Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

İtikatta İslâmcı, amelde tokatçı!

14 Kasım 2013, 10:16

Hâlen bir belediyede çalışmakta olan Millî Görüş kökenli arkadaşıma sordum: “Her şey gözünüzün önünde gerçekleşiyor...

Bir Müslüman kamu hakkını yerken, yolsuzluk ve talanın içinde yer alırken, bunu içine nasıl sindirebiliyor? Çocuklarına bu haramı nasıl yedirebiliyor?”

Cevabını aynen aktarıyorum: Normalde bir kişi Müslüman’sa hem ilâhî korkudan, hem de vicdan azabı dolayısıyla sıkıntıdan, vereceği hesabı düşünmekten geceleri uyuyamaması lâzım...

İşin kötü tarafı, bunlar hortumladıklarının haram olduğuna değil, hakları olduğuna inanıyorlar...

‘Batıl’a karşı ‘hak’kı temsil ettikleri için paranın kendilerinde yani ‘hak’ta toplanmasını meşrû görüyorlar!.. O yüzden problem yok..!

Anlaşılan ‘gâzâ aşkı’yla her şey!..

‘Ehl-i salibe vurur gibi’ vuracaksınız kamu malına, yetimin gözüne gözüne!..

Bir gün isimlerini bilmediğiniz, hiç görmediğiniz milyonlarca insanla helâlleşmek zorunda kalacağınızı ve helâlleşecek kişi bulamayacağınızı umursamadan vuracaksınız!..

Allah’ın ‘dini yok saymak’la eşitlediği yetim hakkı yemeyi ‘dâr-ül harp’le, ‘küfür sermayesiyle rekabet’le, ‘onlar yaparken iyiydi’yle utanmazca ‘içsel’leştireceksiniz!..

Gözünüz öyle bir dönecek ki, herkesin herkesi kandırabileceğini, ama kalplerdeki gizliyi en iyi bilen Allah’ı asla kandıramayacağınızı, Gayya kuyusunun da bunun için var olduğunu unutacaksınız!..

‘Altın ve gümüşün fayda vermeyeceği gün’ü hiç düşünmeyeceksiniz!..

Meselâ Hayber’de artık kamulaşmış olan bazı değersiz eşyaları alan ve daha sonra düşman tarafından öldürülünce şehit sayılmayan ve Hz. Peygamber tarafından namazı kılınmayan kişiden bir ibret çıkarma ihtiyacı hissetmeyeceksiniz!..

Ne mutlu size!..

Mühür sizin elinizde...

Artık imzayı atan da sizsiniz, projeyi onaylayan da, işi veren de!..

Sonra paydaşlarınızla omuz omuza parayı tahsil eden de sizsiniz, denetleyen de!.. Bütün erkler tekelinizde toplandı...

Öyle güçlüsünüz ki, hesap soracak Molla Kasım da bırakmadınız etrafta...

Beşerî adalet önünde işiniz iş...

Devir sizin devriniz ve zaten bir kaç yıl daha geçti mi, ‘zaman aşımı’ dipten bu yana temizlemeye başlayacak trol ağı gibi!..

Statü bozulmazsa her şey yanınıza kâr kalacak...

Sonra gelecek olanlar, ‘kişi aleyhine’ geriye doğru düzenleme yapamayacağına göre tedirginliğin alemi yok... Ama unutmayın ki, bu dünyada ‘zaman aşımı’olsa da ‘sonsuzluk yurdu’nda böyle bir kavram yok!..

Herkes bu tarlada ektiğini biçecek...

“Yaptım, hele bir sor niye yaptım” şeklindeki tokatçı klasiği hiç bir şey ifade etmeyecek!..

Nasıl da değişiyor şehirlerin siluetleri?

İmar toplantılarının yapıldığı o kirli ittifak salonları...

‘Namus’ kavramı randevu evleriyle bile mukayese kabul etmez necis mekânlar...

O partili, bu partili zübükler...

Bir imzayla değerleri yüze, bine, onbine katlanan araziler...

