Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

CHP lideri Kılıçdaroğlu; “Meşreplerine uygun yargı sistemi kurdular”

15 Şubat 2014, 13:12

17 Aralık 2013 günü;
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile güncel üzerinden söyleşi yapıyorduk. Tam, o sırada rüşvet ve yolsuzluk operasyonu patlayınca Kılıçdaroğlu’ndan ilk değerlendirmesini almıştım. CHP lideri  “Umarım bu yolsuzluk soruşturmaları iktidar tarafından engellenmez. Deniz Feneri’nin akıbetine uğramaz”  demişti. O tarihten bugüne yaşadığımız gelişmeler, Kılıçdaroğlu’nun uyarısı ve öngörüsünde ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkardı.
14 Şubat 2014’e geldiğimiz gün;
Evinde ayakkabı kutularının içinde 4,5 milyon dolar bulunan eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan da serbest bırakıldı. Sadece, eski bakan çocukları Kaan Çağlayan ve Barış Güler ile iş adamı Rıza Sarraf’ın tutukluluk halleri devam ediyor.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gelişmeleri YENİÇAĞ’a değerlendirdi. CHP liderine 17 Aralık sabahı yaptığı “Deniz Feneri’ne benzemesin” uyarısını hatırlattım. Süleyman Aslan’ın da serbest bırakılmasıyla beraber gelinen son noktayı sordum. CHP liderinin tespiti çok çarpıcı oldu;
“Kendi meşreplerine uygun bir yargı sistemi kurdular...” 
Kemal Kılıçdaroğlu şunları söyledi;
 “Eğer bir iktidar yolsuzlukların üzerine gitmeyip de yolsuzluğu soruşturanların üzerine giderse o iktidar meşruiyetini yitirmiştir. İlk gösterge Deniz Feneri ile başladı. Zekât parası, kurban parası, fitre parası; yani haram yiyenler aklandı. Onları soruşturan savcılar mahkeme önüne çıkarıldılar. AKP iktidarı baştan beri bu yolsuzluğu kabul etmiyordu. Daha doğrusu bu yolsuzluğun kamuoyuna yolsuzluk olarak sunulmasını kabul etmiyordu. Hep 17 Aralık’ta kendilerine yönelik bir darbenin yapıldığından söz ediyordu. Oysa ortada ayakkabı kutularında 4,5 milyon dolar, Bakana verilen 700 bin liralık saat, ihale alan müteahhitlerin TÜRGEV’e yaptıkları, ödedikleri rüşvetin bedelleri, yurtdışından TÜRGEV’e gelen 99 milyon dolarlık para, bakanların çocuklarının yatak odalarındaki kasalar, o kasaların içindeki milyonlarca  Eurolar, Dolarlar, Türk liraları. Ki, bütün bunlara baktığınızda bir çürümüşlüğü, iktidarın yolsuzluk batağına gırtlağına kadar saplandığını görüyorsunuz. İktidarda bir çürüme var. Ahlaki çürüme. Belki bazı yurttaşlarımız diyebilir ki; bunlarda ahlak yok ki çürüme olsun. Savcıları değiştirdiler, polisleri değiştirdiler, hâkimleri değiştirdiler, kendilerine uygun, kendi meşreplerine uygun bir yargı sistemi kurdular. Şimdi yolsuzluk suçlaması ile gözaltına alınanlar, tutuklananlar serbest bırakılıyor. İkinci versiyonu başladı.” 
-Üçüncü versiyonu ne olur?
 “Üçüncü versiyonu; Recep Tayyip Erdoğan çıkacak meydanlara, bunlar suçlu olsaydı hapiste olurdu dolayısıyla bunlar suçlu değil diyecek.” 
-İçeride Bakan çocukları var, bir de Rıza Sarraf kaldı. Onlara ne olur?
