Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Beraber yaşayabilecek miyiz?

01 Aralık 2013, 22:30

Hayır Kürtleri değil, liberallik ve İslâmcılık adına açılıma lojistik sağlayanları kastediyorum... Farzedelim ki, siyasî iktidarın içine düştüğü fantazi uğruna bölündük... Acaba geri kalan kısımda beraber yaşayabilecek miyiz? Bizim gibi bu gidişatın felaket olduğunu öne sürenlerle, “Rahat olun, bu proje birlik projesi, hiç bir tehlike yok”  diye diye toplumu hazır hâle getirmeye çalışanlar böyle bir bölünmeden sonra aynı şehirlerde, aynı caddelerde, aynı sokaklarda sanki hiç bir şey yaşanmamış gibi davranabilecekler mi?
Bu bir risk... Medyada sevindirik olmuşçasına açılım pazarlayan ‘profesyonel hocalar’ ‘kan’dan olmasa da ’yan’dan beslenen ‘gamsız liberal’ gazeteciler için bir kumar... Bir türlü isim tutturamamışlardı bu projeye; ‘açılım’, olmadı ‘demokratikleşme’, yemedi ‘millî birlik’ ve sonunda ‘çözüm’gibi... Hiç öyle bir emare yok ama diyelim ki tuttu... Sanki sözkonusu liberal ve uyurgezer İslâmcıların derdi buymuş gibi, PKK silâhları gerçekten bıraktı, devlete teslim oldu, adaletin hükmüne rıza gösterdi, otuz yıllık kangren son buldu, normalleşme dönemi başladı... Bu hepimizi memnun eder elbette... Devletin öldürmek veya öldülmeye karşı korunmak zorunda kalmadığı bir düzeni kim istemez? Aynı bayrak altında yaşamaya devam ederiz...
Ama ya aksi olursa? Bu sorunun artık zamanıdır... Evet ya aksi olursa ve onların bütün bu kampanyaları bir bölünmeyle
sonuçlanırsa, bırakın aynı bayrağı, aynı gökyüzü altında problemsiz yaşayabilir miyiz? Artık onlar için hiçbir şey kolay
olmayacak, çünkü geri kalan parçada ‘böldürenler’ ve ‘direnenler’ olarak başbaşa kalacağız!.. Sahi bu tabloda sosyal barışı nasıl koruyacağız? Sanki yıkılmaz ve ölümsüz gördükleri bu düzenden güç bularak, o riski hiç hesaplamayanlar iyi düşünmek durumundalar...
Hem dünyanın diğer bölgelerinde hem de bu topraklarda nice kibir imparatorlukları yerle bir oldu... Hiç bir düzen, hiç bir statüko kendine ömür biçemedi, ummadığı anda yere serildi... O güç sarhoşluğu içinde yıkılmaz zannına kapılmış düzenlerin çocukları sahipsiz kaldı, sahip çıkacaklarını umdukları ’kralcık’lar kendi dertlerine düştüler... Her bir yıkılış ‘beşerî kıyamet’ti; kimsenin kimseye, babanın oğula, kocanın eşine sahip çıkmayı aklından bile geçiremediği o büyük gün gibi... Yani klasik karakter gereği, o yumuşak bilek hareketiyle kıvırıp, bu faciada hiç payı yokmuşçasına, dönemin muktedirlerine ilk taşı fırlatacak olmak bile yetmeyecek hiç kimseye...
Artık teknoloji sayesinde herkesin ‘dünyevî amel defterleri’ortada... Kimse ellerindeki kiri gizleyemeyecek... Bu ülke bölünürken, kim hangi televizyonda, hangi gazetede, hangi mahfilde, hangi dağdan şehire postacılık yapmışsa bir bir ortada
zaten... Bölünmezsek mesele yok... Hz. Ali’in inkârcıya  “Ya varsa?”  diye sorduğu şekilde soralım yine de: Ya bölünürsek?
Hadi bunların ütopyalarına veya ihanetlerine kapılalım!.. Yolumuz kesilip kimlik sorulduğunda teröriste “Buyur paşam” diyerek uslu uslu kimliğimizi uzatalım!.. Terör örgütünün kuruluş yıldönümlerindeki törenlere katılıp,  “Nice yıllara” temennisinde bulunalım!.. Teröristlerin paralel yapılanmalarını ‘yerel yönetimlerin güçlendirilmesi’ çerçevesinde hayra yoralım, topladığı haraca ‘vergi’ statüsü kazandıralım, şehirlerde kurduğu mahkemeleri ‘adaletin yükünü hafifletmek’ adına olgunlukla karşılayalım!.. Belediye bütçelerine teröristler için ayrıca ‘sıcak yemek’ payı ilâve edelim!.. Karakol ve baraj inşaatlarını onların hatırına durduralım!.. ‘Kötü teröristler’ tehdit savurmaya devam ederken, ‘iyi terörist’ in devreye girerek bize her defasında yeni adımlar için bir kaç ay daha süre bahşetmesini minnetle karşılayalım!.. Yani kendimizi kasmayalım, ‘larç’ laşalım, gevşeyelim, özetle angutça davranalım!..
Kabul etmesek de süreç böyle devam ediyor zaten... Yani asayiş berkemal!.. Sağduyu hâkim, taraflar olgunluk içinde!.. ‘Kan’dan beslenenleri anladık da, ‘yan’dan beslenen liberallerle, ‘can’dan beslenen bir kısım İslâmcıların o soruyu kendilerine sormalarında büyük fayda var: Türkiye bölünürse, geri kalan parçada, hiçbir şey olmamış gibi davranıp, ortalıktaki parmak izlerimize rağmen pişkin pişkin beraberce yaşayabilir miyiz?
      Bu bir risk!.. Yüzde bir bile ihtimal olsa, Türkiye toprakları bölünürse, şimdi televizyonlarda, gazetelerde ve ‘lejyoner’ strateji kuruluşlarında akademik ve meslekî kariyelerini ‘devrana sebil edenler’ bu riski de bir tarafa not etmek durumundalar... Ne olur, ne olmaz!..

