Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Aç Tavuk Akil olursa...

01 Temmuz 2013, 01:51

"Hiç kimse boşu boşuna dağa çıkmamıştır."

Akîl sözü

Yazının üst sağında verdiğim "akîl sözü" meselenin özetini veriyor. Aslında tüm bu gezmeler, söylemeler, sövmeler ve germeler bu sözün altını doldurmak içindi; maksat hasıl olmuştur.

Bu komedinin bir diğer önemli ayrıntısı, raportörün  "patron"la yaptığı toplantı sonrası uğradığı hayâl kırıklığıdır. Bu düzmece hayâl kırıklığının sebebi  Başbakan'ın "Kürtçe eğitim, barajın düşürülmesi, bayrak vs." konularda "çark" etmesiymiş. Aslında Erdoğan Kürtçe eğitim ve diğer bazı "kültürel ve siyasi" haklar meselesinde "Akil" heyetle aynı fikirde değilmiş. Kızgın Türklere "ayar" kabilinden bu açıklamalar "rutin" oldu. Tıpkı "evinizin balkonuna Türk bayrağı asın" çağrısı gibi.

Raporun ayrıntısı çok tartışıldı tekrar girmeye gerek yok. Ben esasını ile değil "ruhu"nu ve yazanların "psikolojisi"ni irdeleyeceğim. Akil heyetlerin ifade ediş tarzı farklı lakin özü aynı raporlarının ana teması "beraber yaşamaktan bıkma ve geçmişten intikam alma" üzerine oturmuş. Bu kapsamda Akillerin ülkenin birliğini ve dirliğini bozmaya yönelik hususlardaki heyecanlı önerileri bana patronun gözüne girmek için itişip duran amelelerin halini hatırlattı.

Bu durumun iki temel sebebi var. Birincisi, "muhayyel" yeni Cumhuriyet'e "kurucu" olma heyecanı ile rol kapma yarışıdır. Akil insanların televizyonlardaki "bizim bölgemiz diğerlerinden daha çalışkan idi" veya "biz daha çok ikna ettik" açıklamalarının sebebi budur. Başbakan'a en "lâyık" Akil olma gayreti de denebilir buna…

İkincisi ise "aç tavuk" psikolojisidir. Yıllardır yakalayamadığı "fırsatı" yakalamanın heyecanı ile "isteyenin bir yüzü kara vermeyenin…" atasözüne nazire yaparcasına sıralanan "akla ziyan" talepler bu psikolojinin yansımasından başka bir şey değil. Evet, birileri bu zevata "hadi gezin, para da benden, Valilerim de emrinizde; bakalım ne kadar isteyebileceksiniz" demiş, onlar da kendisini "darı ambarında" zannetmiştir. Televizyon dizilerinden atasözlerine, cadde-sokak isimlerinden "soykırım" iddialarına, bayrak isminden müteahhitlik hizmetlerine kadar yapılması istenen düzenlemelerin izahı budur.

AKP seçmeni de dahil olmak üzere herkes bu raporlara bakıp raporu yazanları eleştiriyor. Yazanlara diyecek bir şey yok, onlar ezberlerini tekrar ediyorlar. Dikkat çekmemiz gereken husus bu raporu kimin yazdırdığıdır. Bu zevatın eline kalemi, kağıdı ve mürekkebi kimin verdiği ve nihayet "süfle"yi kimin üflediğidir. Cevabı belli bu soruların muhatabı bu zevatı Anadolu yollarına düşüren "Usta"dan başkası olmasa gerek.

***

Bu rapor(lar) Erdoğan efsanesine ikinci bir darbe oldu. Birincisi "Gezi" parkı hadisesi ile, daha inşa edilemeden yıkılan "Demokrat" kimliktir. Her ne kadar 35. madde operasyonu ile toparlanmaya çalışılsa da millet kanuna dayalı "imaj" çalışmalarından ziyade "pratiğe" bakıyor. Artık Erdoğan demokrasisinin derecesi Meclis komisyonlarından ziyade ülke sokaklarında ölçülüyor.

İkincisi ise hükümetin iyi bir "ekibe" sahip olduğu efsanesinin yıkılmasıdır. Erdoğan'ın ekibi bu raporların yazıldığı masanın diğer tarafındadır ve PKK'lı "paydaşları" ile birlikte patlamıştır. Gerek heyet içinde gerekse de dışında bu "süreci" yönlendirdiğini zanneden ekibin "çapı" şu "ergen" Kürtçülerin kaleminden çıktığı intibaı veren raporlar ve arkasından atılan "zafer" çığlıkları ile ortaya çıkmıştır. "Amerika'da gördüm, eyalet bize uyar" havasında devletin birliğini "test etme" çalışmalarına imza atanlardan tutun da olabilirliğine kendilerinin bile inanmadıkları rapor rezaletine imza atan isimlere kadar bunu görebilirsiniz.

Gençlik yıllarını Tahran ve Stalingrad nostaljisi ile geçiren bu sınıfın kafa olarak değişmediğini görebiliyoruz. Bu kafanın "kâmil" noktasını temsil eden "Muro" Başkan'ın "kaostan kozmoza" geçme hevesi bu raporların her noktasına, virgülüne ve yazarlarının bütün hücrelerine işlemiş. Fakat özellikle bu heyetin "sözde" İslamcı yancılarına İslam devlet kültüründe "kaos"un değil "huzurun", ümmetin selameti için ise "kesretin" değil "vahdetin" esas alındığını hatırlatmak isterim.

İsmail Şahin'i takip etmek için:

https://www.facebook.com/isahinbegen

https://twitter.com/issahintr

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
200 gün önce
298 gün önce
326 gün önce
403 gün önce
417 gün önce
465 gün önce
472 gün önce
479 gün önce
529 gün önce
550 gün önce
557 gün önce
585 gün önce
591 gün önce
598 gün önce
612 gün önce
619 gün önce
633 gün önce
640 gün önce
647 gün önce
655 gün önce
718 gün önce
739 gün önce
752 gün önce
795 gün önce
801 gün önce
822 gün önce
849 gün önce
886 gün önce
900 gün önce
927 gün önce
934 gün önce
942 gün önce
1025 gün önce
1061 gün önce
1067 gün önce
1110 gün önce
1152 gün önce
1166 gün önce
1193 gün önce
1235 gün önce
1263 gün önce
1277 gün önce
1333 gün önce
1354 gün önce
1473 gün önce
1481 gün önce
1487 gün önce
1494 gün önce
1501 gün önce
1509 gün önce
1523 gün önce
1536 gün önce
1544 gün önce
1578 gün önce
1593 gün önce
1600 gün önce
1607 gün önce
1648 gün önce
1698 gün önce
1725 gün önce
1761 gün önce
1775 gün önce
1796 gün önce


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=