Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

Meclis Başkanı’nın isyanları ardından gelen şok uyarı:

04 Ocak 2014, 14:07

2015’te fırtına olur...

Toz duman olan Türkiye gündeminde TBMM Başkanı Cemil Çiçek dün medyanın Ankara temsilcileri ve Parlamento muhabirlerini “2014 değerlendirmesi” için kahvaltıya davet etti.

Orada bulunan tüm gazetecilerin kendi aralarındaki ortak soru ise; aynı anda Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Başbakanlık muhabirleriyle yaptığı toplantı hakkındaydı. “Acaba Arınç, Cemil Çiçek’in söyleyeceklerini kesmek için mi eş zamanlı toplantı yapıyordu?..” Bülent Arınç’ın söylediklerinden habersiz izlediğimiz Cemil Çiçek, cemaat-Erdoğan, kuvvetler kapışması ve birçok önemli gündem maddesi hakkında öyle şeyler söyledi ki; “Ben lafı ortaya bıraktım. İsteyen istediğini alsın” cinsindendi. 

Cemil Çiçek, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile girdi söze;  “Bu süreç her zaman sancılı. Sancısız, sıkıntısız bir seçim olmasını diliyorum” dedi. Başlıklar atmadı fakat 17 Aralık sonrasına ilişkin net sözler söyledi; 

“Öz eleştiri; Hepimizin öz eleştiri yapmaya ihtiyacı var. Öz eleştiriyi yapmadığımız takdirde o zaman Türkiye’de siyaset adına da başka türlü mücadeleler adına da kör dövüşü yapmış oluruz.

Açıkça ifade etmek isterim ki bir barış ve kardeşlik diline ihtiyacımız var. Maalesef siyaset adına dilimiz çok dikenli. Normalleşmeye ihtiyacımız var. Demokrasi sabır ve tahammül rejimidir. Türkiye’nin uzlaşmaya en az oksijen kadar ihtiyacı var. Kullandığımız dil uzlaşmanın kenarından bile geçmiyor.” 

“Yetki çatışması; Herkes kendi işine bakmalıdır. Herkes kendi işini yapacak ve kendi işine odaklanacak. Bu yetki çatışmaları sebebiyledir ki birçok konuyu birçok sorunu şeklen karara bağlamış olsak bile kalıcı, sürekli bir çözümü üretemiyoruz. Üç kuvvet bir diğerinin alternatifi değil, biri diğerinin hasmı hiç değil.
Demokrasinin nekahet dönemlerinde birinin diğerinin yerine geçerek, birinin yetkilerini gasp ederek bu alana müdahale etmiş olmasından dolayı toplum çok huzursuz olmuştur.

Ortada sıkıntılı bir durum var.

