Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

İtikatta İslâmcı, amelde tokatçı!

14 Kasım 2013, 00:21

Hâlen bir belediyede çalışmakta olan Millî Görüş kökenli arkadaşıma sordum: “Her şey gözünüzün önünde gerçekleşiyor... Bir Müslüman kamu hakkını yerken, yolsuzluk ve talanın içinde yer alırken, bunu içine nasıl sindirebiliyor? Çocuklarına bu haramı nasıl yedirebiliyor?”

Cevabını aynen aktarıyorum:

Normalde bir kişi Müslüman’sa hem ilâhî korkudan, hem de vicdan azabı dolayısıyla sıkıntıdan, vereceği hesabı düşünmekten geceleri uyuyamaması lâzım... İşin kötü tarafı, bunlar hortumladıklarının haram olduğuna değil, hakları olduğuna inanıyorlar... ‘Batıl’a karşı ‘hak’kı temsil ettikleri için paranın kendilerinde yani ‘hak’ta toplanmasını meşrû görüyorlar!.. O yüzden problem yok..!

Anlaşılan ‘gâzâ aşkı’yla her şey!..

‘Ehl-i salibe vurur gibi’ vuracaksınız kamu malına, yetimin gözüne gözüne!..

Bir gün isimlerini bilmediğiniz, hiç görmediğiniz milyonlarca insanla helâlleşmek zorunda kalacağınızı ve helâlleşecek kişi bulamayacağınızı umursamadan vuracaksınız!..

Allah’ın ‘dini yok saymak’la eşitlediği yetim hakkı yemeyi ‘dâr-ül harp’le, ‘küfür sermayesiyle rekabet’le, ‘onlar yaparken iyiydi’yle utanmazca ‘içsel’leştireceksiniz!..

Gözünüz öyle bir dönecek ki, herkesin herkesi kandırabileceğini, ama kalplerdeki gizliyi en iyi bilen Allah’ı asla kandıramayacağınızı, Gayya kuyusunun da bunun için var olduğunu unutacaksınız!..

‘Altın ve gümüşün fayda vermeyeceği gün’ü hiç düşünmeyeceksiniz!..

Meselâ Hayber’de artık kamulaşmış olan bazı değersiz eşyaları alan ve daha sonra düşman tarafından öldürülünce şehit sayılmayan ve Hz. Peygamber tarafından namazı kılınmayan kişiden bir ibret çıkarma ihtiyacı hissetmeyeceksiniz!..

Ne mutlu size!.. Mühür sizin elinizde... Artık imzayı atan da sizsiniz, projeyi onaylayan da, işi veren de!..

Sonra paydaşlarınızla omuz omuza parayı tahsil eden de sizsiniz, denetleyen de!.. Bütün erkler tekelinizde toplandı... Öyle güçlüsünüz ki, hesap soracak Molla Kasım da bırakmadınız etrafta... Beşerî adalet önünde işiniz iş...

Devir sizin devriniz ve zaten bir kaç yıl daha geçti mi, ‘zaman aşımı’ dipten bu yana temizlemeye başlayacak trol ağı gibi!..

Statü bozulmazsa her şey yanınıza kâr kalacak...

Sonra gelecek olanlar, ‘kişi aleyhine’ geriye doğru düzenleme yapamayacağına göre tedirginliğin alemi yok...

Ama unutmayın ki, bu dünyada ‘zaman aşımı’olsa da ‘sonsuzluk yurdu’nda böyle bir kavram yok!.. Herkes bu tarlada ektiğini biçecek... “Yaptım, hele bir sor niye yaptım” şeklindeki tokatçı klasiği hiç bir şey ifade etmeyecek!..

Nasıl da değişiyor şehirlerin siluetleri? İmar toplantılarının yapıldığı o kirli ittifak salonları...

‘Namus’ kavramı randevu evleriyle bile mukayese kabul etmez necis mekânlar...

O partili, bu partili zübükler... Bir imzayla değerleri yüze, bine, onbine katlanan araziler...

