Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Sandıklardan ‘özerklik’ mi çıkacak?

02 Şubat 2014, 13:53

Ne diyorlardı: Bu olaylar barışı provoke etmek için... Barış geldi, bölgede ticaret canlandı, halk huzura kavuştu... Bunun sonucunda yapılan kamuoyu yoklamalarında AKP’nin oy oranının yükseldiğinin anlaşılması BDP’yi rahatsız etti... Çıkan ‘münferit’ olaylar, bu gerileyişe tepki olayları...  
Algıyı yönetme tekniğiydi bu... İddiaya göre, yol kesmeler, kimlik kontrolleri, bayrak indirip, paçavra asmalar, Yüksekova tipi olaylar hep bu gerilemeyi durdurma gayretleriydi!.. Oysa seçim atmosferine girildikçe acı gerçek herkesin yüzüne çarpıyor... Bölgede BDP propagandasının esası şu: Sandıklardan özerklik çıkacak!.. Açık açık bunun bir belediyecilik seçimi olmadığını ‘Kuzey Kürdistan’ı özgürleştirme’ adımı olduğunu ilân ediyorlar... Daha önceki seçimlerde yüzde 60 aldıkları ilçelerde geri kalan yüzde 40’ı alarak ülkeye ve dünyaya net mesaj vereceklerini belirtiyorlar... Bu amaçla muhalif unsurlarla el sıkışma stratejisi uyguluyorlar, devletin artık bölgede ‘misafir’ olduğunu, daha sonra baş başa kalacaklarını örtülü bir şekilde tehdit gibi sunuyorlar... 
Devletin bu propagandayı ve ete kemiğe bürünen stratejiyi boşa çıkaracak en küçük bir adımı yok... Direnme ihtimali olanların güveneceği dallar birer birer kırıldı... Bütün bu trajediyi görerek tedbir alması, Anayasa ve yasalara göre hukuku uygulaması gereken siyasî iktidar bu sürece kapı aralamış olmasının günahını taşıyor... Çöküş Diyarbakır’dan veya Hakkari’den değil, Ankara’dan başladı... Yetişme tarzı ve öncelikleri itibariyle ‘devlet’ kavramıyla problemli kadrolar, arka arkaya yaşanan olumsuz gelişmeleri umursamadılar... 
Nasıl Bağdat’ın otoritesi bozulunca Kuzey Irak gerçeği karşımıza çıkmışsa, nasıl Şam’ın otoritesi bozulunca Kuzey Suriye karşımıza çıkmışsa, sözde ‘Kuzey Kürdistan’ın karşımıza çıkması için işte böyle bir Ankara gerekiyordu; millî histen nasipsiz, devlet kavramına farklı bakan, demokrasiyi güvenlikçi politikaların alternatifi zanneden!.. BAAS yönetimlerinin baskıyla sağladığı birliği Türkiye gerçekten hukuk ve kardeşlik içinde uzunca yıllar korumayı bildi... İstisnaları elbette vardı ama o sadece bölge halkına değil, zaman ve yönetici farklılıklarına göre bütün kesimlere karşı yaşandı... 
Bugün Ankara’daki yöneticiler, bırakalım vatan topraklarını, kendi evlâtlarını nasıl koruyacaklarının derdine düştüler... Gırtlağa kadar batılan ve baskılar dolayısıyla ancak internetin paçalarından akan pislik, artık ‘halklaşan’ etnik tehlikeyi önceleyecek pozisyonda değil... Ankara’daki durum, parçalanma öncesi Şam’ın ve Bağdat’ın durumundan çok daha beter... Bunu en iyi okuyan PKK olduğu için ‘öz yönetim’ hukukunu silahların gölgesinde yazıyor... Ve seçimleri, bunu belgeleyeceği, dünya kamuoyuna sunacağı tarihî fırsat olarak görüyor... 
