Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Helâlleşerek yürüdük biz bu yollarda!

19 Ocak 2014, 00:54

“Zaman, ihtilafın, çatışmanın, birbirlerini harmanlamanın değil, ittifakın, birlikteliğin, kucaklaşma ve helalleşmenin zamanıdır...” Bu sözler Öcalan’a ait... Siverek’te bir salonda asılan pankartın önünde BDP’liler konuşuyor... Toplantının amacı ‘Kürtler arası iç barış’ı sağlamak!..
Öcalan’ın ‘helâlleşme’ vurgusunu hatırlıyorsunuz değil mi? Bunu Başbakan Erdoğan da sıkça dile getirmişti... Tabii Diyanet İşleri Başkanı da... ‘Helâlleşme’ gibi İslâmî kavram kökünden koparılmış, ‘teslimiyet’e halkın benimseyebileceği bir kılıf yapılmıştı... Siverek’teki toplantıda ise daha farklı anlamda kullanılıyor... PKK’nın ürettiği terörizme karşı devletten yana yer almış ailelerle ‘özgür Kürdistan’ için bundan sonra birlikte hareket etme amacıyla gündeme getiriliyor...
‘Devlet’in PKK’ya barıştığı ve bu barış karşılığında örgütün silahlarını bırakarak, sınır dışına çekileceği söylenmişken, tam tersine devletin kendi içine büzüştüğü, silahların bırakılmadığı ve bölgede alan hâkimiyetinin tek kurşun atılmadan sağlandığı ortaya çıktı... Bu durumda devlete sadâkatle terörizme direnen aşiretlerin daha ne kadar direnmesi beklenebilir? Cephenin büyük aktörünün eli kolu bağlanmışken, hangi ailenin veya aşiretin gücü bu direnci sürdürmeye yetebilir? 
Bugün bölgede ‘barış’ denilen şey, hiçbir unsurun PKK’ya direnmemesi, PKK’nın baskısı altındaki bütün Kürtlerin ‘demokratik ulus’ projesi altında birleşmesidir... ‘Analar ağlamasın’ başlığı da bu vahâmeti sütre gerisini itmeye yarayan üçüncü sınıf propaganda aracıdır... Bölgede halkın ‘tek’ seçeneği olduğu bir ortam sağlandı... Devlet, siyasî otoritenin gayretleriyle sürekli ‘bana güvenmeyin’ mesajı salgılayan ‘etkisiz eleman’a dönüştürüldü... Canları, toprakları, namusları ve devletleri için dünyanın en kanlı terör örgütüne teslim olmayan sadık unsurlar PKK’nın insafına terk edildi... 
Devlet, yeniden devlet olmaya karar vermedikçe, çaresizlikle baş başa bırakılan bu insanlara kim nasıl kızabilir? Psikolojik üstünlük havası öylesine devletin aleyhine esiyor ki, Şanlıurfa gibi irfanı yüksek şehirlerimizde bile ilçelerden şehir merkezine doğru kuşatma artarak devam ediyor... Çok değil iki yıl öncesine kadar militan cesetlerini toplamaya fırsat bulamayan örgüt, şimdi karakolların, taburların önünden geçerken alaycı biçimde zafer işaretleri yapıyor... İlçe merkezlerinde binlerce insan harekete geçiriliyor, ‘Savaşa hazırız’ pankartları taşınıyor... Artık dağlara gerek kalmadı mevzilenmek için... Şehir merkezleri ‘dokunulmaz alanlar’a çevrildi...
Devletin eli kolun Ankara’dan bağlanırken, bölge insanından hangi tavrı beklemek rasyonel olacaktır? Başbakan’ın dinen ve hukuken hiçbir şekilde ‘helâlleşme’ yetkisi olmadığı hâlde başvurduğu yöntemin bugün ülkeyi getirdiği durum bu... Yolsuzluk ve cemaatle kavga gündeminin baskınlığı dolayısıyla bölgede yaşanan kritik süreç çok ağır bir evreye girdi... İnsanların büyük çoğunluğu bunun farkında değil... 
Ahmet Türk, “Kürdistan ve Kürtleri özgürleştirmek için birlik ve beraberliğimizi bugün sağlamamız gerekiyor. Kürt halk önderi Sayın Öcalan ‘Herkesle kucaklaşalım’diyor. Sistemin bizi bölmesine izin vermeleyim. Geleceğimiz yarınlarımızın özgürleştirilmesine bağlı. Bugün yeni sayfa açıyoruz. Halkımız çocuklarını, torunlarını düşünmeli ve demokrasi özgürlük mücadelesinde birleşmelidir” diyebiliyor... Ahmet Türk’ün ‘yeni sayfa’ dediği devletle omuz omuza PKK’ya karşı savaşan ailelerle PKK’nın barışı ve ‘özgür Kürdistan’ı birlikte inşâ süreci!.. 
Şaşırılacak bir durum yok; devleti temsilen hükûmetin ‘eski sayfa’ deyip attığına onlar ‘yeni sayfa’ olarak bakıyorlar ve gereğini yapıyorlar... Stratejik davranarak çaresizliğe itilen halkı ‘bölgenin yeni otoritesi’ne teslime zorluyorlar... Bu durum, ne o aşiretlerin, ne de bölgede görev yapan güvenlik güçlerinin zaafı... Bu tamamen Ankara zaafı... Ankara düzelmeden bu olumsuzlukların giderilebilme ihtimali yok... Şimdiki siyasî otoritede öylesine yoğun bir kamuoyu oluşturma gücü var ki, bin yıllık topraklarımız bizden kopup gitse,  “Böylesi daha iyi oldu”  diye takdim edebilecek,  “Şimdi daha hızlı büyürüz” diye yutturabilecek kapasite söz konusu...
Ankara’daki siyasî otorite değişmedikçe hiçbir şey değişmeyecek!.. Hiçbir siyasî fark ve taassup bu gerçekten daha önemli değil!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
13 gün önce
20 gün önce
44 gün önce
121 gün önce
128 gün önce
132 gün önce
138 gün önce
168 gün önce
175 gün önce
181 gün önce
216 gün önce
230 gün önce
267 gün önce
270 gün önce
303 gün önce
328 gün önce
346 gün önce
360 gün önce
370 gün önce
374 gün önce
376 gün önce
426 gün önce
437 gün önce
442 gün önce
445 gün önce
460 gün önce
466 gün önce
484 gün önce
488 gün önce
519 gün önce
522 gün önce
528 gün önce
537 gün önce
563 gün önce
579 gün önce
584 gün önce
593 gün önce
594 gün önce
600 gün önce
608 gün önce
612 gün önce
614 gün önce
629 gün önce
685 gün önce
706 gün önce
720 gün önce
769 gün önce
777 gün önce
779 gün önce
783 gün önce
804 gün önce
839 gün önce
850 gün önce
908 gün önce
951 gün önce
1014 gün önce
1020 gün önce
1028 gün önce
1084 gün önce
1087 gün önce
1126 gün önce
1133 gün önce
1140 gün önce
1147 gün önce
1151 gün önce
1157 gün önce
1193 gün önce
1213 gün önce
1224 gün önce
1238 gün önce
1249 gün önce
1273 gün önce
1344 gün önce
1363 gün önce
1367 gün önce
1381 gün önce
1385 gün önce
1389 gün önce
1410 gün önce
1412 gün önce
1416 gün önce
1434 gün önce
1440 gün önce
1441 gün önce
1451 gün önce
1459 gün önce
1495 gün önce
1512 gün önce
1526 gün önce
1544 gün önce


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=