Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Altı kaval, üstü ‘fiş’hane!

06 Aralık 2013, 11:34

Demek ki neymiş, fişlemenin iyi veya kötü bir eylem oluşu yapana bağlıymış!.. Eğer fişlemenin başında ben varsam problem yok ama asker veya sivil bir başkası varsa son derece antidemokratik bir durum!..
Genellikle bu tip durumlarda muhalifler fişlenir ya, merak ediyorum, AKP iktidarı döneminde acaba Necmettin Erbakan’ın fişinde şöyle bir not var mıdır:  “Bunun gözü göz değil, fıldır fıldır, irticacı olabilir!..” Ortaya çıkan ve iktidar partisince de doğruluğu kabul edilen belgelere göre Nurcu, Nakşî, Süleymancı ayırt edilmeden bir güzel fişlenmiş... Alevîler, partiler, STK’lar ve iş dünyası da cabası... AKP açısından burada tartışılması gereken bunun niye yapılmış olduğu değil, MİT’ten bu belgeyi kimlerin sızdırmış olabileceği!..
Ama hakkı teslim edelim, şimdiki iktidar sahiplerinin bir farkı var... İmza ıslaktı, kuruydu, nemliydi tartışmalarına girmiyorlar ve kabul ediyorlar imza attıklarını... Meselâ 25 Ağustos 2004 tarihli Millî Güvenlik Kurulu kararı...  “Benim okumam yazmam yok, parmak bassam olmaz mı?” dememiş kimse, herkes paşa paşa imzalamış... Bavulun ağzı açıldıkça bunları öğrenmeye başlıyoruz... Zaten iktidar sahipleri geldikleri günden beri ret, inkar ve asimilasyonu kaldırdıkları için bunu da inkâr etmiyorlar!.. Son derece etikler yani!.. Bir tek şerh düşüyorlar savunmalarında,  “İmzaları attık ama bu belge ‘yok’hükmündedir!..”
İşin içinde devlet ciddiyeti olunca, öyle ‘yok’u duyar duymaz  “Yok devenin nalı”  şeklinde yorum yapamıyorsunuz tabii... Yoksa yoktur, o kadar!.. Şimdi alabildiğine özgürleştiğimiz ortamda ‘tek kol aralığı hizaya geçen’ medyadaki sivil tetikçilere şu soruyu soralım o zaman: Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ‘kâğıt parçası’veya ‘boru’ derken gülmekten kırılıyordunuz... Peki cismen var olan ama rûhen yok olduğu iddia edilen bu evrakı beyninizin hangi lobuyla değerlendiriyorsunuz da gülemiyorsunuz?
Keşke bu imzaları niye attıklarını da açıklasalar... Emekli olacak paşalarla beraber ‘hâtıra imzası’diyebilirler meselâ!..  “Ekmek çarpsın okumadım, yanımdaki imzalayınca ben de imzayı basıverdim” şeklinde yol alabilirler!..  “Yol yorgunuydum, ben ne yaptığımı biliyor muyum sanki?”  gerekçesine sığınabilirler!.. Hepsini yemeye hazırız, yeter ki bir açıklama!..
AKP sözcüsü Hüseyin Çelik, sağ olsun, fişleme belgesinin doğru olduğunu kabul ederek, bu bilgilerin hiçbir kurum ve kişiyle paylaşılmadığını öne sürdü ve bu belgenin MİT içinden sızdırıldığını ifade etti... İyi oldu, kamuoyu zaten bu belgenin niye var olduğunu değil, Minibüsçüler Odası’nın belgeyi niye sızdırdığını merak edip duruyordu!.. Allah’tan Hüseyin Çelik’in açıklaması kamuoyunu aydınlattı; meğer belgeyi MİT sızdırmış!.. Bir de ‘hiç bir kurum ve kişiyle paylaşılmayan bilgi’nin niye toplandığını ve ne işe yarayacağını açıklasaymış tam olacakmış!.. Öyle ya ortada gereksiz bir ‘istihbarat israfı’ varsa bunun da bir izahı olmalı değil mi?
Bu arada İçişleri Bakanı Muammer Güler’in şu sözlerini nereye oturtmalıyız:  “Fişleme diye bir şey yok kardeşim. Biz, bizimle olan insanlara, bizim tabanımızı oluşturan insanlara karşı böyle bir şey asla yapamayız, yapmayız!..”  Galiba bu açıklamayı da ‘şeffaf devlet’in özelliği olarak görmeliyiz!.. Adamcağız daha ne yapsın, ‘bizimle olanlar’ı bir güzel ayırıyor, ayırmakla da kalmayıp, açıkça bu tutumlarını hiç çekinmeden ilân ediyor... Gerisini ‘bizimle olmayanlar’düşünsün!..
Şeffaf devlet-açık toplum bu olsa gerek!.. Neydi o otokratik mutlakiyet dönemleri? Neydi o baskıdan baskıya kanatlanan tiranlıklar? Bergson yaşasaydı da gerçek şeffaflık nedir, esneklik nasıl olur bir görseydi!.. Hükûmet sözcüsünün ahirette de sözcülüğü devam ederse Popper’a şöyle seslenmeli: Hayalindi, gerçek oldu!..
Her şeyde olmasa bile bazı şeylerde kesin ‘hayır’ var... Şu ‘dişleme’ler işleri olmasaydı bu ‘fişleme’leri nasıl öğrenecektik değil mi? Mutlu-mesut bir hayat sürdürülürken meğer ileride kullanmak üzere birbirleri hakkında meğer ne çok bilgi biriktirirlermiş... Hükmetme duygusu, kibir, öfke, keramet, köşe kapmaca, paylaşmaktan kaçma, iktidarı tekelde tutma gayreti, şüphe ve hırs gibi duygular birbirine girince böyle olurmuş... Bu vesileyle öğrenmiş olduk...
Bu saatten sonra ülkedeki rejime hâlâ ‘ileri demokrasi’ diyemeyen gafile ‘fiştir git’ demenin vaktidir artık!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
7 gün önce
17 gün önce
47 gün önce
54 gün önce
60 gün önce
95 gün önce
109 gün önce
146 gün önce
149 gün önce
182 gün önce
207 gün önce
225 gün önce
239 gün önce
249 gün önce
253 gün önce
255 gün önce
305 gün önce
316 gün önce
321 gün önce
324 gün önce
339 gün önce
345 gün önce
364 gün önce
367 gün önce
399 gün önce
401 gün önce
407 gün önce
416 gün önce
442 gün önce
458 gün önce
463 gün önce
472 gün önce
473 gün önce
479 gün önce
487 gün önce
491 gün önce
493 gün önce
508 gün önce
564 gün önce
585 gün önce
599 gün önce
648 gün önce
656 gün önce
658 gün önce
662 gün önce
683 gün önce
719 gün önce
729 gün önce
788 gün önce
830 gün önce
893 gün önce
899 gün önce
907 gün önce
966 gün önce
1005 gün önce
1012 gün önce
1019 gün önce
1026 gün önce
1030 gün önce
1036 gün önce
1072 gün önce
1092 gün önce
1103 gün önce
1117 gün önce
1128 gün önce
1152 gün önce
1223 gün önce
1243 gün önce
1246 gün önce
1260 gün önce
1264 gün önce
1268 gün önce
1289 gün önce
1291 gün önce
1295 gün önce
1313 gün önce
1320 gün önce
1321 gün önce
1330 gün önce
1338 gün önce
1374 gün önce
1391 gün önce
1405 gün önce
1423 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=