Lütfen bekleyin..

Ahmet Takan

YAŞ’a konulan şerhler unutuldu mu?..

05 Aralık 2013, 10:48

Güya(!) dershaneler kavgası yüzünden ortalığa saçılan MGK belgeleri ile ilgili eski Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri Ümit Yalım’ın dikkat çekici açıklamalarına bugün devam edeceğim.

Önce, güncel birkaç kulis notu aktarmak istiyorum. Kayıkçı kavgasında  “dershaneleri dönüştürme” süresinin 2015 yılına çekilmesi ile ilgili;
AKP kulislerinde, Abdullah Gül’cüler zafer kazanmış büyük komutan edası ile hava atıyor, “Abdullah Gül’ün uyarısı ile Tayyip Erdoğan geri adım attı” diye.
Bir de dershanelerin kapatılması planının zamanlama tartışmalarına ışık tutalım;

Olay, 2010 yılında TBMM kulisinde geçiyor. Başbakan Erdoğan kuliste milletvekilleriyle konuşurken AKP İstanbul Milletvekili Halide İncekara’nın küçük kızı Ülkü Emre ile de fotoğraf çektirip bir süre sohbet ediyor.

Bu arada, Erdoğan, İncekara’nın kızına derslerinin nasıl olduğunu soruyor. Ülkü Emre, ders yoğunluğundan şikayet ederek, “Okula gidiyorum, SBS sınavlarına hazırlanıyorum, dershaneye gidiyorum... Annem bana SBS sınavlarının kalkacağını söyledi. Ben de okulda söyledim herkes çok şaşırdı”  sözleri üzerine Başbakan,  “Çocuktan al haberi. Merak etme, zaten öyle bir çalışmamız var, dershaneleri kaldıracağız, sınav sistemini de değiştireceğiz”  karşılığını veriyor.

Bu sohbet kuliste gazetecilerin kulağına gidiyor. Erdoğan da basın müşavirini yanına çağırarak,  “Git arkadaşlara söyle, dershanelerin kaldırılacağına ilişkin sözlerimi yazmasınlar”  diyor.

Talimatı alan danışman ilgili arkadaşlara hemen gereğini yapıyor. Fakat, o günlerde bir gariplik oldu herhalde ben bu haberi yazan bir iki arkadaş ve gayet küçük veren bir iki gazete hatırlıyorum. Ya talimat verildiğinde orada değildiler ya da harakiri denemesi yaptılar!..

Emekli Kurmay Albay Ümit Yalım’ın dünkü açıklamalarına devam edelim..

Yalım,  “TSK’ya tertibi hazırlayanlar önce 2004 tarihli MGK Kararını ele geçirmiş sonra da bu karardan istifade ederek tamamen sahte olan İrticayla Mücadele Eylem Planı’nı hazırlamıştır. Albay Dursun Çiçek, bu evrak nedeniyle kanunen görevli olmayan mahkemede, hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlaması ile yargılandı. Davaya bakan savcılık ile mahkeme farkında olmadan, Gülen cemaatine de Hükümet muamelesi yapmış ve cemaatin devlet içinde devlet ya da paralel devlet yapılanması içinde olduğunu kabullenmiştir”  diyor.

Ümit Yalım’ın tespitleri üzerinde uzun uzun düşünmek lazım. MGK kararına  “şeklen, öylesine imza konuldu”  diyen AKP’lilerin gerçek yüzlerini ortaya koyuyor;

