Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

“Sıvış de sıvışalım, kırış de kırışalım”

26 Aralık 2013, 12:34

‘Vur de vuralım, öl de ölelim’den aparıldığı bir çırpıda anlaşılsa da ‘İn de inelim, gir de girelim’ pankartı heyecan vericiydi!.. Kendilerini daha önce Conkbayırı’ndan, Trablusgarp’tan, Cudi’den, Gabar’dan ve bilumum cenk meydanlarından görmeye âşina olduğumuz bu muharip sınıfın kararlılığı gerçekten göz yaşartıcıydı!.. Sanırım evlerinde zor zaptedilen milyonların ‘Amerikan Doları olmayan’ cinsleriydi bunlar!..
İcap ettiğinde ‘sahaya ineriz’ makamından seslenseler de pek ortalıkta gözükmezler aslında... ‘Doğal yaşam alanları’ daha doğrusu sahne aldıkları yerler genellikle havaalanlarıdır!.. Devletlû dönüşlerinde havaalanlarında fotosentez yaparlar!.. Bazen rollerini abartıp, kefen filan giydikleri de olur!..
Onlara tavsiyem, bırakın bu ‘yükte ağır, pahada hafif’ işleri... İmam-hatip işine girin, imam-hatip işine!.. Çok kârlı!.. Oflu Hoca’nın  “Kurban derilerini fırıncı Temel’e bırakın” dediği gibi de değil!.. Daha sistematik, daha garantili, daha bereketli!.. İmam-hatibin gerçekten olması da gerekmiyor üstelik!.. Sadece basılınca ‘ne verirsen elinle, o gelir seninle’ edebiyatı yapıyorsun!.. Maliyet sıfır neredeyse!..
Paranın kaydı sorulursa ‘komplo’ diyorsun!.. Savcı sorguda T.C. kimlik numaranı bile sorsa “Bu ülkeye tuzak”  cevabını veriyorsun!.. Savcı, hiddetlenip “Yahu bu milyonlarca Amerikan Doları niye evinde?”  diye bastırırsa, hiç oralı olmuyorsun, İsrail’den girip Meksika’dan çıkıyorsun, ne yapıp edip lâfı bir türlü konuya getirmiyorsun!..
“Delilleri karartma, paraları sarartma, yüzleri kızartma vs..”  türünden boş lâkırdılara aldırış etmemek lâzım!.. Devir artık taşralı orta sınıfın elitist İstanbul sermayesine karşı tevekkülle ayakta kalmaya çalışma devri değil... Devir, ‘kunduzî havuzu’na kova daldırmasıyla şöhret bulmuş dolandırıcılar kralı Raki’yi bile çırak çıkaracak biçimde ‘kamu havuzu’nu dibine kadar hortumlama devri!.. Öyle kuru bakla ticaretiyle, kebapçı dükkânıyla, kanepe imalâtıyla bu rekabetin hakkı verilemez!.. Hem elitist İstanbul sermayesiyle, hem de global hasımlarla mücadelenin şartları neyse yerine getirilmelidir!..
Zaten ‘dinî altyapı’ hemen hemen tamam!.. “Bu kadronun yerine koyacağınız daha iyi bir kadro yoksa, yaptıklarına göz yumulması mübahtır”  anlamında fetva veren ‘umera uşağı’ sözüm ona ‘ulema’, işi kitabına uydurma sırasına girmiş durumda!.. Bu tip sosyal hastalıkları kurumsallaştırdığı için tarihte helâk olan kavimleri hatırlatacak izzet sahipleri birer birer tükeniyor... İşgüzarlık yapıp, Cuma hutbelerine gündemi taşıyan, çözümden, açılımdan, rutin zamanlarda ağaçtan, kuştan, böcekten bahseden ‘resmî dinî otoritemiz’ ise önümüzdeki Cuma hutbesine hırsızlığın, yolsuzluğun, rüşvetin İslâm’daki karşılığını taşısın da görelim!.. Tam yeri gelmişken, hırsızlık yapan kızı bile olsa ne ceza vereceğini buyuran Peygamber Efendimizden bu hafta bahsetsin de duyalım!..
Elbette mümkün değil!.. Ne yaparlarsa yapsınlar, abdestleri bir türlü bozulmayanlar için artık mıntıka tertemiz, arazi alabildiğine mümbit!.. Yarışma programında cevabı ‘yiyici’ olan soruya tahammül edemeyip, programı yayından kaldıran/kaldırtan irade hutbeden ‘yolsuz’un huzurunu kaçıracak ‘dokunuşlar’a hiç katlanabilir mi? Zamanlamanın hesabını sormaz mı?
Bence bizim en büyük eksiğimiz bu sahada ‘ombudsman’hesabı bir karar verici ve düzenleyicimizin olmayışı... Yargıtay’ımız var, Danıştay’ımız var, Sayıştay’ımız var ama neden bir Kırıştay’ımız yok? Şu anda her şey ‘kardeşçe’ gidiyor ama bu mal, mülk, para, ganimet tarihte hep fitne sebebi olmuş, kırışmayı beceremeyen kardeşleri biribirilerine düşürmüştür... O yüzden yapılması gereken, bir boşluk bırakmadan, bu sahada Kırıştay Başkanlığı adı altında bir ihtisas kurumu oluşturmak ve tokatçı, yağmacı, yolsuz ve rüşvetçi arasında çıkabilecek hukukî problemlerde adaleti sağlayacak ve kararları kesin olacak ‘hakem kurum’ ihdas etmektir!.. Meselâ vatandaş, büyükçe bir imar işi için ilgili belediyenin makam sahiplerine aracı vasıtasıyla parayı indiriyor... Fakat aradaki zincirden bir halka problem yapınca hem iş olmuyor, hem de para heba oluyor... Mevcut mahkemelere de gidemeyecek olan bu durumdaki ‘mağdur vatandaş’ hakkını nerede arayacak? İşte bu tip durumlar için Kırıştay Başkanlığı tek çözümdür!..
Girişe de şöyle bir vecize yakışır doğrusu: “Sıvış de sıvışalım, kırış de kırışalım!”

