Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Talep mi, talimat mı?

10 Şubat 2014, 00:02

“Hükümet tarafı talepte bulunmuş” diyorlar. 
Bulunurlar elbet. 
Sadece hükümet değil ki, gazeteden herkes talepte bulunur. 
İş adamı arar talep eder, siyasetçi arar talep eder. 
Önemli olan şudur, “Bu talep yerine getirilmiş mi?” 

***

Fatih Altaylı, açığa çıkan “anket” manipülasyonu ile ilgili savunmasını yukarıdaki açıklaması ile “talep var, ama yerine getirmedik” argümanı üzerine kurdu.
Tam da, kendi tabiri ile, üzerlerine atılan “pisliği” temizlemenin huzuru ile koltuğuna yayılmışken “tekzip” gecikmedi...
Bu kez MHP hakkında Habertürk’e  “ulaşan”  yeni “talepler” internete düştü.
Üstelik bu kez talebin doğrudan Başbakan tarafından geldiği iddia ediliyor. Bununla ilgili konuşma kayıtları da internete düştü. Kayıtta Habertürk patronu aranıyor, Bahçeli’nin grup konuşması ile ilgili bir talepte bulunuluyor.
Eğer “montaj” değilse, Başbakan, Bahçeli’nin açıklamasına “ne bu ya!” diye tepki gösterip, açıklamayı yayınlayan televizyonun patronuna fırça atıyor.
Altaylı kriterlerine göre, ikinci örnek olayımızı yorumlayacak olursak;
- İkinci görüşme bir talep değil, talimat.
- Gazete patronu talep sahibine “itiraz”  ederek, “basın özgürlüğü” demektense “özür” dilemeyi tercih ediyor.
- Kayıtlardan anlaşılan o ki talebin yerine getirilmesi için “patron” da elinden geleni yapıyor. Bu iddialardan sonra beklemedeyiz...
Altaylı mevzuyu  “tevil” için yeni argümanlar bulmanın peşine mi düşecek? 
Yoksa, her yazısının altına koyduğu “ne zaman adam oluruz” un gereğini mi yerine getirecek?...

***

Altaylı aynı yazısında eğer siyasi irade sizi istemez de patronunuz kovarsa  “Ayıp mıdır kovulmak?” demiş. 
Değildir tabii...
Ama başında olduğunuz medya grubuna  “siyasi irade” durmadan müdahale ediyor da siz bir türlü engelleyemiyorsanız.
Eğer siz durumu kurtarmak için, tüm yaratıcılığınızı kullanarak açıklamalar yaparken o medya grubunun patronu icraatları ile sizi hâlâ açığa düşürüyorsa...
Ve eğer, o çok gururlandığınız “otuz yılı aşan”  gazetecilik serüveninizdeki  “tarafsızlığınıza” halel getirecek icraatlara “tüm muhalefetinize” rağmen ortak ediliyorsanız.
İstifa etmek de ayıp değildir. 
Bizatihi adamlıktır...

***

Sevgili muhafazakâr “demokrat” ...
Zaman gazetesi yazarı Zeynalov ve eşinin Bakü havaalanındaki fotoğraflarını görünce aklıma Demirel geldi. 
“Ne alaka?” diyorsun değil mi?
Belli ki unutmuşsun. Hatırlatayım. Sizi var eden 28 Şubat günleri. Demirel Cumhurbaşkanı. Başörtüsü eylemleri ile memleket yanıyor. Demirel’e “başörtüsü ile eğitim” talepleri gidince şu tarihi sözler dudaklarından dökülmüştü: ‘Başörtüsüyle okumak isteyenler Suudi Arabistan’a gitsin.’
Nedendir bilmiyorum ama Zeynalov’un “başörtülü” Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve muhtemelen AKP seçmeni eşinin Bakü havaalanındaki fotoğrafını görünce bu açıklama geldi birden aklıma ve acı bir tebessüm yerleşti dudaklarıma...
Sevgili muhafazakâr  “demokrat” ...
Evet, Demirel başörtülüleri Arabistan’a gönderemedi ama senin oy verdiğin irade, twitlerini beğenmediği gazetecileri ülke dışına göndermeye başladı.
Üstelik daha düne kadar sana “yarenlik”  eden gazetecileri...
Zeynalov’u tanımam. Muhtemeldir ki o da beni tanımaz. Ve yine muhtemeldir ki benim “milliyetçi”  fikirlerimle onun “liberal” fikirleri örtüşmez. Fakat, belki Zeynalov’un da bir zamanlar bize bir türlü “yakıştırmadığı” demokrasi anlayışımız, inancımızdan kaynaklanan insana önce  “insan” olarak değer verme alışkanlığımız ve tabii ki basın hürriyetine “sözde değil özde”  inancımız bu uygulamaya karşı durmamız gerektiğini emrediyor.
Neyi muhafaza ettiğini karıştıran, demokrasi ile işinin bittiğini zanneden sevgili muhafazakâr  “demokrat”.  Başarılısınız, kendinizle gurur duymalısınız...
En çok da 28 Şubatçıların tasarladığı şeyi  “teorik” çerçeveden çıkartıp “uygulamaya” dökme yeteneğiniz hususunda...
Ne mutlu size...

***

Dünya tersine döndü.
Eskiden Türk Cumhuriyetleri’ndeki  “otokratik” rejimlerden kaçan gazeteci ve muhalif siyasetçiler soluğu Türkiye’de alırdı. 
Şimdi Türkiye “devlet büyüklerini” eleştiren gazetecileri Türk Cumhuriyetlerine göndermeye başladı.
Allah sonumuzu hayretsin...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Osman Şahin
1168 gün önce
Beyefendi sizi mahcup edecek yada özür beyan edecek duruma düşürecek iddialar ileri sürmeyiniz..
Zira Zeynalın oturma izninin bittiğini hatta yılbaşından beri kaçak olduğunu sağır sultan biliyor da sen mi bilmiyorsun..
Yoksa manipüle salgını seni de mi kuşatmış..
Yazarın Diğer Yazıları
47 gün önce
53 gün önce
110 gün önce
131 gün önce
138 gün önce
166 gün önce
173 gün önce
180 gün önce
194 gün önce
201 gün önce
215 gün önce
222 gün önce
229 gün önce
236 gün önce
299 gün önce
320 gün önce
334 gün önce
376 gün önce
383 gün önce
403 gün önce
430 gün önce
467 gün önce
481 gün önce
509 gün önce
516 gün önce
523 gün önce
607 gün önce
642 gün önce
733 gün önce
747 gün önce
817 gün önce
845 gün önce
859 gün önce
915 gün önce
1055 gün önce
1062 gün önce
1069 gün önce
1076 gün önce
1083 gün önce
1090 gün önce
1104 gün önce
1118 gün önce
1125 gün önce
1159 gün önce
1181 gün önce
1188 gün önce
1229 gün önce
1279 gün önce
1307 gün önce
1342 gün önce
1356 gün önce
1377 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=