Hiç kimse ve hiç bir kurum kaynağını anayasadan almayan bir yetkiyi kullanamaz.
Yargının görevi sadece ve sadece hukuki denetim yapmaktır. Yerindelik denetimi yapmak yargının görevi değildir.
Yerindelik denetimi yapmak yasama organının görevidir.
Hukuk, adaletin enstrümanıdır siyasetin değil.
Uzunca zamandır biz Türkiye’de hukuku unuttuk. Her konuyu siyaseten tartışıyoruz yeri geldiği zaman da hukuku siyasetin enstrümanı olarak kullanıyoruz.
Hukuk devleti günümüz Türkiye’sinde neredeyse bir kelamı kibar olarak algılanıyor.
Anayasanın 138. maddesi(yargı bağımsızlığını düzenleyen), Allah’ını seven söylesin, bu madde işliyor mu bugün?.. Bu madde ölmüştür.
Yargının bir bölümünün medyatik olma hastalığı var.
Soruşturmanın gizliliği var mı?.. Buna da isyan ediyorum.” 
n “Yolsuzluklar; Müzmin bir illet. Üç ayağı var. Bir köşesinde siyaset, bir köşesinde bürokrasi öbür köşesinde iş dünyası. Bir şeytan üçgeni. Ne dönüyorsa bu üçünün arasında dönüyor. Üç köşede de paslanma var.” 
n “3 alanda Türkiye ciddi kayıt dışılık yaşıyor. Bunların bir tanesi kayıt dışı ekonomidir. Bu, haksızlığa hukuksuzluğa sebebiyet veriyor, adaleti de ortadan kaldırıyor. Ekonominin önemli bir kısmı kayıt dışıysa, tereddütsüz siyasetin de bir kısmı kayıt dışı olur.
İkinci kayıt dışılık siyasettir. Türkiye’de siyaset alanının önemli bir kısmında kayıt dışı unsurlar siyaset yaptı bugüne kadar. Nedir derseniz? Zaman zaman görevi siyaset yapmak olmadığı halde, kendi yetki alanı içinde neyi yapacağı belli olup bunun içinde siyaset yapmak olmadığı halde, bir kısım anayasal kurumlar, kuruluşlar, siyaset yapmıştır. Muhtıralar en somut örnekleridir.
Önemli sermaye grupları, geçmişte envanterde gözükmüyor. Kim kimdir bilemiyoruz. Biz sadece sonuçları itibarıyla öğreniyoruz. Mesela milletvekilleri transferleri bakımından havuz oluşturulduğunu bilmeyen yok.
Siyasetin finansmanını hâlâ netleştiremedik. Netleşmeyince çıkar amaçlı grupların ya da sosyolojik grupların, siyaset alanını daralttığı siyasete  kuralı belli olmayan kurumu, yeteri kadar belli olmayan yöntemlerin ise hiç belli olmayan bir şekilde siyaset alanına müdahale ettiğini görüyoruz.
Kayıt içindeki siyasetle kayıt dışındaki siyasetin çarpık ilişkilerinden bahsediyorum. İtirazım ona. Kimin nerede durduğu baştan belli olacak. Onun için şeffaflık lazım. Finansmanından tutun siyasetin ilişkilerine varıncaya kadar. Bu manada Türkiye çarpık ilişkiler yumağıdır. Bunun altını çiziyorum.” 
Cemil Çiçek,toplantın en şok açıklamasını ise tutuklu milletvekilleri meselesine değinirken yaptı;
 “Tutuklu milletvekilleri meselesi; Nereden kaynaklandı? Evvela böyle bir problemi siyaset kurumu kendisi çıkardı. Böyle olduğunu ve olacağını bile bile lades dedi. Madem ki dedik, sür git devam etmemesi gerekir. Bu konuda çok demeç verdik ama anayasa 83 orada, 84, 76 orada duruyor. 14’üncü madde orada duruyor. Ama biz (millet iradesi tutsak edilemez) diyoruz. İyi de kuralları değiştirmek bizim görevimiz. Hadi değiştirelim, olmaz. Meclis Başkanı şapkadan tavşan mı çıkaracak?..
Eğer bu işi böyle flu bir noktada bırakırsanız doğru dürüst her zaman geçerli bir kural koyamazsanız. Türkiye’nin yaşadığı sıkıntılar, bir kısım gruplar, örgütler, ideolojik kavgaları da hesaba kattığınızda, 2015 seçimleri açısından bu kurallar aynen devam eder. Sadece Anayasa Mahkemesi’nin gösterdiği yoldan giderek bu işe bir çözüm bulmaya çalışırsak, bu bir ferdi çözümdür. Ben kurumsal çözümden bahsediyorum. Yarın Türkiye’de çok daha karmaşık  siyasi sorunlara kapı aralamış oluruz.
2015 adaylıkları söz konusu olduğunda yargı ile problemi olan herkes aday gösterilecek. Bu yolla Türkiye’de siyaset yeni bir kanal açacaksa gelin kuralları değiştirelim. Ortada çok ciddi problem var, (çıkan çıktı bundan sonrası bizi ilgilendirmiyor) dersek 2015’te fırtına olur. Bunun altını çiziyorum. Kimse bugünün işini yarına bırakmasın, topluma da daha fazla bedel ödetmeyelim.” 
Toplantının sonunda, söze Cumhurbaşkanlığı seçimi ile başlayan Cemil Çiçek’e, “Cumhurbaşkanlığına aday olacak mısınız” sorusu geldi. Çiçek,  “dolmuşa binmem” dedi ama...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Murat Gulebenzer
1321 gün önce
Cemil Cicek gibi durust bir kisinin boyle sahtekarlarin icinde ne yaptigini hep sorarim kendime.
özdemir akı
1321 gün önce
hırsızlığa dünyanın hiç bir medeni ülkesinde tahammül yoktur
Yazarın Diğer Yazıları
12 gün önce
36 gün önce
63 gün önce
111 gün önce
124 gün önce
140 gün önce
141 gün önce
172 gün önce
182 gün önce
232 gün önce
247 gün önce
267 gün önce
271 gün önce
275 gün önce
283 gün önce
304 gün önce
310 gün önce
324 gün önce
342 gün önce
350 gün önce
365 gün önce
378 gün önce
380 gün önce
383 gün önce
393 gün önce
411 gün önce
427 gün önce
449 gün önce
454 gün önce
455 gün önce
478 gün önce
493 gün önce
494 gün önce
523 gün önce
533 gün önce
596 gün önce
616 gün önce
617 gün önce
622 gün önce
639 gün önce
650 gün önce
672 gün önce
680 gün önce
681 gün önce
683 gün önce
695 gün önce
716 gün önce
749 gün önce
759 gün önce
766 gün önce
776 gün önce
784 gün önce
793 gün önce
816 gün önce
820 gün önce
821 gün önce
833 gün önce
835 gün önce
837 gün önce
843 gün önce
848 gün önce
850 gün önce
884 gün önce
895 gün önce
968 gün önce
1009 gün önce
1048 gün önce
1089 gün önce
1092 gün önce
1094 gün önce
1102 gün önce
1142 gün önce
1149 gün önce
1178 gün önce
1181 gün önce
1203 gün önce
1216 gün önce
1218 gün önce
1237 gün önce
1244 gün önce
1251 gün önce
1254 gün önce
1256 gün önce
1258 gün önce
1265 gün önce
1267 gün önce
1278 gün önce
1286 gün önce
1288 gün önce
1289 gün önce
1297 gün önce
1304 gün önce
1311 gün önce
1318 gün önce
1320 gün önce
1325 gün önce
1327 gün önce
1330 gün önce
1331 gün önce
1341 gün önce
1349 gün önce
1362 gün önce
1417 gün önce
1420 gün önce
1433 gün önce
1442 gün önce
1449 gün önce
1456 gün önce
1458 gün önce
1472 gün önce
1492 gün önce
1498 gün önce
1517 gün önce
1522 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=