Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

CHP’deki Çankaya Köşkü açmazı

12 Haziran 2013, 23:21

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Taksim’de gerginliğin tepe noktasına ulaştığı saatlerde Çarşamba günü saat 01.30’da MYK’yı topladı. Toplantı sabah saat 04’e kadar sürdü.
Muhalefet partilerinin yetkili kurullarının gece yarısı olağanüstü toplantıya çağrılması ve sabahın ilk ışıklarına kadar durum değerlendirmesi yapması alışa geldik bir durum değildir. CHP’nin rutin programına göre Kılıçdaroğlu, MYK’yı Çarşamba günü Amasya Genelgesi’nin yayımlanışının 94’üncü yıldönümü münasebetiyle Amasya’da toplayacaktı. Kılıçdaroğlu, Salı gecesi aldığı ani bir kararla yolda olan başkanlık divanı üyelerini apar topar Ankara’ya geri döndürerek bu toplantıyı yaptı.
Olağanüstü toplantının ardından Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanına “liderler zirvesini toplayın” çağrısı yaptı. Açıklamada başka detay yoktu.
Sabah mesaisine başladıktan sonra toplantıya katılan CHP’lilerin uyanmasını bekledim.
Peş peşe miting iptal eden CHP’yi başkanlık divanının olağanüstü toplanmaya iten sebep ve sebepler neydi?
Gezi Parkı olaylarının patlamasının ardından Köşk’e çıkan ve Abdullah Gül’den yetkilerini kullanmasını isteyen Kemal Kılıçdaroğlu daha önce de olumlu yanıt almadığı liderler zirvesi çağrısını neden tekrarlamıştı?
CHP’ye gelen bazı özel bilgiler mi vardı?
CHP kulislerinde ve birçok çevrede çokça dillendirilen Sünni-Alevi çatışmasına yönelik provokasyonlarla ilgili somut bilgiler mi geliyordu Kemal Kılıçdaroğlu’na?..
Zira olağanüstü toplantıdan ilk sızan perde arkası haberlerde, Cumhurbaşkanının da tutumunun masaya yatırıldığı ve hararetli tartışmaların yaşandığı yönündeydi.
Buna benzer, akılları kurcalayan pek çok sorunun ve iddiaların cevabını bulabilmek için CHP’de sabah ilk uyananlardan olan Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak’ı buldum. Olağanüstü toplantının sebebini sordum. Toprak’ın cevabı;
“Orada gerçekten orantısız güç, gençleri tamamen yok etmeye yönelik bir hareket vardı. O ortama duyarsız kalmak mümkün değildi.”
-Çok alışık olduğumuz bir durum değil gece yarısı MYK’nın toplanıp sabaha kadar çalışması. Mutlaka Sayın Kılıçdaroğlu’nun da sizin de kulağınıza gelen ciddi duyumlar vardır. Çünkü mitinglerinizi de iptal ettiniz.
Bunların hepsi bu ülkeye sağduyu içerisinde yer etmek. Gerçekten iktidar şuurunu kaybetmiş. Şuursuzca hareket ediyor. İktidarların bu tip evreleri olabilir.. Şuurunu kaybettiğinde bunlar da kötü yere doğru gider. Demokrasiyi dahi görmemezlikten gelirler. İnsan haklarını görmemezlikten gelirler. Geldiğimiz süreçte de iktidarda öyle bir ruh hali var.
-Mitinglerinize yönelik bir provokasyon duyumu aldınız mı?
Yok. Ama öyle bir şey olabilir. Bizim mitingleri iptal etmemizin birkaç nedeni var. Türkiye tansiyonu çok yüksek bir ortam. Her an bir şey olabilir ve onun faturası çok pahalı olur gençlere. Bu ortamda tansiyonu yükseltmeyi doğru bulmuyoruz açıkçası.
-Sayın Kılıçdaroğlu Köşk’e çıktı, yetkilerinizi kullanın dedi, dün de liderler zirvesi çağrısı yaptı. Belli ki Cumhurbaşkanının tutumu da gündem maddesiydi.
Tabii o vardı.
-Buradaki değerlendirme nedir? Cumhurbaşkanı gerçekten yetkilerini kullanıyor mu? Çünkü 3 günlük bir geziye çıktı Cumhurbaşkanı fakat Kılıçdaroğlu yine de liderler zirvesi çağrısı yaptı.
Bu tip ortamlarda devlette kademeler vardır. Kademelerin en üstünde de Cumhurbaşkanı. Şimdi liderleri bir araya getirecek. Nedir, bu konuyu tartışacaklar, kendi aralarında çözecekler.
-Toplantıdan çıkan karar nedir? Nasıl bir üslup, siyaset izlenecek?
Kucaklayıcı, sağduyuya davet. Bu olay kötü bir yere gidiyor yarın öbür gün bir evladımızın veya bir polisimizin burnu kanarsa bunun faturası ağır olur.
Erdoğan Toprak’tan sonra benzer soruları CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan’a da sordum;
-Bu olağanüstü toplantının gerçek temeli, ekseni neydi?
