Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

İstatistik, Ulusalcılar, AKP ve hafıza…

20 Ocak 2014, 00:10

Biraz istatistik yapalım.

Uluslararası Saydamlık Örgütü’nün 2013 Türkiye’si ile ilgili bulguları şöyle: Yargı Bağımsızlığı Endeksinde 142 ülke arasında 88’nci,  rüşvet verme endeksinde 28 ülke arasında 19’ncu, insani gelişme endeksinde 187 ülke arasında 92’nci,  basın özgürlüğü endeksinde ise 179 ülke arasında 148’nci.  

Rakamlar da gösteriyor ki Türkiye zaten yolsuzluklarla yeterince mücadele edemeyen bir ülke. Son dönemde yapılmak istenen operasyonlara “paralel devlet” gerekçesiyle müdahale edilmesi, operasyon yapan savcı ve polislerin sistematik bir şekilde sürgüne tabi tutulması aslında durumun daha vahim bir halde olduğunu gösteriyor.

Bu operasyonlar vatandaşta “demek ki bugüne kadar bazı şeylerin üzeri örtülmüş” algısını güçlendiriyor.

Ülkede “Paralel devletin hükümete husumeti” yüzünden yolsuzluk operasyonlarının yapıldığını iddia eden ve yolsuzluklara görüntülü ve sesli kayıtlara rağmen inanmayan bir zümre de var.

Bunların vatandaş arasında olması normal. Lakin devleti idare edenlerin bu gerekçelerle yolsuzluk iddialarının üzerini örtmesi normal değil.

Bir an, büyük bir “telaş”ın eseri olduğu aşikâr olan yer değiştirmeleri, polis-savcı itişmelerini “paralel” devletin hükümeti yere sermeye çalışmasına karşı “devletin” direnci olarak yorumlayalım. Peki “paralel” devletin eline bu kozu veren Bakanların, yakınlarının, bürokratların ve iş adamlarının o görüntülerinin, ses kayıtlarının anlamı ne?

Yoksa o konuşmalar ve para trafikleri “paralel” devlet tarafından hükümetimizin “mümtaz” şahsiyetlerine karşı kurulan bir tuzak mıydı?

Velev ki tuzak…

Sade vatandaş tuzakla ilgilenmez, suçun niteliği ile ilgilenir. Çalınan paraya odaklanır. Tabii ki devletin farklı “hiyerarşiler” tarafından manipüle edilmesine karşı çıkar lakin onun problemi evvela vergileri ile oluşturulmuş bütçenin tırtıklanmasıdır.

Şartları zorlayıp ünlü ilahiyatçı gibi bu giden-gelen paranın “ganimet” olduğunu kabul edelim. Bu durumda da o vergilerle yapılan ticaretin sonuçlarından nemalanılması vatandaşı rahatsız eder.

Devlet, kendisine karşı kurulan tezgahlara karşı mücadele ederken vatandaşın bu rahatsızlığını da ortadan kaldırmak için “paralel” olarak ve eşzamanlı mücadele eder.

Aksi takdirde toplumda “yemeyen keriz” algısı güçlenirken devletin yolsuzlukla mücadeleye karşı direnci kırılır. Bence en büyük tehlike budur…

***

Daha önce de yazmıştım. Başbakanın en önemli meziyeti dünü olmaması. Dün yaptığının aksini bugün çok rahat bir şekilde savunabilme “kabiliyetine” sahip.

Onun bu özelliği birilerine ekmek kapısı oldu. Piyasa “dünkü Erdoğan bugünkü Erdoğan” videoları ile dolu.

Aynı özelliği Ergenekon ve Balyoz operasyonu ile ilgili açıklamalarında da gördük. Başbakan iddianameyi hazırlayan savcılar ve kararı veren hakimlere önce meydanlarda verip veriştirdi, ardından bu insanların yerleri değiştirildi.

O dönem Ulusalcı kanatla, bugün “cemaat” kanadıyla yaptığı kavgadan daha beterini yürüten AKP’lilerin söyledikleri ve “yandaş” basının yazdıkları uçup gitti.

Sanki o dönemde ülkeyi Ulusalcı-AKP kavgası ile meşgul edenler “paralel” evren mensuplarıydı, hiçbiri ortada yok!.

Evet, Ulusalcılar da ortada yok. Şu aralar “Cemaate” karşı AKP ile “Voltran” oluşturma derdinde olan Ulusalcıları okuyunca insanın tövbeye yatası geliyor.

İnanmayan OdaTV sitesini ziyaret etsin; Soner Yalçın ve benzeri Ulusalcıları okusun.

Ulusalcılarla AKP’nin dün yaptıkları, söyledikleri ve yazdıklarını unuturcasına aynı argümanda “kucaklaşmaları”nı görünce siyasetteki “hafıza” probleminin “ideolojik” olmadığı yönündeki kanaatim daha da bir güçlendi.

Bu yazdıklarımdan Ulusalcılar ve AKP’liler iki sonuç çıkartacaktır. Birincisi “hoca cemaatçi olmuş” sonucudur ki bu aralar “ağabey yolsuzluk…” diyen herkesin muhatap olduğu suçlamadır.

İkincisi ise “ne var yani, farklı düşüncelere sahip olanlar kimi zaman aynı şeyi savunamazlar mı?” argümanıdır.

Evet, savunabilir ama aynı eleştirileri Milliyetçiler yapınca “gidinin Ergenekoncuları” yorumu yapanların, “bunlar İşçi Parti ile ittifak halinde” diyenlerin bu yorumda buluşması karşısında söylenecekleri, nutkum tutulduğu için, okurların takdirine bırakıyorum…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
9 gün önce
23 gün önce
71 gün önce
78 gün önce
135 gün önce
156 gün önce
163 gün önce
191 gün önce
197 gün önce
204 gün önce
218 gün önce
225 gün önce
239 gün önce
246 gün önce
253 gün önce
261 gün önce
324 gün önce
345 gün önce
358 gün önce
401 gün önce
407 gün önce
428 gün önce
455 gün önce
491 gün önce
506 gün önce
533 gün önce
540 gün önce
548 gün önce
631 gün önce
667 gün önce
758 gün önce
771 gün önce
841 gün önce
869 gün önce
883 gün önce
939 gün önce
1079 gün önce
1087 gün önce
1093 gün önce
1100 gün önce
1107 gün önce
1115 gün önce
1129 gün önce
1142 gün önce
1150 gün önce
1184 gün önce
1199 gün önce
1206 gün önce
1213 gün önce
1254 gün önce
1304 gün önce
1331 gün önce
1367 gün önce
1381 gün önce
1402 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=