Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Büyü bozuldu

27 Aralık 2013, 09:36

Semdinli’deki Umut Kitabevi’nde meydana gelen patlamadan sonra, olayın sorumlusu olduğu iddiasıyla Astsubay Ali Kaya gözaltına alınmıştı...

Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, kendisine sorulan bir soru üzerine Ali Kaya için  “Tanırım, iyi çocuktur”  ifadesini kullanmıştı...

Bu sözler üzerine kıyamet kopmuş, Büyükanıt’ın yargıyı etkilemeye çalıştığı öne sürülmüş, kimi yorumlarda daha da ileri gidilerek, iş ‘organizasyon’a ve ‘derin devlet çetesi’ isnadına kadar vardırılmıştı...

Şimdi ‘hukuk’ açısından bir mukayese yapalım: Başbakan Tayyip Erdoğan, Pakistan’dan Ankara’ya dönerken, uçakta gazetecilerin sorularını cevaplıyor...

Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın dürüstlüğünden şüphesi olmadığını, olsa olsa ‘saf’lığının kurbanı olabileceğini, Reza Zarrab’ın ise ülkeye katkıları bulunan bir ‘hayırsever’ olduğunu söylüyor...

Eğer Yaşar Büyükanıt’ın o dönem sarf ettiği sözler ‘yargıya müdahale’yse, bugün Başbakan’ın yani yürütmenin başının, yani Adalet Bakanı’nın da patronunun sözlerini hangi kategoride değerlendireceğiz? Üstelik Büyükanıt o noktada kalmıştı...

Oysa Başbakan taraf ve ‘yönlendirme’nin içinde...

Tayyip Erdoğan daha mahkeme aşamasına geçilmemiş ve iddianame ortaya çıkmamışken savunmaya başlamış durumda...

Makbuz olup olmadığını bilmediği hâlde Aslan’ın evinde bulunan paranın bankayla ilişkilendirilmesinin ‘vatana ihanet’ olduğuna hâkimden evvel hükmetti bile!..

Zarrab’ın, AB ofisindeki Egemen Bağış’ın yanına çantayla girip, çantasız çıkmasına ise  “Ne biliyorsunuz çantada olanları, belki de kitap vardı” gibi savunma gayretine düşmüş durumda...

Zaten Zarrab’ın altın ticareti yetmeyince nafakayı temin gayretiyle ek iş olarak çantayla kitap pazarlama işine girdiği kamuoyunca biliniyordu!..

Bundan sonraki mücadele ‘Yeni Türkiye’nin istiklâl mücadelesi’ olacakmış!..

‘Ne yaptıysak, Başbakan’ın talimatlarıyla yaptık’ diyenlerin sayısı arttıkça bu ‘istiklâl mücadelesi’nin tarafları da değişecek...

İçine düşülen fecaate böyle koca koca isimler bularak, konuyu ‘mukaddes savunma’ alanında tutma gayreti aslında anlaşılabilir bir durum...

Ama kurtulmaya yeter mi, işte orası şüpheli...

Yürütme, yargı ve emniyet ilişkileri açısından muz cumhuriyetlerine ‘kurban olası’ bir noktaya sürüklenip, dünyada diktayla yönetilen ülkelerde bile alay konusu hâline gelmişken, bu statüyü ‘hiçbir şey olmamış’ gibi daha ileriye taşımanın mümkün olmadığı açıkça görülüyor...

Ne yapılırsa yapılsın, o tılsım, kendilerini koruyan o ‘şerbet’ bozuldu...

Rakiplerini ‘savunma’ pozisyonunda tutmak için sürekli tek partili, karneli, koalisyonlu yıllara göndermede bulunarak mevcudun iyiliğini göstermeye çalışan bir yönetme tekniği artık bitmiştir ve şimdi kendisi o ‘savunma’ pozisyonuna savrulmuştur...