Gerçek temeli çok olağanüstü bir süreç yaşanması ve bunun artık halka pusu kurarak sabah hiçbir şey yapmayacağız girmeyeceğiz diyip sonradan tepesine binip halkın, artık o düzeyde bir müdahalenin olması bence tuzu biberiydi..
-Muhalefet açısından alışık olduğumuz bir durum değil gece yarısı MYK toplantısı.
Tabii olağanüstü bir gece yaşandı. Giderek otoriterleşen bir iktidarın ve artık son noktada gezi parkına yapılan ağır müdahale sonunda alınmış bir karar.
-Nasıl değerlendirildi bu süreç? CHP, peş peşe mitinglerini iptal ediyor. Acaba kulağınıza gelen duyumlar mı var?
Öyle bir istihbarat yok. Benim iki gün önceki açıklamamda da vardı. Sağda solda miting yaparak ne yapmaya çalışıyorsunuz, bu kadar kamplaşma yetmez mi? Bir tür kana susamışlık bu. İnsanların birbirine girmesini mi istiyorsunuz? diye bir açıklama, uyarım olmuştu. Bunu da değerlendirdik. Bunun da bu açıklamanın içinde bulunması gerekiyor çünkü kamplaşmayı körükleyecektir insanların meydanlara çıkması ve Başbakan’ın meydanlarda birilerini hedef göstermesi ki bunu yapacak bundan hiç vazgeçmiyor. Ondan duyulan endişe.
-Daha net sorayım; Bir Alevi-Sünni çatışmasına mı gidiyor ortam?
Çok yakınlarımızda mezhep kavgası var, her yerde var. Her yerde fitili ateşlendi bu bombanın. Rize’deki olay çok olumsuz şeyler de hatırlattı. Gerçi orada mezhepsel bir şey değildi bildiğim kadarıyla. Bir grubun bir yere sıkıştırılması ve bir linç girişiminde bulunulmasıydı. O gece biz neler çektik ben anlatamam size. Kimlerle kendimizi nerelere vurduk, kimlerle konuştuk. Nasıl o süreci yönetmeye çalıştık saatler boyu. Çünkü çok endişeliyiz, bunları yaşadık. O yüzden de bu tür mitinglerin provokasyona açık olduğundan endişe ediyoruz. Ben bunu MYK’da da dile getirdim. Daha önceki açıklamalarımda da dile getirdim.
-Melih Gökçek dün bir televizyon programında “CHP kapatılsın” dedi...
Ben Melih Gökçek’i kale alıp ona cevap vermek istemem. Akıl tutulması yani. Devleti kurmuş bir partinin kapatılması olacak şey değil ama Melih Gökçek ile ben bu konuda polemiğe girmem. Kale bile almıyorum söylediği hiçbir şeyi.
Yazarın yorumu: Kılıçdaroğlu günde bin defa Cumhurbaşkanına liderler zirvesi çağrısı yapsa da boş!.. Abdullah Gül’ün ön almasına Tayyip Erdoğan müsaade etmez. Gül, bu talebi Erdoğan’a iletmeye cesaret de edemez. Zaten Rize’de, “Bugünkü ortamda katkı sağlayacağına inanmıyorum. Liderleri tek tek çağırır dinlerim”  demedi mi? Kılıçdaroğlu’na tek çare kalıyor;  “Erdoğan’ı haftalık olağan görüşmenin haricinde de bir gün ayrıca Köşk’e çağır da görelim” demek..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
9 gün önce
17 gün önce
46 gün önce
52 gün önce
66 gün önce
92 gün önce
107 gün önce
120 gün önce
122 gün önce
125 gün önce
135 gün önce
153 gün önce
169 gün önce
191 gün önce
196 gün önce
197 gün önce
220 gün önce
235 gün önce
236 gün önce
265 gün önce
275 gün önce
338 gün önce
358 gün önce
359 gün önce
364 gün önce
381 gün önce
392 gün önce
414 gün önce
422 gün önce
423 gün önce
425 gün önce
437 gün önce
458 gün önce
491 gün önce
501 gün önce
508 gün önce
518 gün önce
526 gün önce
535 gün önce
558 gün önce
562 gün önce
563 gün önce
575 gün önce
577 gün önce
579 gün önce
585 gün önce
590 gün önce
592 gün önce
626 gün önce
637 gün önce
710 gün önce
751 gün önce
790 gün önce
831 gün önce
834 gün önce
836 gün önce
844 gün önce
884 gün önce
891 gün önce
920 gün önce
945 gün önce
958 gün önce
960 gün önce
979 gün önce
996 gün önce
998 gün önce
1000 gün önce
1007 gün önce
1009 gün önce
1020 gün önce
1028 gün önce
1030 gün önce
1031 gün önce
1039 gün önce
1046 gün önce
1053 gün önce
1060 gün önce
1062 gün önce
1067 gün önce
1069 gün önce
1072 gün önce
1073 gün önce
1083 gün önce
1091 gün önce
1104 gün önce
1159 gün önce
1162 gün önce
1175 gün önce
1184 gün önce
1191 gün önce
1198 gün önce
1200 gün önce
1214 gün önce
1234 gün önce
1240 gün önce
1259 gün önce
1264 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=