Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Mazlumun ahı adres şaşırmaz!

24 Kasım 2013, 13:23

Meğer ne kadar severlermiş Ahmet Kaya’yı da milletin haberi yokmuş!.. Tepemizdekiler ona olan sevgilerini nasıl ifade edeceklerini şaşırmış durumdalar... Keşke bu ‘bastırılmış’ gerçeği itiraf ederken psikolojik destek filan da alsalar!.. Belki ömründe bir kere bile şarkısını dinlememiş olanlar ‘mevsimlik riyakârlık’larını göstermek için biribirileriyle yarışıyorlar... Ödül veren, ağlayan, özleyen, ondan günümüz için mesaj devşiren protokolü ibretle izliyoruz...
Kaya’nın dağlara yazdığı şarkılardan söz ediyorlar, hatırasına tam sahip çıkamamış olmanın verdiği ‘buruk’luk ve ‘hüzün’ içinde... Eskiden cenazelerde yer alan ‘profesyonel yasçılar’a benziyorlar... Utanmasalar jilet atacaklar kollarına, göğüslerine... Konjönktür gereği hepsi ‘protest’ kesildi başımıza!.. Devlet adına günah çıkarıyorlar Ortadoğulu ‘siyasî rahipler’in huzurunda...
Ahmet Kaya’nın dağları vardı şarkılarında, ‘Kentler zalimdi dayandım/ dağlarda ölmek isterim’ dediği dağları... Dağlarda ölmedi, Paris’te öldü... Ama o bahsettiği dağların eteklerinde bugün unutturulmaya çalışılan masumlar öldürüldü... Şarkıların plastik çiçekleri değil, gerçek krizantemler kırıldı o dağların yamaçlarında ve alçakça pusuların kurulduğu şehirlerde...
Bugün 24 Kasım, öğretmenler günü... O soğuk, o klişe cümleler dışında hiç bir şey duymayacaksınız şehit öğretmenlerle ilgili... Onlar ‘kafama sıkar giderim’ diyenler değil, ‘kafalarına sıkılıp gidenler’di... Açılmayan kapıları açtılar, girilmeyen okullara girdiler, dalgalanmayan bayrağı dalgalandırdılar... Kimisi annesiyle yola koyuldu, kimisi babasıyla... Kimisi isteyerek gitti, kimisi başka çaresi olmadığından... Hepsi masumdu ve savunmasızdı... Ama terörist örgüte göre asimilasyonla görevliydiler... Üstelik öldürülmeleri bir kelebeği öldürmek kadar kolaydı... Terörizmin ‘sıcak kan’ ihtiyacı depreştikçe babalarıyla, eşleriyle, yavrularıyla birlikte katledildiler...
Teröristler ‘mor dağların emaneti’ydi birilerinin gözünde... Peki bu öğretmenler kimlerin emanetiydi? Şimdi bu sahte kardeşlik senaryosuna gölge düşürmemek için bu kötü hatıralardan bahsetmemek gerekiyor değil mi? Bayrak direğine bayrak çektiği için katledilen vatan evladını devletçe anmayalım, ona mermi yağdırana belediye bütçesinden yemek taşıyalım!.. Katiller için Türkiye’nin dağlarında anıt mezarlar inşa edilsin, şehit öğretmenlerin adalet ihtiyacı mümkünse ahirete bırakılsın, hatıraları sahipsiz kalsın!.. Hatta şehir isimlerini değiştirmeyi bile gündeme alan irade mümkünse şehit öğretmenlerin isimlerinin verildiği okullara yeni isimler bulsun!..
