Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

'Bul karayı, al parayı'

28 Kasım 2013, 00:12

Danimarka’da geçtiğimiz hafta bir bakan istifa etti... Gerekçesi ‘halka yanlış bilgi vermek’ti... Danimarka’nın da katkıda bulunduğu uluslararası bir kuruluşun kasasından lüks seyahat harcamaları yaptığı gerekçesiyle suçlanan Dış Yardım Bakanı Baach, bürokratlarının yanlış yönlendirmesi sonucu hata yaptığını kabul etti ve “Onayladığım seyahat kurallarını görmek gerekirken bunu fark etmemem ciddi bir hata. Sorumluluk tamamen bana ait. Bu nedenle görevimden çekiliyorum” dedi...
Gelişmiş demokrasilerle bu çok sıradan bir durum... Eh, bu örneği alıp da  “Bizde niye olmuyor?” diye hayıflanamayız... Onlarda halka yanlış bilgi vermek istisnai bir durum... Bizde ise genellikle ‘doğru bilgi’ vermek sıradışı kabul edilir!.. Ankara’da dört dönemdir belediye başkanlığı yapan Melih Gökçek yeniden aday yapılıyor ama bir önceki taahhütlerinin hangisini yerine getirdiğini soran irade yok... Partisinin oylarını aşağıya çektiği hâlde Gezi olaylarıyla ilgili tavrı yeniden adaylığını garantilemesine yol açtı...
Gökçek’in kente hizmet bilançosuna bakılmadı bile... O da bakılmayacağını biliyordu şüphesiz... Kabul etmek lâzımdı ki, iyi bir propaganda uzmanıydı... Olaylar sırasında yakılan otobüsleri belediye binasının yanındaki ana yol kenarına dizdi... Âdeta savaş suçlarının sergilendiği bir ‘açık hava müzesi’ meydana getirdi... Aslında devletin zaafını ortaya koyan bu görüntünün iki hedef kitlesi vardı; kamplaşmaya göre hizalanmaya açık seçmen grubu ve siyasî otorite... Gezi bakiyesi onun için öylesine bereketli bir yatırım alanıydı ki, daha önceleri 60-70 günde alt geçit yapmakla övünen Gökçek’in belediyesi, günde on binlerce aracın geçtiği bulvar üzerinde Gezi eylemcilerinin kırdığı büyük seramikleri aylar geçmesine rağmen yenilememişti... Çünkü o kırık-dökük görüntü ‘ibret’ti bunların gözünde!.. Halk bu fotoğrafı her gün görmeliydi!..
Belediyenin milyonlarca liraya yaptırdığı ‘kafes’ Başbakan Erdoğan’ın talimatıyla yine milyonlarca liraya yıkılıyor... Dünyanın neresinde, hangi belediyesinde halkın yüz milyonlarca lirası yanlış bir proje sonucu heba edilirken, bu ayrı bir mahkeme konusu olmaz? Ve dünyanın neresinde yitirilen bu kaynağın hesabı yetkililere değil de halka kesilir? Şimdi çıkacaklar televizyonlara eski sözlerini ve belediyenin milyarlarca dolar borçlarını değil ‘Ya sol gelirse’ endişesini işleye işleye tahtlarının devamına oy isteyecekler!.. Ve muhafazakâr seçmen de Hacı Bayram Camii’nin ancak 20 sene sonra yapılan musluklarından duygulanıp ‘değerler’i adına oy verecek!..
Çok garip bir durum, Danimarka’da ‘halka yanlış bilgi vermek’ten dolayı bir bakanın istifa ettiği saatlerde bizim Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı dershane birliklerine verilen taslakla ilgili yaptıkları fahiş hatayı “Büyütecek bir şey yok, kopyala-yapıştır yaparken word’ün azizliğine uğramış” şeklinde son derece rahat biçimde açıklayabiliyor... Türkiye’nin en önemli gündem maddesiyle ilgili ‘kopyala-yapıştır’ yöntemiyle çalışan bir bakanlıkla o Danimarkalının bakanlığını nasıl mukayese edelim şimdi?
Yöntemlere bakın: ‘Emir-komuta’, ‘kopyala-yapıştır’, ‘vur-kır-parçala’, ‘yıkama-yağlama’!.. Bunların dışında hangi tekniğin ve bilimsel çalışmanın devlet yönetiminde hüküm sürdüğünü bilen var mı? Önceki gün Tv 24’e çıkıyor Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ... 2015’te yapılacak genel seçimlerle ilgili sloganlarını açıklıyor: “Ver dört yüzü, al yeni anayasayı!..” Tarza dikkatlice bakan ‘bul karayı, al parayı’ klişesini yakalayabilir!.. Yani halk eğer yeni anayasa istiyorsa, AKP’ye dört yüz milletvekili çıkaracak gücü vermeliymiş!.. Yoksa bu muhalefetle yeni anayasa yapılamazmış...
Bu bakış açısına ve artık ülkemize yerleşen siyasî iklime göre ‘ver dört yüzü, al yeni anayasayı’ teklifi çok da sırıtmıyor!.. Önceki gün gazetelere yansıyan bir haberi paylaşalım... İlahiyat Fakültesi’nden sınıf arkadaşı olan iki din bilgisi öğretmeni mahkemelik olmuşlar, birisi diğerini dolandırmaktan üç yıl hapis cezası almış... Ceza alan kişi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşarı olduğunu söylemiş ve arkadaşına  “Gel seni müsteşar yardımcısı yapayım” demiş... Bu hızlı terfi ihtimali kendisini cezbeden uyanık din bilgisi öğretmeni de bu ‘hizmet’e denk gelecek kadar parayı bankadan kredi yoluyla çekerek, ‘müsteşar arkadaş’ına aktarmış... Dolandırıcılığın konusu bu...
Eh, devir değişti... Bu dönemde şehre yeni intikal etmiş köylülere köprü, saat kulesi, şehir hatları vapuru filan satılacak değil ya!.. Yeni kalemler bulmak lâzım bu devrin renklerine uygun... Maşallah bu konuda ‘yetişmiş eleman’ ve malzeme sıkıntısı çekmiyoruz!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
15 gün önce
72 gün önce
88 gün önce
138 gün önce
149 gün önce
154 gün önce
156 gün önce
172 gün önce
178 gün önce
196 gün önce
200 gün önce
231 gün önce
234 gün önce
240 gün önce
249 gün önce
275 gün önce
291 gün önce
296 gün önce
305 gün önce
306 gün önce
312 gün önce
320 gün önce
323 gün önce
326 gün önce
341 gün önce
396 gün önce
417 gün önce
432 gün önce
481 gün önce
488 gün önce
491 gün önce
495 gün önce
516 gün önce
551 gün önce
562 gün önce
620 gün önce
663 gün önce
726 gün önce
732 gün önce
740 gün önce
799 gün önce
838 gün önce
845 gün önce
859 gün önce
863 gün önce
869 gün önce
905 gün önce
936 gün önce
950 gün önce
961 gün önce
1055 gün önce
1075 gün önce
1079 gün önce
1093 gün önce
1097 gün önce
1100 gün önce
1122 gün önce
1124 gün önce
1128 gün önce
1146 gün önce
1152 gün önce
1153 gün önce
1163 gün önce
1171 gün önce
1207 gün önce
1224 gün önce
1237 gün önce
1256 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=