Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Müslümanların da bir adası oldu elhamdülillah!

23 Ocak 2014, 10:28

Türkiye’deki Müslümanların her şeyi tamamdı; ahlâkları, kul hakkı konusundaki titizlikleri, adaletsizliğe karşı dik duruşları, zalim karşısında eğilmeyen karakterleri, millî dirençleri, dayanışma duyguları, eğitimleri, Kur’an ahkâmı üzerine hayatları tastamamdı!..

Sadece bir eksiklikleri vardı, o da kendilerine özel bir adaydı!..

Müslümanların bu tarihî ihtiyacının giderildiğini reklam panolarına asılan müjdeli bir haberle öğrendik!..

Deniz, kum ve palmiye ağaçlarıyla süslü fotoğrafların altında âdeta asırlardır beklenen spot vardı: “Artık Müslümanların da bir adası oldu!.. 

‘Kâbe ayaklarınızın altında’ reklamlı otellerde Umre yapmaktan sıkılan Müslümanlar, Maldivler’de yeni bir mekâna kavuştular elhamdülillah!.. Bayanlara, erkeklere ayrı ayrı özel plajlar...

Tıksırıncaya kadar yiyebilmeniz için yirmi dört saat açık büfeler, animasyonlar, eğlenceler!..

Dünyada Müslümanların çektiği acı, ızdırap ve gerilikten uzak ’fethedilmiş ada’da on numara ’sea sand sun’ yani!.. Ayrıca ümmetin problemlerinden dolayı daha ‘dertli’ din kardeşlerimizin rehabilitasyonu için özel villalı plajlar!..

‘Ufo gören masum din kardeşimiz’, “Artık Müslümanların da bir adası oldu” ilânına bakar bakmaz, İslâm ordularının müşriklere ait bir adayı ele geçirdiğini zannedip, şükür secdesine kapanabilir!..

Ya da dindar bir kâşifin Ümit Burnu’nu yeniden dolandıktan sonra hiç kimsenin bilmediği yeni bir ada keşfettiğini ve buraya İslâm’ın bayrağını diktiğini düşünebilir!.. Öyle ya, ne deniyor reklamda, artık bir adamız oldu!..

Daha önce deremiz, yaylamız, dağımız, ovamız, namusumuz, şanımız, şerefimiz, izzetimiz tamdı, bir adamız eksikti!.. Ne mutlu ki, ümmet bugünleri de gördü!..

Kıskançlıktan “Tsunamilere gelesiniz” diye beddua edecek hâlimiz yok...

Hangi zengin Müslüman yağdan kat kat olmuş göbeğini nerede bronzlaştıracak, nerede kesintisiz zıkkımlanacak çok önemli değil... Aslında kabul etmeliyiz ki, reklamcılık açısından başarılı bir proje...

Hedef kitle iyi tanımlanmış...

İçerikten sıyrılmış Müslümanlık ile döneme ait şımarık, küstah, parayı nereye süreceğini bilemeyen, marka tutkunu, gösterişe meraklı, çoğu sonradan görme bir sınıfın varlığı üzerine oturtulmuş akıllıca bir girişim... 

Bu reklam şekli ve pazar tanımı bir devri özetliyor aslında...

İnsanlar paralarını, eğlenirken bile ‘ibadet eder gibi’, ‘harama bulaşmadan’ harcayacaklar!..

Özel okyanus sularında serinleyebilmek için somon balığı gibi binlerce kilometre yol alırken, bir başka kara parçasında bir pirinç tanesi görünce göz kapaklarını zorlukla açan çocuğun dramını ya da diktatörlerin ellerinde bedenleri kan revan olan bebekleri düşünecekler!.. Bu arada kendi hâllerine şükredip İslâmî İslâmî eğlenecekler!.. 

Alan memnun satan memnunsa liberal ekonominin bir sözü olamaz...

Ama lâik de olsa hukukun ve Müslümanların söyleyeceği bir şeyler olmalıydı...

Hukuk, dinin reklam malzemesi yapılmasına, hatta o projenin neredeyse ‘ana taşıyıcısı’ olmasına müdahale etmeliydi...

Diyanet’e ve müftülüklere bir şey diyemeyiz... Çünkü onlar zaten iradeleri ‘baş’a bağlı, din işlerinden ziyade, o sahada çalışanların ‘özlük haklarını düzenleyen’ işlerle meşguller...

Geriye kalıyor ’Müslüman aydınlar’...

Yazık, onlardan da pek ses çıkmadı...

‘Aydın’ rozeti onların çoğu için birer abartma tabii...

Siyasetin emrinde olmak, onun politikalarına onay vermek, o doğrultuda kamuoyu oluşturmak ya da taassuba hizmet etmek mesailerinin neredeyse tamamını aldığı için bu açık ‘yozlaşma’yı ve ‘çürüme’yi dert etmiyorlar... 

Keşke içlerinden Müslümanların ’ada’ya değil, ‘adam’a ve ‘âdab’a ihtiyacı var diyenler çok çıksaydı...

‘İyiliği emredip, kötülükten sakındırma’ düsturunu politik kaygılara feda etmeyen, iktidar sahiplerinin ve zenginlerinin ceplerinde gezmeyi ‘aydın’ şahsiyetiyle bağdaştıramayan, kokuşmuşluğa isyan eden, dininin siyasette ve ekonomide aslından sıyrılıp reklam malzemesi yapılmasına karşı şerefiyle dikilen, katillerin elinde İslâm’ın çocukları kırılırken, kendi çocuklarına haramdan ikbal kuleleri inşa edenleri görünce yazı ve sözleriyle yüzlerine tüküren ‘adamlar’ olsaydı keşke, eğlence adaları yerine!..

Çünkü eksik olan ‘ada’ değil, ‘adam’dı!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
23 gün önce
30 gün önce
36 gün önce
71 gün önce
86 gün önce
123 gün önce
125 gün önce
158 gün önce
184 gün önce
202 gün önce
216 gün önce
225 gün önce
230 gün önce
232 gün önce
281 gün önce
293 gün önce
297 gün önce
300 gün önce
316 gün önce
321 gün önce
340 gün önce
344 gün önce
375 gün önce
377 gün önce
384 gün önce
393 gün önce
419 gün önce
435 gün önce
440 gün önce
449 gün önce
450 gün önce
456 gün önce
464 gün önce
467 gün önce
470 gün önce
484 gün önce
540 gün önce
561 gün önce
576 gün önce
625 gün önce
632 gün önce
635 gün önce
638 gün önce
659 gün önce
695 gün önce
706 gün önce
764 gün önce
807 gün önce
869 gün önce
876 gün önce
883 gün önce
943 gün önce
982 gün önce
989 gün önce
1003 gün önce
1007 gün önce
1013 gün önce
1049 gün önce
1069 gün önce
1079 gün önce
1093 gün önce
1104 gün önce
1128 gün önce
1199 gün önce
1219 gün önce
1223 gün önce
1237 gün önce
1241 gün önce
1244 gün önce
1266 gün önce
1268 gün önce
1272 gün önce
1290 gün önce
1296 gün önce
1297 gün önce
1307 gün önce
1314 gün önce
1350 gün önce
1367 gün önce
1381 gün önce
1399 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=