Şivan Perver’in kaç yıldır ülkesinden ayrı kaldığını pek bir hüzünle dile getirenler, bu topraklarda kaç öğretmenin şehit edildiğini ve bunların anne, baba ve çocuklarının kaç yıldır kendilerini koklayamadığını bilmiyorlar mı acaba? Sanat hayatını Türk’e ve onun değerlerine söverek geçirenleri baş tacı eden ‘Fırat kenarındaki kuzu tacirleri’nin gözünde, Fırat ve Dicle boylarında, sahipsiz kaldıkları dağ yamaçlarında kırılan çocuklar neden artık bir şey ifade etmiyor? Şivan’ın memleket hasretini, daha stajer öğretmenken şehit edilen Oflu Ali Bulut’un, Çanakkaleli Halil’in, Osmaniyeli Halis’in ve diğerlerinin ana babasının evlat hasretinden daha üstün kılan ne olabilir?
Bu ülkeyi yönetenler ‘mazlumun âhı’ndan daha etkili ve daha büyük bir silah bulunmadıkça ondan korksunlar... Aklime hanımın bir dağ köyünde gece yarısı vurulan öğretmen kocasına yardım için çaldığı her kapının duvar olması belki anlaşılabilir ama bugün devletin kapısının adalet söz konusu olduğunda duvara dönüşmüş olmasının hiç bir izahı olamaz... ‘Kırmızı çizgiler’in evrim geçirip, eşkiyanın ayak altına serilen ‘kırmızı halı’ya dönüşmesi elbette sadece ‘zillet’le açıklanabilir... Ahmet Kaya’ın ‘aziz hatırası’nı nasıl parlatacağını bilemeyen bir aşağılık duygusu için belli ki ‘şehit öğretmenler’ meselesi sadece ‘rutin’e ait bir konudur...
Oysa iyi bilmelidirler ki, çocukları eğitsin diye dağlara saldığımız, sonra cesetlerini topladığımız kardelenlerin vebali, o dağlardaki eşkiyaya uzatılan sorumsuz ve kompleksli ellerden daha büyüktür... Bugün elde ettikleri ‘geçici zafer’lerle başları dönenler farketmiyor olsalar da, adaletsizliği ‘adalet’ hâline getirenler, kendi akıbetlerinden mutlaka korkmalıdırlar... Döner o ‘adaletsizlik’ kendilerini de vurur!..
Mazlumun âhı adres şaşırmaz!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
58 gün önce
89 gün önce
92 gün önce
113 gün önce
117 gün önce
118 gün önce
131 gün önce
138 gün önce
142 gün önce
162 gün önce
239 gün önce
246 gün önce
250 gün önce
257 gün önce
286 gün önce
293 gün önce
299 gün önce
334 gün önce
349 gün önce
386 gün önce
388 gün önce
421 gün önce
447 gün önce
465 gün önce
479 gün önce
488 gün önce
493 gün önce
495 gün önce
544 gün önce
556 gün önce
560 gün önce
563 gün önce
579 gün önce
584 gün önce
603 gün önce
607 gün önce
638 gün önce
640 gün önce
647 gün önce
656 gün önce
682 gün önce
698 gün önce
703 gün önce
712 gün önce
713 gün önce
719 gün önce
727 gün önce
730 gün önce
733 gün önce
747 gün önce
803 gün önce
824 gün önce
839 gün önce
888 gün önce
895 gün önce
898 gün önce
901 gün önce
922 gün önce
958 gün önce
969 gün önce
1027 gün önce
1070 gün önce
1073 gün önce
1095 gün önce
1132 gün önce
1139 gün önce
1146 gün önce
1203 gün önce
1206 gün önce
1245 gün önce
1252 gün önce
1259 gün önce
1266 gün önce
1270 gün önce
1276 gün önce
1312 gün önce
1332 gün önce
1342 gün önce
1356 gün önce
1367 gün önce
1391 gün önce
1462 gün önce
1482 gün önce
1486 gün önce
1500 gün önce
1504 gün önce
1507 gün önce
1529 gün önce
1531 gün önce
1535 gün önce
1553 gün önce
1559 gün önce
1560 gün önce
1570 gün önce
1577 gün önce
1613 gün önce
1630 gün önce
1644 gün önce
1662 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=