Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

Geçmişe dönüp bakınca!..

12 Ocak 2014, 01:44

Pazar günü için sıkıcı bir yazı olacak. Ne yapalım?.. Şartlar zorluyor..        Bugünü daha iyi anlayabilmeniz için TESEV’in 21 Mayıs 2012’de Ankara’da gerçekleştirdiği yuvarlak masa toplantısına götüreceğim sizi. Toplantının gündemi: “Referandumdan sonra HSYK.” Moderator; Ali Bayramoğlu. Katılımcılar; Ahmet İnsel, İbrahim Okur (HSYK 1’nci daire başkanı), Leyla Köksal Tarhan, Mithat Sancar Uğur, Yiğit Yücel Sayman.
Masada neler olup bittiğinin tümünü TESEV’in internet sitesinde bulabilirsiniz. Okudukça ufkunuzun daha da açılacağından eminin. “Pazar günü işim gücüm mü yok?” derseniz; ailenin yazarı olarak ancak bu kadarına (çok çok özetlediğim için-aht) yerim var!..
Ali Bayramoğlu soruyor;
“Büyük siyasi davalarda HSYK’nın süreci etkilemesi, yönlendirmesi ne ölçüde mümkün olmaktadır? HSYK, Özel Yetkili Mahkemeler’in yapısı ve işleyişi üstünde ne ölçüde etkilidir? Yine siyasi davalarda polis-savcı ilişkisi ters yüz bir ilişki olarak karşımıza çıkıyor. Polis fezlekelerinin doğrudan savcı iddianamesi olarak karşımıza çıktığını görüyoruz. Bununla ilgili savcılar düzeyinde HSYK’nın yapabileceği bir şey yok mudur? Bir de İstanbul’a ilişkin bir şey sormak istiyorum. Kritik davaların çoğu İstanbul’da. 40’a yakın özel yetkili savcı, 38 hâkim var. Bu 78 kişi içinde belirli bir topluluğun, Gülen cemaatinin baskın olduğu söyleniyor. Bununla ilgili sizin gözlemleriniz nedir? Söyleyecekleriniz var mı? Bir süre önce beni gazetede ziyaret eden bir grup hâkim ve savcının söylediklerini veri olarak alacak olursak, ortada kötü bir tablo var. Özel Yetkili Mahkemeler’de son derece kritik bir pozisyona sahip oldukları söyleniyor. Özel Yetkili Mahkemeler dağıtılıp da kritik dosyalar Ağır Ceza Mahkemeleri’ne giderse diye bu mahkemelere de şimdiden yöneldikleri iddia ediliyor. Bu iddialar karşısında İbrahim Bey’in ne söyleyeceğini merak ediyorum.” 
HSYK 1’nci Daire Başkanı İbrahim Okur cevap veriyor;
“Gülen cemaati meselesine gelince... Bir kere kuruldaki üye sayısı arttı. Kurulda tek bir görüşten insanların hâkim olduğu görüşü kesinlikle doğru değil. Mesela Yargıtay’dan gelen Ziya Özcan YARSAV üyesi. YARSAV çizgisinden gelen başka isimler de var. Bizimle birlikte seçilen arkadaşlarımız da demin dediğim gibi “evet” cephesini oluşturuyordu. Bu, adı üstünde cephe. Farklı görüşlerden gelen arkadaşlarımız var. Bu yapıyla Özel Yetkili Mahkemeler’de istenildiği gibi işlem yapıldığı, bir grubun Özel Yetkili Mahkemeler’de hâkim olduğuna dair bir kanaat var. Özellikle de İstanbul Özel Yetkili Mahkemeleri için bu konuşuluyor. İstanbul Özel Yetkili Mahkemeleri’nde üç başkanın görev yeri değişti. Biz göreve geldikten sonra üç başkan hakkında tedbir kararı talep edildi. Birini kabul etmedik diğer ikisini kabul ettik. Bu iki başkan meslekten men cezası aldılar. Bunların yerine dışarıdan başkan atamadık. O mahkemelerin en kıdemli üyelerini başkan olarak atadık. Eski kurul döneminde de bu böyle yapılmıştır. Daha sonra bu mahkemelere üye takviyesi yapıldı. Yeni mahkemeler kuruldu. Bu yeni mahkemelere başkanlar da yine aynı teamüle göre yetkilendirildi. Burada özel bir yapıdan söz etmek mümkün değil.
