Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

Gerçek Dr. nerede?..

07 Ocak 2014, 13:40

Bağımsız(!) yargının üstüne büyük sis perdesi çöktü. En namlı hukukçular bile işin içinden çıkamıyor. Formülün bini 1 para..
“Yargının bağımsızlığı”,  “Yargının siyasallaşması”  yeni bir durummuş gibi tartışılıyor..
Dün, o tarafta olanlar bu tarafa, bu tarafta olanlar da o tarafa geçti..
“Adaletin tecelli etmesi için”  formül manyağı olduk.
Sergilenen iki yüzlülüğü ve  “adalet yerini bulsun”  tezgahıyla kurulan büyük oyunu anlamak için yakın geçmişten örnekler vermeye bugün de devam edeceğim. Allah izin verdiği sürece de çabalarım sürecek.
* Tarih: 19 Şubat 2001;
Anasol-M Hükümetinin Köşk’e gönderdiği kanun ve düzenlemelerin sıkça veto yediği günlerin ardından yapılan MGK toplantısı. Onun hemen öncesi; Başbakan Bülent Ecevit ile 10’uncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer arasında görüşmede tartışma çıktı. Toplantıda tartışma çok büyüdü. Sezer, Ecevit’e,  “Yürütme olarak yasamayı tamamen emrinize aldınız. Yargıya müdahale ediyorsunuz. Buna ne hakkınız var? Başbakan olarak yargıya müdahale edemezsiniz” diye bağırdı ve Anayasa kitapçığını önüne itti.
Bu tartışma siyasi tarihimize,  “Anayasa kitapçığının Ecevit’e fırlatılması”  olarak geçti ve malum 2001 krizi ve sonrası.
* Kasım 2002 seçimlerinden sonra Anayasa’yı değiştirerek, o dönem siyasi yasaklı olan Recep Erdoğan’a milletvekili olma yolunu açma tartışmalarında Ahmet Necdet Sezer;  “Demokrasi ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayacak kişiye özgü düzenlemelerden kaçınarak, hukuku siyasallaştırmak yerine, siyaseti hukuk kurallarına uygun yapmaya özen gösterilmesi gerektiği” uyarısı yaptı. Ancak Erdoğan’ın milletvekili olabilmesini sağlayacak Anayasa değişikliği 13 Aralık 2002’de parlamentodan geçti. Sezer ise 18 Aralık’ta veto etti. Sezer, ikinci kez önüne gelen Anayasa değişikliğini onayladı ve referanduma gitme hakkını da kullanmadı.
O günlerde Recep Erdoğan’a siyaset yolu açan eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bugünlerde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün devlet krizine el koyması için mekik diplomasisi yürütüyor.
* Tarih: Ekim 2009;
Başbakan Recep Erdoğan, Oslo’da gizli gizli pazarlık masasına oturduğu terör örgütü PKK için meşhur(!) Habur açılımını yaptı.
34 PKK’lı terörist elini kolunu sallaya sallaya Türkiye’ye büyük bir şovla girdi. Teröristler için özel mahkeme kuruldu. Teröristlerin ayağına kadar gönderilen mahkemeye iktidar  “seyyar mahkeme”  muhalifler ise  “çadır mahkemesi”  ismini verdi. Ankara’nın bizzat talimatıyla görevlendirilen 4 savcı ve 1 hakim  “sürece zarar gelmesin”  diye çok çaba gösterdiler. Nasıl tutuklanamayacakları konusunda teröristlere sufle verdiler. İfadeler gayet güzel hukuki(!) bir şekilde kılıfına uyduruldu. 
Bugün taraftar medyada 5 yıldızlı tatilleri fotoğraf ve belgeleriyle ortaya dökülen Savcı Zekeriya Öz o günlerde, terör örgütü ile mücadele eden askerleri, hükümete muhalefet eden sivilleri, gazetecileri kodese tıkıyordu. Başbakan Recep Erdoğan,  “yargının bağımsızlığı” nutukları atarken, bir grup PKK’lının Habur Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye girdikten sonra serbest bırakılmasını ‘sevindirici gelişme’ diye nitelemişti. Erdoğan şöyle konuşmuştu:
“Habur Sınır Kapısı’nda yaşanan manzara karşısında umutlanmamak mümkün mü? Bu bir umuttur. Türkiye’de bir şeyler oluyor, iyi, güzel şeyler oluyor. Umut verici gelişmeler oluyor... 34 kişi sınırı geçti yasalarımız çerçevesinde bırakıldı. Bunu son derece olumlu ve sevindirici bir gelişme olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum.” 
Toplum olarak en büyük eksikliğimiz ve de hastalığımız;
Ak ile karayı vakti zamanında anlayamamak, ayırt edememek.
12 Eylül 1980 sürecinde öyle oldu.
Turgut Özal döneminde öyle oldu.
DYP-SHP döneminde öyle 
oldu.
Anayol’da öyle oldu.
Anasol-M’de öyle oldu.
Geldi devri AKP, değişen çok fazla bir şey yok.
Büyük plan, aktörler değiştirilerek tıkır tıkır işletiliyor. Siyaset sahnesinde yeni büyük organizasyonlar var. Hoca; kondisyonu yetersiz, yorulan oyuncuları daha diri olanları ile değiştiriyor.
Ne zaman aklımız başımıza gelecek?
Öcalan Başbakan olunca mı?..
İçinde bulunduğumuz sıkıntıları tedavi edecek, bizi sağlığa kavuşturacak gerçek bir Dr. aranıyor..
Ama nerdee!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
7 gün önce
57 gün önce
72 gün önce
92 gün önce
100 gün önce
108 gün önce
129 gün önce
135 gün önce
149 gün önce
167 gün önce
175 gün önce
190 gün önce
203 gün önce
205 gün önce
208 gün önce
218 gün önce
236 gün önce
252 gün önce
274 gün önce
279 gün önce
280 gün önce
303 gün önce
318 gün önce
319 gün önce
348 gün önce
358 gün önce
421 gün önce
441 gün önce
442 gün önce
447 gün önce
464 gün önce
476 gün önce
497 gün önce
505 gün önce
507 gün önce
508 gün önce
520 gün önce
541 gün önce
574 gün önce
584 gün önce
591 gün önce
601 gün önce
609 gün önce
618 gün önce
641 gün önce
645 gün önce
646 gün önce
658 gün önce
660 gün önce
662 gün önce
668 gün önce
673 gün önce
675 gün önce
709 gün önce
720 gün önce
793 gün önce
834 gün önce
874 gün önce
914 gün önce
917 gün önce
919 gün önce
927 gün önce
967 gün önce
974 gün önce
1003 gün önce
1006 gün önce
1028 gün önce
1041 gün önce
1043 gün önce
1062 gün önce
1069 gün önce
1076 gün önce
1079 gün önce
1081 gün önce
1083 gün önce
1090 gün önce
1092 gün önce
1103 gün önce
1111 gün önce
1113 gün önce
1114 gün önce
1122 gün önce
1129 gün önce
1136 gün önce
1145 gün önce
1150 gün önce
1152 gün önce
1155 gün önce
1156 gün önce
1166 gün önce
1174 gün önce
1187 gün önce
1242 gün önce
1245 gün önce
1258 gün önce
1267 gün önce
1274 gün önce
1281 gün önce
1283 gün önce
1297 gün önce
1317 gün önce
1323 gün önce
1342 gün önce
1347 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=