 “Onları da bırakacaklar. Çünkü talimat siyasi otoriteden geliyor. Ortada yargı yok ki. Kirlenen bir yargı var. Sorunumuz o zaten. Güven veren bir yargı yok. Adalet Bakanlığı Müsteşarı savcıya gecenin 22.31’inde telefon edip (o savcıyı görevden al, dosyayı kapat sonucu da bana bildir) diyorsa artık ortada bir yargı yok. Belki Cemil Çiçek en güzelini söyledi. (Anayasanın 138’inci maddesi çökmüştür) dedi. Yani ortada bizim bildiğimiz anayasamızda tanımlanan bir devlet yok artık. Bir diktatörün yönettiği Türkiye Cumhuriyeti var.” 
-Yargı dağıtılıyor beraberinde iş adamlarının  mal varlıklarına konulan  tedbirler kaldırılıyor, soruşturmanın belki de en önemli noktası olan eski  Halkbank Genel Müdürü serbest bırakılıyor. Bunlar tesadüf mü?  
“Başbakan buna bir altyapı da oluşturuyor. Yolsuzluk tanımını farklı bir şekilde yapıyor. El Cezire televizyonundan. (Devletten para çıkmadı ki yolsuzluk olsun. Ben devletin kasasından para çıkıp çıkmadığına bakarım) diyor. Bu açıkça rüşveti aklamadır. O zaman yasa dışı bir iş yapmak için Bakana para veriliyorsa yani bir yurttaş para veriyorsa (benim şu işimi yap) diye bir rüşvet veriyorsa bunu yasa dışı, ahlaki bir değer olarak kabul etmiyor Başbakan. Herhâlde dünyada böyle bir Başbakan örneği de yoktur. Dünyada yoktur diyorum. Kirlenen bir siyaset var, tuzun koktuğu bir süreci yaşıyoruz.” 
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na tekrar Meclis Genel Kurulu’na getirilen HSYK yasa teklifini de sordum. Kılıçdaroğlu, Anayasa Mahkemesi’ne itiraz sürecinde bu kez farklı bir yol izleyeceklerini bildirdi. Kılıçdaroğlu, yasanın Köşk’te onaylanmasını beklemeden, Meclis’ten çıkar çıkmaz Anayasa Mahkemesi’ne iptali için başvuracaklarını ve uygulamayı durdurma kararı da isteyeceklerini kaydetti.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
15 gün önce
23 gün önce
52 gün önce
59 gün önce
72 gün önce
98 gün önce
113 gün önce
127 gün önce
129 gün önce
132 gün önce
141 gün önce
159 gün önce
176 gün önce
198 gün önce
203 gün önce
204 gün önce
227 gün önce
241 gün önce
243 gün önce
272 gün önce
282 gün önce
345 gün önce
365 gün önce
366 gün önce
371 gün önce
388 gün önce
399 gün önce
421 gün önce
429 gün önce
430 gün önce
432 gün önce
444 gün önce
464 gün önce
497 gün önce
507 gün önce
514 gün önce
524 gün önce
532 gün önce
542 gün önce
565 gün önce
568 gün önce
570 gün önce
582 gün önce
583 gün önce
585 gün önce
591 gün önce
597 gün önce
599 gün önce
632 gün önce
644 gün önce
717 gün önce
758 gün önce
797 gün önce
838 gün önce
841 gün önce
843 gün önce
850 gün önce
891 gün önce
898 gün önce
927 gün önce
951 gün önce
965 gün önce
966 gün önce
985 gün önce
1000 gün önce
1002 gün önce
1004 gün önce
1007 gün önce
1013 gün önce
1015 gün önce
1027 gün önce
1035 gün önce
1036 gün önce
1037 gün önce
1045 gün önce
1052 gün önce
1060 gün önce
1067 gün önce
1069 gün önce
1074 gün önce
1076 gün önce
1079 gün önce
1080 gün önce
1090 gün önce
1098 gün önce
1111 gün önce
1165 gün önce
1168 gün önce
1181 gün önce
1191 gün önce
1197 gün önce
1204 gün önce
1207 gün önce
1220 gün önce
1241 gün önce
1247 gün önce
1265 gün önce
1270 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=