Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

İkinci ‘tek parti’ dönemi

10 Ocak 2014, 11:38

Bir ara liberallerin öncülüğünde ‘ikinci cumhuriyet’ tartışmaları yapılıyordu... Çok gayret ettiler ama ‘ikinci’ unvanlı bir cumhuriyet kurulamadı... Fakat ne hikmetse yine aynı kesimlerin omuz vermesiyle ‘ikinci tek parti dönemi’ hayata geçti!.. Daha fazla demokrasi ve özgürlük için çıkılan yolun ‘ikinci şef’e doğru viraj alması ilginç bir durum!..
‘Birinci tek parti’ güçlü görünse de, acizdi aslında... Tüm yetkiler elinde olmasına ve demokrasiye geçişle ilgili toplumsal baskıyla sıkışmış olmamasına rağmen kendi elleriyle çok partili hayata geçti... İsteseydi bütün dikta rejimleri gibi iktidar süresini uzatmak için ayak direyebilirdi... Üstelik uluslararası rüzgârlara rağmen...
Çağın şartlarının dayattığı ekonomik geriliğe, savaş yıllarının kendine özgü baskıları eklenmişti... Tek parti, sistemi oturtmanın yöntemi olarak insanların hayat tarzını değiştirmeyi denemiş, bunun için zorlayıcı tedbirlere başvurmuş, dinî hayatı baskı altına almıştı... Batıcı anlayış, yönetenlerle yönetilenler arasında korkunç kültürel uçurumlar oluşturmuştu... Diğer yandan bütün idarî mekanizmada ‘parti’ demek ‘devlet’ demek, ‘devlet’ demek ‘parti’ demekti... Bu düzen doğaldır ki, kendisini ifade edemese de içten içe kaynayan bir toplumsal muhalefet meydana getirmişti ve ülkeyi yönetenler bunu bilmiyor olamazlardı... Sebepler ne olursa olsun buna rağmen ‘çok partili hayat’a geçerek ‘şeflik düzeni’ni riske attılar... İlk sandık tehlikesini ‘açık oy-gizli sayım’ tekniğiyle savuşturdular!..
Tek parti dönemine ve özellikle şeflik yıllarına rahmet okumanın âlemi yok elbette; millî hafızada kapladığı yer hiç de hoş değil... Fakat ‘mukayese’açısından iki dönemi, yani dünle bugünü beraberce değerlendirmekte fayda var... Birisi yasalardan aldığı tartışılmaz ‘şeflik’ gücünü kaybetme ihtimaline rağmen demokrasiye geçerken, diğeri demokrasiden aldığı gücü şefliğe çeviriyor!.. Birisi kendi eliyle rejimini sona erdirirken, diğeri rejimin gücüyle ‘tek adam-tek parti sistemi’ inşa ediyor... Önceki modelde parti ‘devletlik’ iddiasından vazgeçerken, şimdiki modelde parti devletleşiyor, devlet partileşiyor... 
Önceki tek parti döneminde Cumhurbaşkanı da ‘resmen’ partiliydi, valiler de... Şimdikiler ‘resmen’ partili değil!.. ‘Kuvvetler’o kadar ayrı, o kadar ayrı ki, polis savcıyı takmıyor, takarsa başına iş alıyor!.. Adalet Bakanı bir nevî ‘beylerbeyi’ne dönüşürken, rejimin ‘demokratik’ niteliğine nedense gölge düşmüş olmuyor!.. 
İşin garip tarafı ‘ikinci cumhuriyet’ yâveleriyle ortaya dökülüp, sonra da ikinci tek parti rejimiyle karşılaşanların, 20. Yüzyıl’ın ilk yarısındaki modelin, çok daha ağırını yaşatılıyor olmamıza seslerini çıkarmıyor olmaları ne tuhaf bir çelişki... Birinci tek partiye itiraz edebilecek, onu denetleyecek bir kurum yoktu, bu doğru!.. Peki bugünkü, yani 21. Yüzyıl’daki tek partiyi ve onun tek adamını kamu adına denetleyebilecek, itiraz edebilecek, bırakın itirazı ‘istişare’ edebilecek bir kurum var mı? Varsa hangisi? Meclis mi, Millî Güvenlik Kurulu mu, Anayasa Mahkemesi mi, Yargıtay mı, Sayıştay mı, Danıştay mı, Millî İstihbarat Teşkilatı mı, asker mi, polis mi? 
Bu garip bir yolculuk aslında... Tıpkı, Şener Şen’in  “Sizi Almanya’ya götüreceğim”  diye kamyon kasasına doldurup,  “Geldik”  diyerek sabaha karşı İstanbul’a indirdiği saf köylülerin macerası gibi!.. Daha demokratik ve özgür yeni bir cumhuriyete, ‘ikinci cumhuriyet’e kanatlandığını zannedip, kona kona yeni bir şeflik ve tek parti düzenine konanların komik ve bir o kadar hazin hikâyesi!..
İslâmî kavramların alabildiğine işportaya düşürüldüğü, medya ve para destekli bu ‘modern istibdat’ arayışları, ‘ikinci cumhuriyet’e geçiyoruz derken gözlerini yeni bir ‘tek parti dönemi’nde açanları ayıktırır mı acaba? Doğrusu çok da ümitvar olmak doğru değil... ‘Bulgar sınırı’nı geçerken havlayan köpekler bile bunları uyandıramadıktan sonra, uyanmaları gerçekten zor!..
Cumhuriyetin ikincisini veremedik ama tek parti rejiminin ikincisini vermiş olduk!.. Şimdilik bununla yetinsinler artık!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
37 gün önce
44 gün önce
55 gün önce
84 gün önce
91 gün önce
97 gün önce
132 gün önce
147 gün önce
184 gün önce
186 gün önce
219 gün önce
245 gün önce
263 gün önce
277 gün önce
286 gün önce
291 gün önce
293 gün önce
342 gün önce
354 gün önce
358 gün önce
361 gün önce
377 gün önce
382 gün önce
401 gün önce
405 gün önce
436 gün önce
438 gün önce
445 gün önce
454 gün önce
480 gün önce
496 gün önce
501 gün önce
510 gün önce
511 gün önce
517 gün önce
525 gün önce
528 gün önce
531 gün önce
545 gün önce
601 gün önce
622 gün önce
637 gün önce
686 gün önce
693 gün önce
696 gün önce
699 gün önce
720 gün önce
756 gün önce
767 gün önce
825 gün önce
868 gün önce
930 gün önce
937 gün önce
944 gün önce
1001 gün önce
1004 gün önce
1043 gün önce
1050 gün önce
1057 gün önce
1064 gün önce
1068 gün önce
1074 gün önce
1109 gün önce
1130 gün önce
1140 gün önce
1154 gün önce
1165 gün önce
1189 gün önce
1260 gün önce
1280 gün önce
1284 gün önce
1298 gün önce
1302 gün önce
1305 gün önce
1327 gün önce
1329 gün önce
1333 gün önce
1350 gün önce
1357 gün önce
1358 gün önce
1368 gün önce
1375 gün önce
1411 gün önce
1428 gün önce
1442 gün önce
1460 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=