Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Bu raporları Apo yazabilir miydi?

27 Haziran 2013, 23:31

‘Âkîl adamlar’ın raporları belli oldukça şaşkınlık ve kızgınlık artıyor... Oysa şaşırılacak bir durum yok... Çünkü bu heyetler objektif kriterlerle çalışıp, adil bir gözlemlemeyle rapor yazmaları için değil, ne yazacakları önceden bilindiği için atanmışlardı...

PKK lehine daha önce görüş bildirmiş, PKK’yı bütün Kürtlerin temsilcisi olarak tanımlamış, yani ‘ihsas-ı rey’de bulunmuş tipler ana gövdeyi oluşturdu... Bunların yanına, tipik bir ‘halkla ilişkiler’ faaliyeti olarak, yüksek analiz yetenekleriyle göz kamaştıran ‘artistler’, STK temsilcileri ve adam yerine konulmuş olmanın verdiği gazla on adım öne fırlayan kompleksli ‘İslâmcılar’ serpiştirildi...

İnsan düşünmeden edemiyor, özellikle Doğu Anadolu grubunun yazmış olduğu raporu Apo, Şam günlerinde kaleme almayı deneseydi bu kadar ileri gidebilir miydi?

Başbakan’a getirdikleri mesajlara bakın:

Terör örgütü ve bebek katili denilmesin!..

Seyit Rıza ve diğerlerinin itibarı iade edilsin!..

‘Dersim soykırımı’ kınansın!..

Asimilasyona son verilsin!

Tek millet, tek devlet değil, ortak vatan, ortak devlet denilsin!..

Devlet, Kürt halkından ve kandırdığı Türk halkından özür dilesin!..

Türk bayrağı denilmesin!..

Terörle Mücadele Kanunu kaldırılsın!..

Genel af ilan edilsin!...

Öcalan serbest bırakılsın!..

Eyalet sistemine geçilsin!..

Karakol yapımları derhal durdurulsun!..

Yol kontrolleri kaldırılsın!..

Koruculuk sistemi lağvedilsin!..

Bu heyetler her ne kadar ‘resmî’ olmasalar da, Başbakanlığın organizasyonuyla ve yine o Başbakanlığın taraf olduğu süreçle ilgili ‘destekleyici’ çalışmalar için görevlendirildi...

Ve ne büyük skandaldır ki, ‘yarı resmî’ niteliğiyle Türk devletinin ‘soykırım’ ve ‘asimilasyon’ yaptığı iftirasını raporlarına geçirdi...

Başbakan Erdoğan’ın Dersim isyanıyla ilgili herhangi tarihî bilgiye ihtiyaç hissetmeksizin sorumsuzca dilediği özürlerin paralelinde bir gelişmeydi bu...

Açıkçası ‘âkîl adamlar’ın kişilikleri ve seçilme biçimleri, bu heyetleri daha baştan ‘bilimsel heyet’ olmaktan çıkarmış, iktidarın politikalarına lojistik sağlayacak ‘iş birlikçiler’e dönüştürmüştü...

Yaptıkları da o politikalara meşruiyet kazandırma çabasından ibaretti...

Dolayısıyla görüşlerinin yani ‘rey’lerinin önemi yoktu, çünkü ‘sipariş’ti...

Toplumsal tepkiyi siyasî iktidarın üzerinden almak için değerlendirilen ‘mayın âkîlleri’ydi bunlar ve görev alanları belliydi... Ama hesaplar karıştı... Türkiye artık onların yola çıktıkları günkü Türkiye değil... O günlerde yeni anayasayı, T.C.’den ve ‘Türk bayrağı’ndan kurtuluşu, ‘ortak millet’i, KCK’lıları kurtaran yargı paketlerini rahatlıkla pazarlayabiliyorlardı...

Oysa bugün yazdıkları düzmece raporlar ellerinde kalacak gibi...

Toplumu sessiz sedasız ‘yeni dönem’e alıştırma hesabı şaşmış durumda...

Çizgideki kırılmayı Başbakan Erdoğan’ın depreşen ‘bayrak hassasiyeti’nden, üç ay öncesine oranla değişen ‘dil’inden çıkarmak mümkün...

Üstün viraj alma yeteneğiyle yeniden millî vurguya sarılan Erdoğan’ın ‘toplumsal mecburiyet’ karşısında çaresizce döndüğü bu mevzi, ‘âkil adamlar’ tiyatrosunu hükümsüz kalmaya zorluyor...

Adına ‘barış’ denilen sürecin, PKK adına ‘zafer süreci’ olduğunu düşünen insanların sayısının artması ve bu insanların değişik gerekçelerle memnuniyetsizliğini ifade eden diğer kitlelerle aynı zamanda siyasî iktidara karşı cephe açma veya en azından AKP’ye oy vermiş olup da desteğini çekme ihtimali bugünkü ikircikli tavrın doğmasına yol açtı...

Hem Kürtçüleri gönüllemenin, hem de bunu yaparken makul kitleleri ‘şaibeli barış’a ikna etmenin artık çok daha zor olduğu ortaya çıktı...

Millî görüntüdeki defo, toplum tarafından anlaşıldıkça Türk bayrağına hatta üç hilale sarılan oportünizm galiba önümüzdeki günlerin en revaçta ideolojisi olacak!.. Televizyonlarda “Osmanlı’da Kürdistan ve Lazistan eyaletleri vardı” diye tok tok konuşan o Başbakan’ı uzunca bir süre göremeyebiliriz!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
ersin
1429 gün önce
kısa ve net özet yazsanız daha çok kişiye hitap eder okunmasını sağlar sınız bilgilendirmeleriniz için teşekkürler
Gizli bir Türk.
1430 gün önce
Ulu önder ATATÜRK ' ümüze yakında sadece ATA dememiz gerekecek. Ve hatta mümkünse kısık sesle diyerek uyaracaklar...
Yazarın Diğer Yazıları
5 gün önce
12 gün önce
22 gün önce
52 gün önce
59 gün önce
65 gün önce
100 gün önce
114 gün önce
151 gün önce
154 gün önce
187 gün önce
212 gün önce
230 gün önce
244 gün önce
254 gün önce
258 gün önce
260 gün önce
310 gün önce
321 gün önce
326 gün önce
328 gün önce
344 gün önce
350 gün önce
368 gün önce
372 gün önce
403 gün önce
406 gün önce
412 gün önce
421 gün önce
447 gün önce
463 gün önce
468 gün önce
477 gün önce
478 gün önce
484 gün önce
492 gün önce
495 gün önce
498 gün önce
513 gün önce
568 gün önce
589 gün önce
604 gün önce
653 gün önce
660 gün önce
663 gün önce
667 gün önce
688 gün önce
723 gün önce
734 gün önce
792 gün önce
835 gün önce
898 gün önce
904 gün önce
912 gün önce
971 gün önce
1010 gün önce
1017 gün önce
1024 gün önce
1031 gün önce
1035 gün önce
1041 gün önce
1077 gün önce
1097 gün önce
1108 gün önce
1122 gün önce
1133 gün önce
1156 gün önce
1227 gün önce
1247 gün önce
1251 gün önce
1265 gün önce
1269 gün önce
1272 gün önce
1294 gün önce
1296 gün önce
1300 gün önce
1318 gün önce
1324 gün önce
1325 gün önce
1335 gün önce
1343 gün önce
1379 gün önce
1396 gün önce
1409 gün önce
1428 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=