Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

‘Ben ne derim, tamburam ne çalar?’

18 Kasım 2013, 11:33

Sezai Karakoç Diyarbakırlı ya... Hazır Diyarbakır’a gelmiş, gözyaşları içinde misafirleri ağırlarken, Sezai Karakoç’un günün anlam ve önemine uygun sözlerini dillendirmezsek olmazdı: “Diyarbakır sadece Türklerin değildir, Diyarbakır sadece Kürtlerin değildir, Diyarbakır sadece Arapların değildir, tıpkı Erbil gibi Diyarbakır hepimizindir...”
Başbakan Erdoğan, “Diyarbakırlı büyük şair Sezai Karakoç diyor ki” şeklinde başladı ve yukarıdaki satırları nakletti... Sezai Karakoç bizlerin tasdikine ihtiyacı olmayan gerçekten büyük şair ve mütefekkir... Aynı zamanda minnetsiz bir kişilik... Bu hükûmetin ve Cumhurbaşkanlığının zaman zaman verdiği ödülleri reddetmiş bir dâvâ adamı... Kültür Bakanlığı özel ödülüne ve iki yıl önceki Cumhurbaşkanlığı edebiyat ödülüne verdiği tepkiler ilgili kamuoyunca biliniyor...
Başbakan, sözlerini dillendirdiği o Diyarbakır ‘kumpanya’ sına kendisini davet etmiş olsaydı muhtemelen tumturaklı bir cevap alırdı... ‘Kadrolu ağlayıcı’ Bülent Arınç’la birlikte ailece gözyaşlarına boğuldukları o tiyatroda Sezai Karakoç’un işi olamazdı elbette... Ama sözlerini kullanmaktan geri durmadılar... Oysa ‘diriliş şairi’nin bu konuda ‘hükmeden siyaset’in yüzünü kızartması gereken tespitleri vardı... İşine geleni cımbızla seçen Başbakan, o Diyarbakırlının ‘açılım ve çözüm’le ilgili koyduğu tavrı da götürseydi ya bölgeye!..
Rezalete ‘Karakoç sosu’ katanlar onun sözde ‘barış süreci’yle ilgili kanaatlerini bilmiyor olabilirler mi? Elbette biliyorlar... Sezai Karakoç, daha Mart ayında dile getirdi bu sürecin ‘yıkım süreci’ olduğunu... “Şimdiki yaygaranın adı, sulhtur, barıştır” diyen adamdır o... Böyle yalancı, aldatıcı baharlarla bir yere varılamayacağını söyleyen ve hedefin Türkiye’nin parçalanması olduğunu vurgulayan da...
Karakoç’tan zorlama referans üreten Başbakan Erdoğan onun bu çığlıklarını umursamadı bile... Umursamamak, duymamak, bilmemek durumundaydı, çünkü ‘racon’u bozacak dille yüklenmişti o şair bunlara... Hükümetten farklı düşünenlerin ‘ihanet’ ve ‘savaş tamtamcılığı’yla suçlandığını ifade eden şair ve mütefekkir Sezai Karakoç şu sözleriyle ülkeye idare edenlere yöneltmişti:
 “İzlenen politik duruşu yere göğe sığdıramayan medya aldatmaca içindedir. Önce kendini aldatmayacaksın. Büyük devlet adamlığının özelliği budur. İnsanları ve toplumları aldatan, akı kara, karayı da ak gösteren medyanın etkisiyle insanlar zafer kazandığını düşündürür. Halbuki bu bir mağlubiyettir. Milleti kandıran devlet adamları iyi anılmazlar. Halkını kandıran devletler, hükûmetler, milleti kandıran devlet adamları iyi anılmazlar. O devletler de, hükûmetler de devam edemezler. Devletlerin ve devlet adamlarının aldanmaması ve başkalarını aldatmaması önemlidir. Ve en önemlisi aydınların aldanmamasıdır. Çünkü aydınlar aldanmazsa, insanları işin gerçeğine getirirler. Fakat aydın aldanırsa işin içinden çıkılmaz.” 
Güneydoğu meselesinde ‘bitti, çözüldü’ şeklinde bayram yapıldığını, buna karşı çıkanların ‘ihanet ediyormuş’ şeklinde itham edildiğini belirten Sezai Karakoç “Hem kendilerini, hem bizi aldatıyorlar. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Biz tarihi ve toplumları bildiğimiz için söyleyelim ki, bu mesele böyle çözülmez” demişti...
Tipik bir Tayyip Erdoğan çifte standardıdır bu... Madem Karakoç referansınız olacak, neden ‘çözüm projesi’yle ilgili bunun Türkiye’yi parçalanmaya götürecek bir proje, ‘barış’ın da aslında yaygaranın adı olduğu iddialarını kulak arkası yapıyorsunuz? Sizden aykırı düşünen birinin sözlerini Türk’e düşmanlık edenlere kırmızı halı yapmaya yelteneceksiniz, sonra da ‘omurgalı siyaset’ in önemine vurgu yapıp, omurgasız adamları rüzgârda savrulan yaprağa benzeteceksiniz!..
‘Şafakta kaybettiği güvercinleri, şair, bir ikindide yakalayabilmeli’ diyordu ‘dirilişin şairi’... Şafakta kaybettiği tutarlılığı kaç ikinde yakalayabilir acaba siyasetçi? Ya da kaybettiğinin tutarlılık olduğunu anlaması için kaç yatsı gerekir? Yazık, kaybeden keşke sadece o olsaydı...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
6 gün önce
13 gün önce
24 gün önce
53 gün önce
60 gün önce
66 gün önce
101 gün önce
116 gün önce
153 gün önce
155 gün önce
188 gün önce
214 gün önce
232 gün önce
246 gün önce
255 gün önce
260 gün önce
262 gün önce
311 gün önce
323 gün önce
328 gün önce
330 gün önce
346 gün önce
351 gün önce
370 gün önce
374 gün önce
405 gün önce
407 gün önce
414 gün önce
423 gün önce
449 gün önce
465 gün önce
470 gün önce
479 gün önce
480 gün önce
486 gün önce
494 gün önce
497 gün önce
500 gün önce
514 gün önce
570 gün önce
591 gün önce
606 gün önce
655 gün önce
662 gün önce
665 gün önce
668 gün önce
689 gün önce
725 gün önce
736 gün önce
794 gün önce
837 gün önce
899 gün önce
906 gün önce
913 gün önce
973 gün önce
1012 gün önce
1019 gün önce
1026 gün önce
1033 gün önce
1037 gün önce
1043 gün önce
1079 gün önce
1099 gün önce
1109 gün önce
1123 gün önce
1134 gün önce
1158 gün önce
1229 gün önce
1249 gün önce
1253 gün önce
1267 gün önce
1271 gün önce
1274 gün önce
1296 gün önce
1298 gün önce
1302 gün önce
1320 gün önce
1326 gün önce
1327 gün önce
1337 gün önce
1344 gün önce
1380 gün önce
1397 gün önce
1411 gün önce
1429 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=