 “Şimdi ortaya gerçek belge çıktı. Belgede başta Tayyip Erdoğan olmak üzere Abdullah Gül, Cemil Çiçek, Hilmi Özkök, Aytaç Yalman gibi isimlerin ıslak imzaları var. Muhteremlerin hiçbirisi karara şerh koymamış. Halbuki, 2002 yılındaki YAŞ kararlarına Gül tarafından ve 2003 yılındaki YAŞ kararlarına da Erdoğan tarafından şerh konuldu. Demek ki Erdoğan ve Gül, 2004 MGK kararlarına bilerek ve isteyerek imza atmışlar ve Fethullah Gülen cemaatini tehlike olarak görmüşler. Eğer hayır derlerse omurgasızlık konusu gündeme gelir. Mevcut durum itibarı ile Ergenekon Davası’na bakan mahkeme, Dursun Çiçek’i yargıladığı gibi aynı şekilde 2004 MGK kararında imzası olan bütün muhteremleri (Cumhurbaşkanı Sezer hariç) soruşturmak, yargılamak ve  Çiçek’e verilen cezanın aynısını vermek durumundadır. Çünkü Temmuz 2012’de çıkarılan 3’üncü Yargı Paketi’nde, Anayasal düzene karşı işlenen suçlar, görev sırasında veya görevinden dolayı işlenmiş olsa bile Cumhuriyet savcılarınca soruşturma yapılır hükmü var. Erdoğan yargılanmaktan kurtulmak için yasa değişikliği yapsa bile soruşturmadan kurtulamıyor. Yasanın değiştirilmesi halinde soruşturma görevi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na geçiyor. Çünkü Cihaner, Eylem Planını uygulamaktan Yargıtay’da yargılanıyor. Erdoğan farkında değil ama partisindeki hukukçular, hem Erdoğan’ı hem de AKP’yi Titanik gemisi gibi batırıyorlar.
Ergenekon Davası’na bakan mahkeme, 2004 MGK kararında ıslak imzası bulunan muhteremleri yargılamazsa, Anayasa’nın kanun önünde eşitlik ilkesini ihlal etmiş olacaktır. Bu durumda Ergenekon Davası’nın bir hukuk davası olmadığı, muhalefeti sindirmek ve askeri tasfiye etmek için yapılan siyasal bir dava olduğu, bizzat mahkeme tarafından tescillenmiş olur. Yani Ergenekon, Balyoz, 28 Şubat ve benzeri yargılama yapan mahkemelerin verdiği kararlar, yok hükmünde olacaktır.”

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
25 gün önce
54 gün önce
55 gün önce
86 gün önce
96 gün önce
146 gün önce
161 gün önce
181 gün önce
185 gün önce
189 gün önce
197 gün önce
218 gün önce
224 gün önce
238 gün önce
256 gün önce
264 gün önce
279 gün önce
292 gün önce
294 gün önce
297 gün önce
307 gün önce
324 gün önce
341 gün önce
363 gün önce
368 gün önce
369 gün önce
392 gün önce
407 gün önce
408 gün önce
437 gün önce
447 gün önce
510 gün önce
530 gün önce
531 gün önce
536 gün önce
553 gün önce
564 gün önce
586 gün önce
594 gün önce
595 gün önce
597 gün önce
609 gün önce
630 gün önce
663 gün önce
673 gün önce
680 gün önce
690 gün önce
698 gün önce
707 gün önce
730 gün önce
733 gün önce
735 gün önce
747 gün önce
749 gün önce
751 gün önce
757 gün önce
762 gün önce
764 gün önce
798 gün önce
809 gün önce
882 gün önce
923 gün önce
962 gün önce
1003 gün önce
1006 gün önce
1008 gün önce
1016 gün önce
1056 gün önce
1063 gün önce
1092 gün önce
1095 gün önce
1117 gün önce
1130 gün önce
1132 gün önce
1151 gün önce
1158 gün önce
1165 gün önce
1168 gün önce
1170 gün önce
1172 gün önce
1178 gün önce
1181 gün önce
1192 gün önce
1200 gün önce
1202 gün önce
1203 gün önce
1210 gün önce
1217 gün önce
1225 gün önce
1232 gün önce
1234 gün önce
1239 gün önce
1241 gün önce
1244 gün önce
1245 gün önce
1255 gün önce
1263 gün önce
1276 gün önce
1331 gün önce
1334 gün önce
1347 gün önce
1356 gün önce
1363 gün önce
1370 gün önce
1372 gün önce
1386 gün önce
1406 gün önce
1412 gün önce
1431 gün önce
1436 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=