Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Yunanlılar Makedonya’ya neden selam yollamaz?

25 Kasım 2013, 00:11

Bizim Kuzey Irak’la olan ilişkimiz elbette Yunanlıların Makedonya problemine benzemez...

Zira Balkanlar’da yaşanan, iki bağımsız devletin isim kavgası... İçerik açısından paralellik kurmak hem tarihî, hem de siyasî bakımdan doğru değil... Ama Yunanlıların öyle bir ‘isim direnci’ var ki, ibret olması açısından incelemekte fayda var...

Bilindiği üzere Makedonya Yugoslavya’nın dağılmasıyla birlikte 1991’de bağımsızlığına kavuştu...

Yunanistan’ın itirazları sonucu bu cumhuriyet Birleşmiş Milletler’de anayasal ismiyle ‘Makedonya Cumhuriyeti’ olarak değil, ‘Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya’ olarak yerini alabildi...

Ve Yunanistan’ın vetoları yüzünden NATO ve AB gibi birçok uluslararası kuruluşla masaya bile oturamadı... Kriz hâlâ çözülebilmiş değil, çünkü Yunanistan bu konuda çok dirençli...

O küçük Yunanistan, yeni komşularının Makedonya ismini almasını kabullenemedi, çünkü kendi toprakları içinde bir Makedon bölgesi vardı, ileride doğabilecek problemleri şimdiden görebiliyorlardı...

Üstelik Yunanlılara göre Büyük İskender bir Helen ‘ di ve dolayısıyla Makedonların kökeni Helenlere dayanıyordu... Oysa Makedonya devletini yönetenler ve Makedon halkı, Helenliği asla kabul etmiyor ve Slav ırkından geldiklerini ateşli biçimde savunuyor... En büyük delilleri ise tarihte hiçbir zaman Yunanca konuşmamış olmaları...

Kendilerince Yunanlılar bu konuda öylesine ısrarlı ki, 1995’te konu Lahey ‘ deki Adalet Divanı’na taşınmış ve ‘Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya’ ismiyle Makedonların uluslararası kuruluşlara üye olabileceğine dair karar çıkmasına rağmen Yunanistan’ın engellemeleri devam etmiştir...

Burada ibret alınması gereken bir durum da, Yunan kamuoyunun iç politik mülâhazaların dışında bu konuda tam bir ağız birliğine sahip oluşudur... Neredeyse tüm siyasî kanatlar ve Yunan vatandaşları konuya ‘millî’ gözle bakmakta ve devlet politikası lehine topyekûn hizalanmaktadır...

Devlet sorumluluğu başka bir şey...

Bir kavramı kullanmaya başladığınızda onun ileride yol açabileceği komplikasyonları hesaplamadan konuşmak sizin ileride hareket alanınızı daraltabiliyor, devletinizi bağlayabiliyor...

Eğer bunların başa getireceği bilinerek, planlı bir şeklide ‘psikolojik eşik’ler atlanıyorsa işte en kötü senaryo budur... Birleşmiş Milletler’in bağımsızlığını tanıdığı bir ülkenin ismiyle ilgili Yunanistan’ın koyduğu dirençle, Kuzey Irak’taki ‘işgal gecekondusu’na Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın gönderdiği ‘Kürdistan’ selâmını bir mukayese edelim ve fark çıkaralım!.. Hangi tavır ülke çıkarlarına uygun veya hangi tavır ülkenin geleceğini ipoteğe kapı aralıyor?

İki devlet arasındaki bu yönetici farkını ‘bizim büyüklüğümüz’e bile yorabilecekler çıkacaktır...

Makedonya bağımsızlığına aynı isimle kavuşunca  “Ne güzel, kuzeye doğru büyüyoruz, etki alanımız genişliyor” diyen politik üçkağıtçılar Yunanistan’da pek çıkmıyor da, “Yeniden imparatorluk oluyoruz, bölgemizde güneye doğru büyüyoruz” pazarlaması yapan illüzyonistler ne hikmetse bizden çıkabiliyor... Suriye’yi büyük bir başarıyla ‘eyaletimiz’ yaptılar ya, sıra ‘Kürdistan’da!..

Artık ‘hata’ ya da ‘boşboğazlık’ diyemeyeceğimiz bir eylem ‘Dersim’  konusunda gerçekleşmişti...

Yıllarca Ermeni meselesinde  “Soykırım iddialarını tarihçiler araştırsın” fikrini savunan bir devletin şimdiki Başbakanı bir başka konuda kendisini tarihçilerin yerine koyarak tespitte bulundu ve devleti mahkûm eden açıklamayı yaptı...

Dersim’de katliam yapıldığını söyledi ve özür diledi... Bunu AKP Genel Başkanı olarak bir başka siyasî partiyi sıkıştırmak adına yapsaydı ‘politik’ denir, geçilirdi...

Ama bunu Türkiye Cumhuriyeti ‘nin Başbakanı olarak yaptı...

Elbette bütün bunların bir siyasî sonuçları olacak, oturulan masalarda bu ifadeler Türkiye’nin karşısına çıkacaktır...

Ve belki de bunun için tarla sürülmektedir...

Tıpkı o uğursuz panayırda salınan o selâm gibi...

Türkiye’yle Yunanistan’ı bir kere daha karşılaştıralım ve hangisinin ‘daha millî’ hassasiyetlerle yönetildiğine karar verelim...

Üstelik birisi ilmen ve tarihen haklı, diğeri haksızken...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
32 gün önce
39 gün önce
50 gün önce
79 gün önce
86 gün önce
92 gün önce
127 gün önce
142 gün önce
179 gün önce
181 gün önce
214 gün önce
240 gün önce
258 gün önce
272 gün önce
281 gün önce
286 gün önce
288 gün önce
337 gün önce
349 gün önce
354 gün önce
356 gün önce
372 gün önce
377 gün önce
396 gün önce
400 gün önce
431 gün önce
433 gün önce
440 gün önce
449 gün önce
475 gün önce
491 gün önce
496 gün önce
505 gün önce
506 gün önce
512 gün önce
520 gün önce
523 gün önce
526 gün önce
540 gün önce
596 gün önce
617 gün önce
632 gün önce
681 gün önce
688 gün önce
691 gün önce
694 gün önce
715 gün önce
751 gün önce
762 gün önce
820 gün önce
863 gün önce
925 gün önce
932 gün önce
939 gün önce
999 gün önce
1038 gün önce
1045 gün önce
1052 gün önce
1059 gün önce
1063 gün önce
1069 gün önce
1105 gün önce
1125 gün önce
1135 gün önce
1149 gün önce
1160 gün önce
1184 gün önce
1255 gün önce
1275 gün önce
1279 gün önce
1293 gün önce
1297 gün önce
1300 gün önce
1322 gün önce
1324 gün önce
1328 gün önce
1346 gün önce
1352 gün önce
1353 gün önce
1363 gün önce
1370 gün önce
1406 gün önce
1423 gün önce
1437 gün önce
1455 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=