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
1 gün önce
2 gün önce
15 gün önce
22 gün önce
46 gün önce
123 gün önce
130 gün önce
134 gün önce
141 gün önce
170 gün önce
177 gün önce
183 gün önce
218 gün önce
233 gün önce
270 gün önce
272 gün önce
305 gün önce
331 gün önce
349 gün önce
363 gün önce
372 gün önce
377 gün önce
379 gün önce
428 gün önce
439 gün önce
444 gün önce
447 gün önce
463 gün önce
468 gün önce
487 gün önce
491 gün önce
522 gün önce
524 gün önce
531 gün önce
540 gün önce
566 gün önce
582 gün önce
587 gün önce
596 gün önce
597 gün önce
602 gün önce
611 gün önce
614 gün önce
617 gün önce
631 gün önce
687 gün önce
708 gün önce
723 gün önce
772 gün önce
779 gün önce
782 gün önce
785 gün önce
806 gün önce
842 gün önce
853 gün önce
911 gün önce
954 gün önce
1016 gün önce
1023 gün önce
1030 gün önce
1087 gün önce
1090 gün önce
1129 gün önce
1136 gün önce
1143 gün önce
1150 gün önce
1153 gün önce
1160 gün önce
1195 gün önce
1216 gün önce
1226 gün önce
1240 gün önce
1251 gün önce
1275 gün önce
1346 gün önce
1366 gün önce
1370 gün önce
1384 gün önce
1388 gün önce
1391 gün önce
1412 gün önce
1415 gün önce
1419 gün önce
1436 gün önce
1443 gün önce
1444 gün önce
1454 gün önce
1461 gün önce
1497 gün önce
1514 gün önce
1528 gün önce
1546 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=