Arsalarını ‘organizasyon’a yok pahasına kaptıran içi buruk köylüler... Sonra şirk abidesi gibi yükselen günah kuleleri... Altlarında AVM tapınakları... Ve en dibin kuytu köşesinde arınmaya yarayan küçük mescitler!..

Aylarca müşteri bulamadıktan sonra üç misli fiyatla kamu kuruluşlarına kiralanan binalar... Bonkördür kamu kuruluşu... Beş yıllık kirayı peşin verir, binanın neredeyse bütün maliyetini çıkarmış olursunuz!..

Dünyanın neresinde böyle tatlı ticaret var? Bunu herkes bilir, iğrenç kokusu bütün payitahtı sarar ama kimse sesini çıkarmaz!.. Kim denetleyecek, kim hesap soracak? Her şey kitaba uygun!.. Vicdana çok uygunluğu önemli değil, zaten vicdan işportaya düşeli epeyi zaman oldu!..

Televizyonlarınız var artık, zinâlı, zinâsız, her renkten...

Reklam ve organizasyon firmalarınız var deveyi havuduyla değil, kervanıyla götüren!..

Yedikçe iştahı açılan, iştahı açıldıkça yiyen!..

Ve bunları besleyen ‘kamusal’ yapılarınız var üçüne beşine bakmayan!..

Attila İlhan bunlara şahit olsaydı ‘Sırtlan Payı’nı yeniden yazardı!.. Tipler biraz daha değişik olurdu tabii... Utanma duygusunu plastik cerraha aldırmış, vicdan baskısıyla uykusu kaçmayan, yağlanmış göbekli, yüzü yayla çocuğu gibi al al tipler!..

Ramazanlarda kapılara bıraktığınız o küçük poşetlerle vazife savdığını zanneden yüzde 10’ların efendileri!..

Dün güç başkalarındayken cami etraflarındaki küçük kitapçılarda ‘yetim hakkı edebiyatı’ yapıp, bugün bütün algılayıcılarını kamu gücüyle elde edilen meşru-gayrimeşru ranta odaklayanlar!..

Ve dinin ‘haram’ kıldığını yine o ‘dine hizmet’le izaha kalkışıp, aslında kimi aldatmaya yeltendiklerini fark etmeyenler!..

Namuslu İslâmcıları ayırarak söyleyelim, şunu iyi bilin, sizinki mensupları işkembe kapasitesine göre hiyerarşik olarak sıralanan yeni bir mezhep: “İtikatta İslâmcı, amelde tokatçı!”

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
35 gün önce
49 gün önce
86 gün önce
89 gün önce
122 gün önce
147 gün önce
165 gün önce
180 gün önce
189 gün önce
193 gün önce
195 gün önce
245 gün önce
256 gün önce
261 gün önce
264 gün önce
279 gün önce
285 gün önce
304 gün önce
307 gün önce
339 gün önce
341 gün önce
347 gün önce
357 gün önce
382 gün önce
398 gün önce
403 gün önce
412 gün önce
413 gün önce
419 gün önce
427 gün önce
431 gün önce
433 gün önce
448 gün önce
504 gün önce
525 gün önce
539 gün önce
589 gün önce
596 gün önce
598 gün önce
602 gün önce
623 gün önce
659 gün önce
670 gün önce
728 gün önce
770 gün önce
833 gün önce
839 gün önce
847 gün önce
907 gün önce
946 gün önce
953 gün önce
967 gün önce
970 gün önce
976 gün önce
1012 gün önce
1033 gün önce
1043 gün önce
1057 gün önce
1068 gün önce
1092 gün önce
1163 gün önce
1183 gün önce
1186 gün önce
1201 gün önce
1204 gün önce
1208 gün önce
1229 gün önce
1231 gün önce
1235 gün önce
1253 gün önce
1260 gün önce
1261 gün önce
1270 gün önce
1278 gün önce
1314 gün önce
1331 gün önce
1345 gün önce
1363 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=