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Mustafa KÜRŞAD
1066 gün önce
MÜKEMMEL BİR YAZI OLMUŞ..EMEĞİNİZE YÜREĞİNİZE VE DE KALEMİNİZE SAĞLIK ..SATILMIŞ KALEMLER DÖNEMİNDE BÖYLE SAĞLAM YAZILAR YAZAN SİZ MANGAL YÜREKLERE ALLAH YAR VE YARDIMCI OLSUN...O'NA EMANET OLASINIZ...
Yazarın Diğer Yazıları
12 gün önce
70 gün önce
86 gün önce
135 gün önce
147 gün önce
151 gün önce
154 gün önce
170 gün önce
175 gün önce
194 gün önce
198 gün önce
229 gün önce
231 gün önce
238 gün önce
247 gün önce
273 gün önce
289 gün önce
294 gün önce
303 gün önce
304 gün önce
310 gün önce
318 gün önce
321 gün önce
324 gün önce
338 gün önce
394 gün önce
415 gün önce
430 gün önce
479 gün önce
486 gün önce
489 gün önce
492 gün önce
513 gün önce
549 gün önce
560 gün önce
618 gün önce
661 gün önce
723 gün önce
730 gün önce
737 gün önce
797 gün önce
836 gün önce
843 gün önce
857 gün önce
861 gün önce
867 gün önce
902 gün önce
933 gün önce
947 gün önce
958 gün önce
1053 gün önce
1073 gün önce
1077 gün önce
1091 gün önce
1095 gün önce
1098 gün önce
1119 gün önce
1122 gün önce
1126 gün önce
1143 gün önce
1150 gün önce
1151 gün önce
1161 gün önce
1168 gün önce
1204 gün önce
1221 gün önce
1235 gün önce
1253 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=