Arsalarını ‘organizasyon’a yok pahasına kaptıran içi buruk köylüler...

Sonra şirk abidesi gibi yükselen günah kuleleri...

Altlarında AVM tapınakları... Ve en dibin kuytu köşesinde arınmaya yarayan küçük mescitler!..


Aylarca müşteri bulamadıktan sonra üç misli fiyatla kamu kuruluşlarına kiralanan binalar...

Bonkördür kamu kuruluşu...

Beş yıllık kirayı peşin verir, binanın neredeyse bütün maliyetini çıkarmış olursunuz!..

Dünyanın neresinde böyle tatlı ticaret var? Bunu herkes bilir, iğrenç kokusu bütün payitahtı sarar ama kimse sesini çıkarmaz!..

Kim denetleyecek, kim hesap soracak? Her şey kitaba uygun!..

Vicdana çok uygunluğu önemli değil, zaten vicdan işportaya düşeli epeyi zaman oldu!..

Televizyonlarınız var artık, zinâlı, zinâsız, her renkten...

Reklam ve organizasyon firmalarınız var deveyi havuduyla değil, kervanıyla götüren!.. Yedikçe iştahı açılan, iştahı açıldıkça yiyen!.. Ve bunları besleyen ‘kamusal’ yapılarınız var üçüne beşine bakmayan!..

Attila İlhan bunlara şahit olsaydı ‘Sırtlan Payı’nı yeniden yazardı!..

Tipler biraz daha değişik olurdu tabii...

Utanma duygusunu plastik cerraha aldırmış, vicdan baskısıyla uykusu kaçmayan, yağlanmış göbekli, yüzü yayla çocuğu gibi al al tipler!..

Ramazanlarda kapılara bıraktığınız o küçük poşetlerle vazife savdığını zanneden yüzde 10’ların efendileri!..

Dün güç başkalarındayken cami etraflarındaki küçük kitapçılarda ‘yetim hakkı edebiyatı’ yapıp, bugün bütün algılayıcılarını kamu gücüyle elde edilen meşru-gayrimeşru ranta odaklayanlar!..

Ve dinin ‘haram’ kıldığını yine o ‘dine hizmet’le izaha kalkışıp, aslında kimi aldatmaya yeltendiklerini fark etmeyenler!..

Namuslu İslâmcıları ayırarak söyleyelim, şunu iyi bilin, sizinki mensupları işkembe kapasitesine göre hiyerarşik olarak sıralanan yeni bir mezhep: “İtikatta İslâmcı, amelde tokatçı!”

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
22 gün önce
29 gün önce
35 gün önce
70 gün önce
85 gün önce
122 gün önce
124 gün önce
157 gün önce
183 gün önce
201 gün önce
215 gün önce
224 gün önce
229 gün önce
231 gün önce
280 gün önce
292 gün önce
296 gün önce
299 gün önce
315 gün önce
320 gün önce
339 gün önce
343 gün önce
374 gün önce
376 gün önce
383 gün önce
392 gün önce
418 gün önce
434 gün önce
439 gün önce
448 gün önce
449 gün önce
455 gün önce
463 gün önce
466 gün önce
469 gün önce
483 gün önce
539 gün önce
560 gün önce
575 gün önce
624 gün önce
631 gün önce
634 gün önce
637 gün önce
658 gün önce
694 gün önce
705 gün önce
763 gün önce
806 gün önce
868 gün önce
875 gün önce
882 gün önce
942 gün önce
981 gün önce
988 gün önce
1002 gün önce
1006 gün önce
1012 gün önce
1048 gün önce
1068 gün önce
1078 gün önce
1092 gün önce
1103 gün önce
1127 gün önce
1198 gün önce
1218 gün önce
1222 gün önce
1236 gün önce
1240 gün önce
1243 gün önce
1265 gün önce
1267 gün önce
1271 gün önce
1289 gün önce
1295 gün önce
1296 gün önce
1306 gün önce
1313 gün önce
1349 gün önce
1366 gün önce
1380 gün önce
1398 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=