Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

En tehlikeli güven oylaması

20 Şubat 2014, 09:39

MHP veya CHP söz konusu olunca ağır hakaretlerle dolu tartışmalara topyekûn katılan AKP yönetiminin, son zamanlarda BDP’yle ilgili tek kelime ettiğini duyan var mı? Oysa BDP, artık belediyeleri aşan özerkliği konuşmaya başladı. Seçimlerde alacakları tarihî oyun ‘bölge parlamentosu’na doğru yol alacağını, özgürlüğün adeta takvime bağlandığını ifade ediyorlar. Çözüm sürecinin kendilerine sağladığı avantajları köy köy dolaşıp açıkça duyuruyorlar...
Ülkeyi yöneten parti bütün bunları ısrarla görmezden gelirken, bir ‘şeytan’ tasnifi yapmış, kendince o ‘şeytanlar’ı taşlamakla meşgul... Güneydoğuda her yeni gün, ‘daha kötü’ bir güne gebeyken, hizmet diye taksi durağı açılışı yapan Başbakan’ın gündeminde derinleşen bu yara, ne yazık ki yok... Ankara’daki iktidarını koruma önceliği, vatan parçasıyla ilgili kara tabloyu umursanmaya değmez hâle itiyor...
Bu seçimler işte bu yüzden sadece ‘mahallî seçimler’ değil... Eğer AKP oy oranını korursa, bunu şimdiye kadar uyguladığı politikaların ‘güven oyu’ olarak yorumlayacaktır... Bunun gerçekleşmesi durumunda üç konuda vites yükseltecektir... Bunlardan birincisi, ‘açılım’ politikası ve ‘çözüm süreci’ elbette... Attıkları radikal adımların ve ülkenin Güneydoğusunu terörist örgütün renklerine teslim etmeye yönelik ‘gelişmeler’in halkta yeni bir reaksiyon doğurmadığına hükmedecek ve ‘yerel yönetimler özerklik şartı’nı da gerekçe yaparak adımlarını sıklaştıracaktır...
İkinci olarak, cemaatle savaş politikası daha da kuralsız hâle gelecek, bunun da toplumca onaylandığı hesaplanarak, tam bir ‘yok etme-ezme’ kampanyası başlayacaktır... Zaten şimdiden bunun emareleri görülmeye başlandı... ‘Paralel yapı ve operasyon’ söylemi zaten ‘örgüt’ü ve ‘darbe’yi propaganda etmeye yaradığına göre, ‘örgütlü cadı avı’nın seçimlerden sonra ‘çete operasyonu’na dönüştürülme ihtimali söz konusudur... Şüphe yok ki, AKP’nin alacağı oy oranı bu konudaki motivasyonu belirleyecektir...
Üçüncü olarak, iktidar sahipleri, büyük yolsuzluk iddialarının toplumun en azından yarısında karşılık bulmadığını görmüş olmanın rahatlığıyla, şimdiye kadar yapılan ne varsa, ondan daha fazlasını yapmak için ‘onaylı’ ve ‘engelsiz’ biçimde yollarına devam edeceklerdir... 17 Aralık operasyonuyla ilgili emniyet ve adalet teşkilatına çok süratli biçimde hiçbir tepkiye aldırış etmeden müdahale eden iradenin, bütün bunların üzerine bir de ‘halk desteği’ alması elbette daha da pervasızlığa yol açacaktır... 
İşte bu seçim onun için yalnız ve asla ‘mahallî seçim’ değil... Bunu en iyi bilen kişi de Başbakan Erdoğan... Bu aralar sandığın çokça vurgulanması, ona neredeyse ‘kutsallık’ atfedilmesi bu gerçeğe dayanıyor... Dikkat edilirse, belediye başkan adayları bile, yol, kaldırım, kanalizasyon, su, toplu taşıma veya parktan ziyade hiç olmadığı kadar partilerine ve genel başkanlarına yapılan ‘uluslararası operasyonlar’dan söz ederek, seçmenlerin ‘sahiplenme’duygusunu okşamayı tercih ediyorlar... Önceleri ‘yedirmeyiz’ denilince ‘kamu hakkını yedirmeyiz’i anlamamız gerekiyorken, şimdi ‘liderimizi yedirmeyiz’e yoğunlaşmış durumdalar!..
12 yıllık iktidar partisi için bu bir referandum... Televizyonları, gazeteleri, anket firmaları ve profesyonel kadrolarıyla büyük bir seferberlik içindeler... Muhalefet partileriyle aralarında ‘orantısız güç’ farkı var... Bunu acımasızca kullanıyorlar... O güç farkının üzerine bir de ‘gelecek korkusuyla sindirilmiş’ve ‘muhalefete güvenmeyen’ halk desteği bindirilirse ülke bugünlerini bile arar duruma gelecektir...
Bugün Ankara kirliliği, Diyarbakır ise özerkliğin yol haritasını konuşuyor... Bir bölge önce ‘ruhî’ ardından ‘fizikî’ kopuşa yol alırken, Başkent ihtiras ve kirlilikten yeni bir ‘istikrar’ inşa etmeye çalışan politikaların elinde zaman kaybediyor... İlk defa bir ‘mahallî’ seçim bu kadar ’genel’özellikler taşıyor... Siyasî otoritenin kendi ‘istikbal kaygısı’ ülkenin ‘dış mihraklar’a karşı ‘istiklâl kavgası’ olarak sunulurken, güneydoğumuzda işleyen sinsi çarkın aldığı mesafe ısrarla konuşulmaktan uzak tutuluyor...
Durumu tam anlatabilmek için şöyle bir soru soralım: Bugün hükûmet hakkında gensoru verilse bu gensorunun atlatılması için BDP’nin oylarına ihtiyaç duyulsa bu parti ne yapardı? Bu sorunun doğru cevabı bile AKP’ye verilen ve verilmeyen her oyun ne kadar ‘kıymetli’ olduğunu gösteriyor şüphesiz!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
22 saat önce
14 gün önce
21 gün önce
45 gün önce
122 gün önce
129 gün önce
133 gün önce
139 gün önce
169 gün önce
176 gün önce
182 gün önce
217 gün önce
231 gün önce
268 gün önce
271 gün önce
304 gün önce
329 gün önce
347 gün önce
361 gün önce
371 gün önce
375 gün önce
377 gün önce
427 gün önce
438 gün önce
443 gün önce
446 gün önce
461 gün önce
467 gün önce
486 gün önce
489 gün önce
521 gün önce
523 gün önce
529 gün önce
538 gün önce
564 gün önce
580 gün önce
585 gün önce
594 gün önce
595 gün önce
601 gün önce
609 gün önce
613 gün önce
615 gün önce
630 gün önce
686 gün önce
707 gün önce
721 gün önce
770 gün önce
778 gün önce
780 gün önce
784 gün önce
805 gün önce
841 gün önce
851 gün önce
910 gün önce
952 gün önce
1015 gün önce
1021 gün önce
1029 gün önce
1085 gün önce
1088 gün önce
1127 gün önce
1134 gün önce
1141 gün önce
1148 gün önce
1152 gün önce
1158 gün önce
1194 gün önce
1214 gün önce
1225 gün önce
1239 gün önce
1250 gün önce
1274 gün önce
1345 gün önce
1364 gün önce
1368 gün önce
1382 gün önce
1386 gün önce
1390 gün önce
1411 gün önce
1413 gün önce
1417 gün önce
1435 gün önce
1442 gün önce
1443 gün önce
1452 gün önce
1460 gün önce
1496 gün önce
1513 gün önce
1527 gün önce
1545 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=