Gülen cemaatine kendisinde olmayan bir güç atfediyoruz. Herhalde hoşlarına da gidiyordur. “Bu kadar büyüksek, bu kadar güçlüysek, herkes bizden çekinir” diye düşünüyorlardır sanıyorum. 12 bin hâkim ve savcı arasında her türlü görüş var. 12 Eylül referandumundan önce hangi görüştelerse şimdi de aynı görüşteler. İnsanların görüşleri bir referandumla değişmez. Dün yargıda hangi görüşler varsa bugün de aynı görüşler var. Cemaate yakın isimler de var. Özel Yetkili Mahkemeler’de de var. Ben bu olayın cemaatin etkinliğinden değil savcı kolluk ilişkilerindeki sorunlardan kaynaklandığını düşünüyorum. Emniyet’in güçlü olduğu uyuşturucu, terör, organize suç gibi alanlarda savcılığın elinde aynı imkânlar yok.
Emniyet bu alanlarda hakikaten çok güçlü. Savcılığın böyle imkânları olmadığı gibi bunları değerlendirecek imkânları da çoğu zaman olmuyor. Düğmeye kolluk basıyor, yani kolluk başlatıyor. Daha vahim olanı, örgüt tanımıyla ilgili olarak devleti koruma refleksiyle verilmiş kararlar, hatta içtihatlar var. Örgüt tanımını yaparken çok geniş tutmuşuz bu tanımı. Devleti koruma refleksiyle yapmışız bunu. Halen Özel Yetkili Mahkemeler de bu eski içtihatları takip ediyorlar. Bu, değişmesi gereken bir anlayış.” 
A.B.: “İbrahim Bey bu Özel Yetkili Mahkemeler’le ilgili ne düşünüyorsunuz? Yani hükümetten Bakanlık’tan görüş istendiği zaman sizin Özel Yetkili Mahkemeler’le ilgili görüşünüz nedir? Kaldırılmasından mı yanasınız? Yoksa ıslah edilmesini mi düşünüyorsunuz? MİT davası gibi bir dava örneği üzerinden bu konu hakkında ne düşündüğünüzü merak ediyorum. Başka bir dava da buna örnek olabilir mi?” 
İ.O.: “Özel Yetkili Mahkemeler’e CMK. 250 ve 251, 252. maddelerle tanınan yetkiler son derece geniş. Bu maddelerle, siz bu savcılara görevi ne olursa olsun, sıfatı ne olursa olsun herkes hakkında soruşturma açma yetkisi tanıyorsunuz. Bu yetkinin mutlaka gözden geçirilmesi, daraltılması gerekiyor. Cihaner davasında da aynı yorumdan yola çıkarak başsavcı da olsa hakkında soruşturma yapılabileceği yorumu yapılmıştı. Bu önümüzdeki süreçte de sık sık karşımıza çıkacak bir sorun. Savcı görevi ve yetkisi ne olursa olsun herkesi soruşturacaksa şimdiki gibi buna hiçbir sınır koyamayacak mıyız? Ben bu yetkinin daraltılması gerektiğini düşünüyorum. MİT Müsteşarı ile ilgili konuda Hakan Fidan’ın doğrudan görev tanımıyla ilgili bir konuda görevini yaptığı için suç işlediği iddia edildi. Suç işleyip işlemediğini bilmiyoruz. Ancak arama sırasında ele geçen bir evrak var. Buna ilişkin hiçbir delil toplanmadan, hiçbir araştırma yapılmadan savcı MİT Müsteşarı’nı ifadeye davet ediyor. Kanun bu yetkiyi tanıyor mu? Bence 250/3’e baktığınızda kanun savcıya bu yetkiyi tanıyor. Savcı açısından baktığınızda suç işlemiştir denilecek bir durum yok. Peki, o zaman savcı bu yetkiyi doğru kullanmış mıdır? Hayır. Kişisel kanaatim yeterli delil toplamadan ifadeye çağırmıştır. Görev sınırlarını aştığına dair de iddialar var. Peki, görev sınırlarını nasıl tespit edeceğiz? MİT Müsteşarı Oslo’ya neden ve hangi yetkiyle gitmiştir? Kim görevlendirmiştir? Bunları sormadan ifadeye çağırması bence görev sınırlarını aşmaktır, ama yasal yetkisi var mı derseniz kanun bu yetkiyi ona tanımış.