Bu da ‘sürdürülebilir’bir yöntem değildir, en başarılısı ancak erimeyi yavaşlatabilir, asla durduramaz...

Yani bir Başbakan, evde çıkan paralarla ilgili ‘Senin milletvekilinin evinden de çıkmıştı ya “ noktasına, yani bu sözlerinin ‘birbirimizden farkımız yok’ şeklinde yorumlanacağını artık ayıramayacak hâle gelmişse durum gerçekten vahim demektir...
Bu arada bir hakkı teslim edelim...

Kabine revizyonunda koltuğunu kaybedenlerden birisi Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün oldu...

Ergün uzunca bir dönem bakanlık yapmasına rağmen adı olumsuzluklarla gündeme gelen bir bakan hiç olmadı...

Veda töreninde verdiği ‘servet, şehvet ve şöhret tutkusunun insanları yoldan çıkaracağı’na dair mesajı adrese teslimdi!..
Zaman zaman yaptığı hatalara rağmen İdris Naim Şahin’i savunan üç yazı yazmıştım...

Fazla göz önünde olmayan Nihat Ergün’ü de farklı görmüş, ısınmıştım...

Sebebi bir dostumun anlattıklarıydı...

Ergün’ün kızının, dershane çıkışında gece gece evine otobüsle gittiğini, aynı mahallede oturdukları için buna defalarca şahit olduğunu söylemişti...

Batı’da olsa bu sıradan bir durumdu ama genel müdürlerin bile makam arabalarını ailelerinin özel işlerine tahsis ettiği bir ülkede, elbette bu fark önemliydi...

Bakan çocuklarının milyonlarca dolarlık kamu ihalelerindeki belirleyiciliğinin konuşulduğu, gemilerinin, tersanelerinin ayağa düştüğü, onları korumak için yönetmeliklerin değiştirildiği bir ülkede bir başka bakanın kız çocuğu gece vakti evine belediye otobüsüyle gidiyorsa, o bakan ve ailesi ancak tebrik edilir...

Egemen Bağış’ın yollandığı bir revizyonda gitmesi onun adına değil, onu alan adına bir talihsizlik!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
2 gün önce
33 gün önce
36 gün önce
58 gün önce
62 gün önce
63 gün önce
76 gün önce
83 gün önce
107 gün önce
184 gün önce
191 gün önce
195 gün önce
201 gün önce
231 gün önce
238 gün önce
244 gün önce
279 gün önce
293 gün önce
330 gün önce
333 gün önce
366 gün önce
391 gün önce
409 gün önce
423 gün önce
433 gün önce
437 gün önce
439 gün önce
489 gün önce
500 gün önce
505 gün önce
508 gün önce
523 gün önce
529 gün önce
547 gün önce
551 gün önce
582 gün önce
585 gün önce
591 gün önce
600 gün önce
626 gün önce
642 gün önce
647 gün önce
656 gün önce
657 gün önce
663 gün önce
671 gün önce
675 gün önce
677 gün önce
692 gün önce
747 gün önce
768 gün önce
783 gün önce
832 gün önce
840 gün önce
842 gün önce
846 gün önce
867 gün önce
902 gün önce
913 gün önce
971 gün önce
1014 gün önce
1017 gün önce
1039 gün önce
1077 gün önce
1083 gün önce
1091 gün önce
1147 gün önce
1150 gün önce
1189 gün önce
1196 gün önce
1203 gün önce
1210 gün önce
1214 gün önce
1220 gün önce
1256 gün önce
1276 gün önce
1287 gün önce
1301 gün önce
1312 gün önce
1336 gün önce
1407 gün önce
1430 gün önce
1444 gün önce
1448 gün önce
1452 gün önce
1473 gün önce
1475 gün önce
1479 gün önce
1497 gün önce
1503 gün önce
1504 gün önce
1514 gün önce
1522 gün önce
1558 gün önce
1575 gün önce
1589 gün önce
1607 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=