Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Beşir Atalay ister beğensin, ister beğenmesin!

17 Ocak 2014, 10:19

Olacağı buydu!..

Artık sınır kalmayınca Türkiye Cumhuriyeti’nin bakanı Kürtlere bir teröristten önder tayin etti!.. Böyle bir hamle veya ‘dil sürçmesi’ ancak Beşir Atalay’dan beklenirdi ve öyle de oldu... 

Çok uğraşılmıştı Milli Eğitim Bakanı olması için...

AKP hükûmetinin ilk yıllarından itibaren iki kere teşebbüs edildi...

Ama ikisinde de Köşk’ün vetosunu yedi, Milli Eğitim ona bırakılmadı...

Ardından İçişleri Bakanlığı’na getirildi...

KCK onun döneminde palazlanmaya başlamasına rağmen, daha sonra ancak İdris Naim Şahin döneminde şahit olacağımız KCK operasyonlarını ne hikmetse göremedik...

Şahin değiştirildiğinde BDP’lilerin attığı sevinç nârâlarını duyunca Beşir Atalay’ın nasıl bir ‘kıymet’e sahip olduğu bir kere daha anlaşılmıştı... 
PKK, tıpkı Taşnak gibi önce Osmanlı Devleti’ni isyana katılmak istemeyen sadık Ermenileri katletti...

Bunların içinde belediye başkanları, papazlar, avukatlar, iş adamları, tüccarlar vardı...

Devletin içine girdiği büyük savaş dolayısıyla, yüzyıllardır problemsiz yaşayan Ermeni vatandaşlarını bu terör örgütüne karşı koruyacak gücü ve önceliği kalmamış gibiydi...

Osmanlı Devleti’ni yıkmak isteyenlerin açtıkları cephelere isyancıları ekleme arzusu Taşnak’ı desteklenmesi gereken ‘gözde teşkilat’yapmıştı... Taşnak bu güçle, özellikle Doğu Anadolu’yu kan gölüne çevirmeye başladı... 

Önce Ermenilere vurdu, tıpkı PKK’nın önce Kürtlere vurması gibi...

Pınarcık, İkiyaka, Çevrimli’de ve onlarcasında kanıyla toprağı sulayanlar Kürt bebekleriydi...

Kürtler şiddetle sindirilmeli, korkutularak PKK cephesine çekilmeye zorlanmalıydı...

Saatler sonra ulaşılabilen mezralar PKK’nın güç gösterisinin gerçekleştiği katliam alanlarına dönüştükçe örgütün amaçları gerçekleşmeye başladı... Bir yandan bu katliamların devlet güçlerince yapıldığı propaganda edilirken, diğer yandan Kürt’ün kanı, yine Kürtler adına ortaya çıktığı öne sürülen Stalinist bir örgüt tarafından akıtılmaya devam etti... 

Hükûmetler değişse de bölücü terörle mücadelede bir ‘devlet politikası’ küçük farklarla korundu...

Bu politika, güvenliği esas alan politikaydı...

Ta ki AKP iktidarına kadar...

AKP iktidarı, bugüne kadar uygulanan politikaların başarısız olduğunu, kanı durdurmaya yetmediğini, terörle mücadeleye harcanan paranın ülkeyi zarara soktuğunu iddia ederek, ‘teslimiyet’i toplumca kabul edilebilir bir dille itiraf eden politikalara yöneldi... Bunu yaparken, devletten, bayraktan, tek milletten taviz vermeyeceğini fonda kullanmayı ihmal etmedi... 

Halkı ürkütmeden, kıvama geldikçe psikolojik eşikleri kıra kıra ülke bugünlere getirildi...

Ve bugün gelinen noktada bir ‘Kürt katili’Kürtlerin önderi ilan edildi... Üstelik kafamıza çakıla çakıla, ‘ister beğenin, ister beğenmeyin’ denilerek!.. Bunu yapan Türkiye Cumhuriyeti’nin bakanı!.. Açılımın mimarlarından Beşir Atalay, tıpkı Bekir Bozdağ gibi bir Kürt...

Geçelim her şeyi, bir Kürt neden kendisiyle aynı etnik topluluktan olanların çoluk çocuk demeden kanına girmiş olanı ‘önder’ tayin eder de, kanı akan Kürt’ün hukukunu umursamaz? Var sayalım ki Apo da Kürt; o Kürt’ün hatırı, mezralarda, şehirlerde, okullarda, dershanelerin önünde kırılan diğer Kürt çocuklarından neden daha önemli? 

Bin yıldır bu toprakları her türlü husûmete karşı Türk’ün ve İslâm’ın kılan bu milletin dualı olduğunu ve mânevî kudretle ayakta durduğunu, bu millete ihanet eden ve tuzak kuranların en zayıf göründüğümüz zamanda bile mağlup olduklarını biliyoruz...

Bu ne ilk kışımız, ne de son... Bölücü bir katile önce ‘mânevî pâye’ ardından da ‘maddî pâye’ vermeyi düşünenler de yenilecekler ve bu sahneyi terk edecekler... 
Durumu farklı olsa da Zafer Çağlayan niye ibret olmadı acaba? Ne demişti;  “Yıllarca Kürtlüğümü gizledim”!.. Oysa o gizlememişti ki, onu kendinden ayırmayan bir millet bunu mesele yapmamıştı o kadar...

O ise çok zengin bir sanayicilik dönemini oda başkanlığıyla taçlandırmış, ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin bakanlığına yükselmişti... Ama sözlerine bakınca ‘sanki bir kriptoydu da, millet bilmiyordu’havasındaydı...

Yıllar sonra fırsatı yakaladığını düşünerek içindeki kompleksi kustu...

Ona karşı hiçbir ayrımcılık yapmayan bu millet bu muameleyi hak etmemişti...

O kadar mal, mülk ve makamın temizleyemeyeceği bir akıbete, ‘makamla ve çocukla imtihan’a sürüklendi sonunda... 
‘Dualı millet’ten kastım bu...

Beşir Atalay ister beğensin, ister beğenmesin!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
KaymazHoca
1054 gün önce
Bütün okurlara sormak istiyorum.sahi bu beşir atalay denen adam hangi milletten.Ben onun da hiç TÜRKÜM dediğini duymadım.duyan var mı?
Yazarın Diğer Yazıları
16 gün önce
73 gün önce
89 gün önce
139 gün önce
150 gün önce
155 gün önce
158 gün önce
173 gün önce
179 gün önce
197 gün önce
201 gün önce
232 gün önce
235 gün önce
241 gün önce
250 gün önce
276 gün önce
292 gün önce
297 gün önce
306 gün önce
307 gün önce
313 gün önce
321 gün önce
325 gün önce
327 gün önce
342 gün önce
397 gün önce
418 gün önce
433 gün önce
482 gün önce
490 gün önce
492 gün önce
496 gün önce
517 gün önce
552 gün önce
563 gün önce
621 gün önce
664 gün önce
727 gün önce
733 gün önce
741 gün önce
800 gün önce
839 gün önce
846 gün önce
860 gün önce
864 gün önce
870 gün önce
906 gün önce
937 gün önce
951 gün önce
962 gün önce
1057 gün önce
1076 gün önce
1080 gün önce
1094 gün önce
1098 gün önce
1102 gün önce
1123 gün önce
1125 gün önce
1129 gün önce
1147 gün önce
1153 gün önce
1154 gün önce
1164 gün önce
1172 gün önce
1208 gün önce
1225 gün önce
1239 gün önce
1257 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=