Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Yargıya kumpas kurulduysa?

06 Ocak 2014, 00:28

Başbakan’ın en güçlü yanı “değişim”e karşı gösterdiği uyum.

Ne kendini, ne de ülkeyi değiştirirken hiçbir sıkıntı çekmiyor; yüksünmüyor, komplekse girmiyor, gocunmuyor.

O yüzden, hepimizin şaşırdığı, “hadi canım” dediği meselelerde komplekse girmeden fikir değiştirebiliyor.

Siyasette “çark etmek” olarak nitelendirilebilecek manevralarda dahi, sanki çark eden kendisi değilmiş gibi hamle yapabiliyor.

Bunu yaparken kullandığı yöntem yaratıcı. Öncelikle siyaseten zarar hanesine yazılabilecek hiçbir icraatı kabullenmiyor. Dün söylediklerini hemen unutuyor; hafızadan siliyor. Dün aksini savunduğu meseleleri bugün dünkü fikrinden daha yüksek sesle ve inatla savunabiliyor.

İki zıt fikri siyasi tarihte “kısa” olarak nitelendirilebilecek zaman aralıklarında bu kadar “inançla” savunan başka bir lider hatırlamıyorum. Bu konuda Demirel bile bu kadar “mahir” değildi.

Doğru veya yanlış bütün icraatlarda durum bu.

Yanlıştan çark ederken yanlışı yapanları yerin dibine sokarken de kendisini doğruyu bulan lider olarak işaret ediyor. Yanlış icraatlar hep başkalarının, doğrular ise hazrete ait.

İlk dönemlerinde kimse bu durumdan şüphelenmiyordu, ama şimdi iş değişti. Her büyük hatada kendi arkadaşlarını, bakanlarını, bürokrasiyi suçlayan bir Başbakan profili göze batmaya başladı.

Bu konuda pek çok örnek sayabiliriz. Balyoz ve Ergenekon meselesi bunun son örnekleri.

Başbakan “Kendi ülkesinin milli ordusuna, milli istihbaratına, milli bankasına, milletin gönlünde yer edinen sivil iktidarına kumpas kuranların bu ülkenin hayrına bir iş yapmış olmayacağını çok iyi bilir” sözleriyle bu meselede de topu bürokrasiye atarak meseleyi çözdü.

Yani…

Askere karşı yapılan bütün operasyonlar “kumpas”mış.

Peki bu kumpası kim kurdu?

Anlaşılan o ki askerleri kışladan toplayıp Silivri’ye dolduranlar.

Ama onu yapan Başbakan değil ki, “Cemaat”.

Peki, tamam da “Cemaat” bütün bunları tek başına mı yaptı?

Ona bu fırsatı tanıyan, bırakın makamları Bakanlıkları ona tahsis eden ve icraatlarını meydanlarda savunup eleştirenleri o “muhteşem” belagatıyla kahredenlerin hiç mi kabahati yok?

***

Fena bir yöntem değil.

İnsanları yıllarca içerde tut, mağduriyetler yarat, askeri ve sivil bürokraside dengeleri kendi lehine değiştirecek bütün hamleleri gerçekleştir.

Bütün bu yaptıkların için kahraman edasıyla meydan meydan gez, ondan sonra “pardon” de.

Şimdi de o “pardon” için oy iste.

Dün “askeri vesayetten”, bugün “yargı ve emniyet vesayetinden sizi kurtardım” diye oyları topla.

AKP’nin bu “çapraz” icraatlarını liderinden daha gözü kara savunanlar kendilerine şunları sorsunlar.

Yarın Başbakan çıkıp “yargıya kumpas kurmuşlar” derse ne olacak?

Hep birilerinin kumpasına giren birinin yarın başka bir kumpasa gelmeyeceğinin garantisi var mı?

Bu “kumpaslarda” hayatı kayan onlarca-yüzlerce insanın hakkı ne olacak?

***

Hükümetin ıslak imza “romantizmi” Ergenekon ve Balyoz davasından hatıra. Orada da “ıslak” imza ile birilerinin “fişlendiği” iddia edilmiş, gazeteler çarşaf çarşaf haberler yapmıştı. Dursun Çiçek yırtınmış, “ağabey ben emir kuluyum” meyanında ifade-i meram eylemeye çalışmış ama kendini dinletememişti…

Adamı yıllarca içeride tuttular, cezayı çaktılar; hayatını kararttılar, şimdi de “kumpas ihtimali var” diyorlar…

Buyrun başka bir ıslak imza vakası.

Başbakan Cumartesi kahvaltısında basın mensuplarına “mektup yazdılar, ıslak imzalı, pazarlık talep ettiler; ama ben kabul etmedim!” meyanında bir açıklama yapmış. Biz de “helal olsun, delikanlı adam netekim!” şeklinde yorumlarda bulunmuştuk.

Sonra görüldü ki o mektup Başbakan’a değil, Cumhurbaşkanı’na imiş.

Koskoca Başbakan taze ergenler gibi, muhatabı olmadığı bir işin muhatabıymış gibi davranacak değil ya; muhtemelen yanlış anlamış veya yanıltılmış.

Hadi o yanlış anladı diyelim Cemaatin yaptığına ne demeli!

Kardeşim adam nihayette Başbakan, siz Başbakan’ı çiğneyip, “muhatabımız değilsin” der gibi Cumhurreisine mektup yazıyorsunuz.

Sonra da çıkıp “o mektup sana değildi, hem onlar da yazılı değildi” diyorsunuz.

Üstelik mektubu yayınlayarak Başbakanı terse düşürüyorsunuz.

Çok fenasınız çok. Yapmayın böyle şeyler!

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
144 gün önce
242 gün önce
270 gün önce
347 gün önce
361 gün önce
409 gün önce
416 gün önce
423 gün önce
473 gün önce
494 gün önce
501 gün önce
529 gün önce
535 gün önce
542 gün önce
556 gün önce
563 gün önce
577 gün önce
584 gün önce
591 gün önce
599 gün önce
662 gün önce
683 gün önce
696 gün önce
739 gün önce
745 gün önce
766 gün önce
793 gün önce
829 gün önce
844 gün önce
871 gün önce
878 gün önce
886 gün önce
969 gün önce
1005 gün önce
1011 gün önce
1054 gün önce
1096 gün önce
1109 gün önce
1137 gün önce
1179 gün önce
1207 gün önce
1221 gün önce
1277 gün önce
1298 gün önce
1417 gün önce
1425 gün önce
1431 gün önce
1438 gün önce
1445 gün önce
1453 gün önce
1467 gün önce
1480 gün önce
1488 gün önce
1522 gün önce
1537 gün önce
1544 gün önce
1551 gün önce
1592 gün önce
1642 gün önce
1669 gün önce
1705 gün önce
1719 gün önce
1740 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=