Bu bedeli dün ‘sosyal demokratlar’ ödedi, yarın da sadece suçlu ‘dindarlar’ değil, masum dindarlar da ödeyecek... Uzunca bir süre ‘dindar’ kelimesiyle ‘yönetici’ kelimesi yan yana geldiğinde insanların midesi bulanabilecek...
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın dindarlığın üzerine düşen bu ağır gölgeyle ilgili bir düşüncesi yok, ‘mâlûm memuriyet’gereği olamaz da!.. Keşke bu ülkenin fikir namusunu koruyan ilahiyatçıları çıkıp, bağıra bağıra gelen bu erozyonla ilgili açık açık konuşup, nesilleri etkileyecek tehlikeye dikkat çekseler... Havuz medyasında ‘saray müftülüğü’ yapan hocalar ve ‘sıcak savaş’ta kılıç sallamayı ‘hakkı dillendirmek’ten daha değerli gören İslâmcı kalemlerden bunu idrak ve gereğini yerine getirmeyi bekleyemeyiz... Çünkü onlar bu ağır günahın en büyük ortakları... ‘İyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak’ yerine, ‘kötü’ kendilerininse onu yüceltmeyi ‘din’ gibi sunarak, ancak ‘fitne’ literatürünü genişletmeyi tercih ediyorlar...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Hikmet
1153 gün önce
Günümüz insanlarının çoğunun inancı, maalesef okumayı seven toplum olmadığımızdan kulaktan duyduğumuzla olduğu için Zekeriye'nin dediği gibi; Müslümanlığı çevresinde gördüğü insanların davranışları olarak değerlendiriyor. Gerçekten en büyük zarar İslama oluyor. İnancından şüphe etmediğim kişiler arasında bile hatalı yorumlar yaptıklarını görüyorum. İnancı zayıf olan ne yasın.
zekeriye
1153 gün önce
müslüman olupta sahtekar olmayan çok çok çok az insan var.bu yazınla gerçekleri örtmeye çalışıyorsan boşuna yorulma bu gerçeği değiştiremezsin.
Yazarın Diğer Yazıları
20 gün önce
27 gün önce
33 gün önce
68 gün önce
83 gün önce
120 gün önce
122 gün önce
155 gün önce
181 gün önce
199 gün önce
213 gün önce
222 gün önce
227 gün önce
229 gün önce
278 gün önce
289 gün önce
294 gün önce
297 gün önce
313 gün önce
318 gün önce
337 gün önce
341 gün önce
372 gün önce
374 gün önce
381 gün önce
390 gün önce
416 gün önce
432 gün önce
437 gün önce
446 gün önce
447 gün önce
452 gün önce
461 gün önce
464 gün önce
467 gün önce
481 gün önce
537 gün önce
558 gün önce
573 gün önce
622 gün önce
629 gün önce
632 gün önce
635 gün önce
656 gün önce
692 gün önce
703 gün önce
761 gün önce
804 gün önce
866 gün önce
873 gün önce
880 gün önce
940 gün önce
979 gün önce
986 gün önce
1000 gün önce
1003 gün önce
1010 gün önce
1045 gün önce
1066 gün önce
1076 gün önce
1090 gün önce
1101 gün önce
1125 gün önce
1196 gün önce
1216 gün önce
1220 gün önce
1234 gün önce
1238 gün önce
1241 gün önce
1262 gün önce
1265 gün önce
1269 gün önce
1286 gün önce
1293 gün önce
1294 gün önce
1304 gün önce
1311 gün önce
1347 gün önce
1364 gün önce
1378 gün önce
1396 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=