Uzun zamandır PKK’nın AKP dahil, bütün partilere baskı yaptığını, bölgedeki otoritesine gölge düşürecek hiçbir adıma izin vermediğini Van’da ve Lice’deki olaylarda bir kere daha bütün Türkiye gördü... Lice’de Hüda-Par’ın konvoyuna yapılan saldırı, bölgeyi boydan boya ayrı bir renge boyamak isteyen bölücü iradenin, adı, ideolojisi, dini, milliyeti ne olursa olsun hiçbir oluşuma nefes aldırmamaya yönelik kararlılığını gösteriyor...
Çok açık, seçime ‘referandum’ havası veriyorlar... Onlara göre BDP’nin alacağı oy ‘Kürtlerin özerkliğe verdiği oy’ olacak...  Bunun için de ne kampanya döneminde, ne oylama sırasında, ne de sayım aşamasında başkalarına nefes aldırılacak!.. Paralarını saymak için yanlarından makine gezdirenlerin, ülkenin güneydoğusundaki oylar ve onların sayımıyla ilgilenecek hâlleri yok elbette!..
Ama kalemleriyle ‘algı yönetimi’ne uşaklık edenler, seçimden sonra PKK’nın gerilemediğini, tam tersine sivil uzantılarının seçimlerden oylarını yükselterek çıktıklarını görünce pişkinliği yine elden bırakmayacaklar... Bu defa da seçimler üzerindeki silah gölgesini ıska geçerek ‘halkın iradesi’ vurgusuna başlayacaklar!.. Akıllarınca bundan sonraki süreci de yönetmeye kalkışacaklar!.. Muhtemelen lojistik sağlayıp, aslında özerkliğin kötü bir şey olmadığını, ülkemizin bu şekilde çok daha hızlı büyüyeceğini pazarlamaya devam edecekler... 
Kuzey Irak ve Kuzey Suriye bugünkü statülerini iki komşu başkentin gerilemesine borçlu... Onlara komşu olan Türkiye topraklarında günden güne pekişen statü de hiç şüphe yok ki varlığını Ankara’ya borçlu...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
miktat akci
1177 gün önce
Ülkeyi bölüp parcalamaya çalışan yalnızca PKK değil.Asıl bölücü cumhurbaşkanı secilme uğruna tavız üstüne taviz veren mevcut hükümetimiz değilmi.Zamanında bunların ağa babalarıda doğu ve güneydoğuda,oyunuzu ya dininize yada dilinize verin diye bölücülük yapmadımı?
Yazarın Diğer Yazıları
20 gün önce
27 gün önce
33 gün önce
68 gün önce
82 gün önce
119 gün önce
122 gün önce
155 gün önce
180 gün önce
198 gün önce
212 gün önce
222 gün önce
226 gün önce
228 gün önce
278 gün önce
289 gün önce
294 gün önce
297 gün önce
312 gün önce
318 gün önce
336 gün önce
340 gün önce
371 gün önce
374 gün önce
380 gün önce
389 gün önce
415 gün önce
431 gün önce
436 gün önce
445 gün önce
446 gün önce
452 gün önce
460 gün önce
464 gün önce
466 gün önce
481 gün önce
536 gün önce
557 gün önce
572 gün önce
621 gün önce
629 gün önce
631 gün önce
635 gün önce
656 gün önce
691 gün önce
702 gün önce
760 gün önce
803 gün önce
866 gün önce
872 gün önce
880 gün önce
939 gün önce
978 gün önce
985 gün önce
999 gün önce
1003 gün önce
1009 gün önce
1045 gün önce
1065 gün önce
1076 gün önce
1090 gün önce
1101 gün önce
1125 gün önce
1196 gün önce
1215 gün önce
1219 gün önce
1233 gün önce
1237 gün önce
1241 gün önce
1262 gün önce
1264 gün önce
1268 gün önce
1286 gün önce
1292 gün önce
1293 gün önce
1303 gün önce
1311 gün önce
1347 gün önce
1364 gün önce
1378 gün önce
1396 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=