Özel Yetkili Mahkemeler’i kanun bir ihtisas mahkemesi olarak öngörmüş. Bunlar, Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırılırken oluşturulmuş mahkemeler. Askeri üye kaldırılmış. Tamamı HSYK tarafından atanan hâkimlerden oluşan bu mahkemeler oldukça geniş yetkilerle kurulmuş. Coğrafi alanı da geniş tutulmuş. 7, 8 bazen 10 ilin davalarına bakmak üzere kurulmuşlar. Normalde baktığınız zaman bunlar birerihtisas mahkemesi. Bunlara bugün ihtiyaç var diye düşünüyorum. KCK veya geçmişte PKK davalarını ele aldığınızda Diyarbakır Özel Yetkili Mahkemesi bu davalara bakıyor. Siz bu mahkemeyi kaldırırsanız Bingöl’de, Şırnak’ta bölgenin diğer illerinde Ağır Ceza Mahkemeleri bu davalara bakacak. Böylece birbirinden farklı delil toplama yöntemleri, birbirinden farklı kararlar çıkacak. Bu mahkemelere ihtiyaç var diye düşünüyorum. Ancak, bu mahkemelerin katalog suçları gözden geçirilmeli ve sadece devlet güvenliği aleyhine suçlarla sınırlandırılmalıdır. Bunların tartışılması ve bu mahkemelerin yetkilerinin gözden geçirilmesi gerekir.” 
TESEV’e malum olmuş galiba!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
22 gün önce
38 gün önce
57 gün önce
65 gün önce
94 gün önce
101 gün önce
114 gün önce
132 gün önce
140 gün önce
155 gün önce
169 gün önce
171 gün önce
174 gün önce
183 gün önce
201 gün önce
218 gün önce
240 gün önce
245 gün önce
246 gün önce
269 gün önce
283 gün önce
285 gün önce
314 gün önce
324 gün önce
387 gün önce
407 gün önce
408 gün önce
413 gün önce
430 gün önce
441 gün önce
463 gün önce
471 gün önce
472 gün önce
474 gün önce
486 gün önce
506 gün önce
539 gün önce
549 gün önce
556 gün önce
566 gün önce
574 gün önce
584 gün önce
607 gün önce
610 gün önce
612 gün önce
624 gün önce
625 gün önce
627 gün önce
633 gün önce
639 gün önce
641 gün önce
674 gün önce
686 gün önce
759 gün önce
800 gün önce
839 gün önce
880 gün önce
883 gün önce
885 gün önce
892 gün önce
933 gün önce
940 gün önce
969 gün önce
993 gün önce
1007 gün önce
1008 gün önce
1027 gün önce
1034 gün önce
1042 gün önce
1044 gün önce
1046 gün önce
1049 gün önce
1055 gün önce
1057 gün önce
1069 gün önce
1077 gün önce
1078 gün önce
1079 gün önce
1087 gün önce
1094 gün önce
1102 gün önce
1109 gün önce
1111 gün önce
1116 gün önce
1118 gün önce
1121 gün önce
1122 gün önce
1132 gün önce
1140 gün önce
1153 gün önce
1207 gün önce
1210 gün önce
1223 gün önce
1233 gün önce
1239 gün önce
1246 gün önce
1249 gün önce
1262 gün önce
1283 gün önce
1289 gün önce
1307 gün önce
1313 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=