Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

O imzayı MHP atsaydı...

02 Aralık 2013, 00:16

Daha önce hükümetin tetikçiliğini yapan bir gazetede yayınlanan haberi hepimiz okuduk. Şok (!) olduk.

Başbakan 2004 yılında MGK toplantısında Gülen Cemaatinin faaliyetlerinin engellenmesi doğrultusunda alınan kararın altına imzayı çakmış.

Haberin ilk şoku geçince hükümet yetkilileri "imzaladık ama uygulamadık" açıklaması yaptı.

Eski sahibini vurmaya niyetli gazete bu kez Başbakanlık Müsteşarlığı'nın kararların uygulanması ile ilgili yazısını kamuoyunun dikkatine sundu.

Belli ki Başbakan o dönem durumu kurtarmak için askerlerin talebini yerine getirmiş.

Bu haberin ortaklık hukukunun ortadan kalktığı bir ortamda, eski "partner"e vurmak adına servis edildiği açık.

Haberin memleketin nasıl bir "ittifak" tarafından yönetildiğini göstermesi dışında bir önemi yok.

Bu haberden "aha, AKP Cemaati bitirme planı yapmış!" sonucu çıkartmak motoru zorlamak olur, lakin iki şeyi görmemize vesile olması açısından faydalı olmuştur.

Birincisi daha zor şartlarda benzer kararlara imza atmak zorunda kalan geçmiş yönetimleri "dik durmamakla" suçlayarak yerden yere vuran muhafazakâr entelijansyanın söz konusu AKP olunca "ama o zaman şartlar zordu" sahtekârlığı içinde olaya yaklaşarak ne kadar zavallılaşabileceğini göstermesidir.

Bir an bu kararın altında MHP'nin imzasının olduğunu düşünün. Hükümet medyası ve entelijansyasının tavrı aynı mı olurdu?

İkinci ise hükümet medyasının velinimetlerini savunma adına ne kadar "komik" duruma düşebileceğini göstermesidir.

Bu komedinin "zirvesi" ise Başbakan'ın Şener Eruygur'a koyduğu "posta" senaryosudur.

Efsane o ki, Başbakan Cemaatin engellenmesi kararını beraber imzaladığı Şener Eruygur'a bir başka toplantıda "Kes lan!" diyerek postayı koymuş. Öyle kudretli bir naraymış ki bu MGK salonu titremiş...

Ne diyelim; tamam, tamam dik durmuş sakin olun...

Ne verdin?

Türk siyasi tarihine geçmiş önemli sözler vardır. Bunlardan birisi de Demirel'in "verdimse ben verdim" sözüdür.

Süleyman Demirel, tarihe İLKSAN skandalı olarak geçen, şu anda AKP kalemşörlüğü ile meşhur bir bayanın eşinin de aracı olduğu iddia edilen arsa satışı sonrası yapılan eleştirileri "verdiysem ben verdim" sözleri ile cevaplamış, bu söz tarihe geçmişti.

Başbakan Erdoğan'ın dersane tartışmaları akabinde çıktığı bir TV programında Cemaatin tavrını eleştirirken, haklılığını "ne istedilerse verdim" sözleri ile ifade etmeye çalıştı.

Erdoğan'ın bu açıklaması aklıma Demirel'in meşhur sözünü getirdi. Bence bu söz de Türk siyasi tarihine geçmiştir.

Demirel bu sözü söylediği zaman ne verdiği belliydi. Başbakan'ın biraz da "kahır" içeren bu açıklamasından anlıyoruz ki çok şey vermiş...

Merak ediyorum Başbakan Cemaate neler verdi?

Ayasofya meselesi

Tarihçi-Milletvekili Yusuf Halaçoğlu Ayasofya'nın "sahte" imza ile ibadete kapatıldığını, dolayısıyla kararın "sahte" olduğunu iddia ederek tekrar açılması gerektiğini söyledi. Ardından Meclis'e bir önerge vererek ibadet yasağının kaldırılmasını talep etti.

Bu durumda "Müslüman demokrat" hükümet ne yapmalıydı? Her fırsatta "Ayasofya açılmalı" dediği  için önergeyi desteklemeliydi.

Peki bu karar AKP tarafından reddedilince AKP'nin muhafazakâr tabanı ne yapmalıydı? Normal olan, en azından partilerine "teessüflerini" sunmalarıydı.  

Tabii ki bunların hiçbiri olmadı.

Kimi "aslan" muhafazakârlar ise Ayasofya'nın Cami yapılmasını "provokasyon" olarak gördüler. Tıpkı 2008'deki başörtüsü yasağının kaldırılması teklifini "tuzak" olarak gördükleri gibi...

Başbakan daha önce benzer bir teklifi "önce Sultanahmet'i doldurun" sözleri ile reddetmişti.

Akabinde, Fener Kilisesi dolmadan Akdamar'ı ibadete açmıştı.

AKP Ayasofya gibi önemli bir hareketi MHP'nin teklifinin peşine takılarak yapacak kadar "saf" değil. Daha önce yazmıştım, AKP bu tip operasyonlara ortak istemez.

Çünkü bu tür değişikliklerin "nemasını" bölüşmek istemez.

Kendi tekelinde olduğuna inandığı "dini" alanla ilgili tasarruflara "ortak" kabul etmez.

Yerel seçimlerin malzemesi "başörtü" serbestisi olacak.

Ayasofya ise Cumhurbaşkanlığı seçiminin malzemesi olacak. Sırası gelince AKP tek başına gündeme getirip "nemasını" alacaktır.

Yoksa, Ayasofya "mahzun" kalmış, Fatih beddua etmiş umurunda değildir bunların...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
84 gün önce
182 gün önce
210 gün önce
287 gün önce
301 gün önce
349 gün önce
356 gün önce
363 gün önce
413 gün önce
434 gün önce
441 gün önce
469 gün önce
475 gün önce
482 gün önce
496 gün önce
503 gün önce
517 gün önce
524 gün önce
531 gün önce
539 gün önce
602 gün önce
623 gün önce
636 gün önce
679 gün önce
685 gün önce
706 gün önce
733 gün önce
770 gün önce
784 gün önce
811 gün önce
818 gün önce
826 gün önce
909 gün önce
945 gün önce
1036 gün önce
1049 gün önce
1077 gün önce
1119 gün önce
1147 gün önce
1161 gün önce
1217 gün önce
1238 gün önce
1357 gün önce
1365 gün önce
1371 gün önce
1378 gün önce
1385 gün önce
1393 gün önce
1407 gün önce
1420 gün önce
1428 gün önce
1462 gün önce
1477 gün önce
1484 gün önce
1491 gün önce
1532 gün önce
1582 gün önce
1609 gün önce
1645 gün önce
1659 gün önce
1680 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=