Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Kim haklı ?

27 Ocak 2014, 00:00

Memleket karışık. Her gün yeni bir tartışma, yeni bir skandal. Bir araya gelince en çok şu soru soruluyor: Kim haklı?

Belki kimilerine “oportünist” bir cevap gibi gelecek ama cevabım “kimin haklı olduğu önemli mi?” oluyor…

Meseleye “kim haklı?” sorusuyla başlarsak, bir tarafı seçerek başlamış oluruz; bu ise sağlıklı bir sonuca ulaşmaya engel teşkil eder. Bence “birini haklı görmek zorunda değilim” diyerek başlarsak en azından doğru bir başlangıç yapmış oluruz.

Eğer illa ki bir soru sorulacaksa, soru bellidir: Bir tarafı seçmek zorunda mıyım?

Siz de takdir edersiniz ki en çetrefilli şahitlikler “tarla” ve “boşanma” davalarında yapılan şahitliklerdir. Bu yüzdendir ki milletimiz bu iki konuda şahit olmamak için elinden geleni yapar. Nitekim örnek olayımız “tarla”yı bölüşemeyenlerin meseleyi “boşanmaya” dökmesinden ibarettir. Tarlanın ne olduğu hususunda izaha gerek yoktur, ümid ederim.  

Bu meseleye “tarla ve boşanma” paradigması ile yeni bir yaklaşım getirerek en azından kendi okurumu bu davaya “taraf” etmemenin huzuru ile mevzuyu derinleştirebilirim.

Belli ki devletin içinde farklı bir hiyerarşik model oluşturulmuş. O “model”, konjonktürel olduğu artık aşikar olan ortaklığın diğer tarafının yaptığı her şeyi kayıt altına alıp; evrakları klasörlemiş, görüntüleri arşivlemiş.

Kuvvetli ihtimal ta o zamandan “bir gün lâzım olur” hissiyatı ile hareket edilmiş. Takdir edilesi bir organizasyon kabiliyeti ile devletin bütün hücrelerine “nüfuz” edilmiş.

Peki onlar bunu yaparken diğer “ortak” ne yapmış? Anlaşılan o ki, altın ihracatımızın artması için gayret sarf etmiş, ihalelerle meşgul olmuş, çocuklarını yetiştirmeye yoğunlaşmış, “ihvanın” işlerini takip etmiş. Geldiği “muhafazakâr” geleneğin etkisi ile “dünyada mekân” için çalışmalar yürütmüş. Her “devrim” sahibi gibi kendi küçük burjuvazisini yaratmak için biteviye çalışmış, çalışmış, çalışmış…

Bu düzende dünya işleri hükümetin siyasi kanadına (ki AKP oluyor), devlet işleri “cemaat” kanadına tahvil edilmiş.

Yapılan bu “karışık” işlerin evvel emirde yapanın “vicdanını” rahatlatması, son kertede kalabalıkları “ikna” etmesi için yapılacak çalışmalar ise “ahiret” işlerinden sorumlu kanada düşmüş. Yolsuzluk iddialarını “ganimet hukuku” ile izah etmek gibi “zihin açıcı” içtihatlar geliştiren bu kanadın gayretli çalışmalarının Diyanet tarafından bile takdir edildiğini görüyoruz.

Bu ortaklığın bozulması, iktidarın tepesinin artık tam manasıyla “muktedir” olduğu hissine kapıldığı anda eski ortağını sırtından atmaya kalkmasıyladır ki o noktada artık “rutinimiz” olan operasyonlar, dinleme kayıtları, skandallar ortalığa çıktı.

Eğer devletlu iddia edildiği gibi bir “kibir” buhranı ile cemaati sırtından atmaya kalktıysa o kibre minnet duymalıyız. O olmasaydı, bu ortalığa saçılan “iddiaları” nasıl öğrenecektik? Devletlûnun telefon konuşmalarına şahitlik etme bahtiyarlığına ermek için daha kaç yıl bekleyecektik?

İktidar sahibinin kendi iradesi dışındaki bir iradeden emir alan veya farklı bir irade ile “senkronize” hareket eden bir bürokrasiden hazzetmeyeceği hepimizin malumu. Bu konuda Erdoğan’ı haklı görmek lâzım.

Fakat, bürokrasiyi “tek tipleştirmek” için on küsür yıldır elinden geleni yapıp, bu konuda bugün “çete” dediği çevre ile “ahenkli” bir çalışma yürütenlerin bundan ne kadar şikayetçi olabileceği hususu tartışmalıdır.

Bir an, hükümet güçlerinin bürokraside bir “oligarşiyi” yıkarken başka bir “oligarşi” kurulduğunu fark edip, nedamet getirdiğine hükmedelim. Yıktığının yerine sizce ne getirecektir? Bu nedametin sonucu yapılan “yenilenme”nin temelinde “liyakat” mı olacak, “sadakat” mi?

Bu soruya cevap vermek zor değil…

Hükümetin geçmişi bu konuda ne yapacağı hususunda bize yeterince ipucu veriyor.

Hatta geçmişi bırakalım, bugüne bakalım…

Yeni atanan Savcılar sonrası cazibesini yitiren yolsuzluk dosyaları, savcının operasyon emrini yerine getirmeyen polis müdürleri, meclise gelen “fezleke” içerikleri,

Bakan tarafından Savcılara verilen “dosyayı al” talimatları, SİT alanlarına özel ilgi hasreden valiler, kaymakamlar...

Hepsi, yeni bürokrasinin nasıl oluşturulduğu hususunda bize yeterince ipucu veriyor…

Ve nihayet ayinesi iştir kişinin…

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
201 gün önce
299 gün önce
327 gün önce
404 gün önce
418 gün önce
467 gün önce
473 gün önce
480 gün önce
530 gün önce
551 gün önce
558 gün önce
586 gün önce
593 gün önce
600 gün önce
614 gün önce
621 gün önce
635 gün önce
642 gün önce
649 gün önce
656 gün önce
719 gün önce
740 gün önce
754 gün önce
796 gün önce
803 gün önce
823 gün önce
850 gün önce
887 gün önce
901 gün önce
929 gün önce
936 gün önce
943 gün önce
1027 gün önce
1062 gün önce
1068 gün önce
1111 gün önce
1153 gün önce
1167 gün önce
1194 gün önce
1237 gün önce
1265 gün önce
1279 gün önce
1335 gün önce
1356 gün önce
1475 gün önce
1482 gün önce
1489 gün önce
1496 gün önce
1503 gün önce
1510 gün önce
1524 gün önce
1538 gün önce
1545 gün önce
1580 gün önce
1594 gün önce
1601 gün önce
1650 gün önce
1699 gün önce
1727 gün önce
1762 gün önce
1776 gün önce
1797 gün önce


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=