Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

28 Şubat sen bizim her şeyimizsin!

11 Kasım 2013, 10:25

8 Şubat dâvâsı garip bir seyir aldı... Tutuklu sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek oranda azaldı...

Nasıl büyük gürültülerle gündeme gelen ve anayasa referandumunun en önemli propaganda malzemelerinden birisi olan 12 Eylülcülerin yargılanması ‘iki kişilik’ perdeye dönüşmüşse, 28 Şubat dâvâsı da neredeyse üç-beş kişiyle sınırlı devam edecek... 

Ergenekon, Balyoz ve diğer operasyonlarla ilgili yüzlerce insan tutuklanıp, cezalar almışken, 28 Şubat’ın ‘düşük yoğunluklu’ geçiyor olması, sözüm ona mağdurların diğer dâvâlarda olduğu gibi ‘lobi baskısı’ ve yeterince ‘medya ilgisi’ oluşturmaması dikkat çekici. Ergenekon tutuklularından Kemal Kerinçsiz’in önceki gün Yavuz Selim Demirağ’ın köşesinde yayımlanan mektubundaki şu satırları önemli:  “AKP’nin iktidara gelişi, milli iradenin iğfal edilmesi sonucu, 28 Şubat sürecinde hazırlanan bir sivil darbe olduğu ve bu darbenin ülkenin toprak bütünlüğünü, Cumhuriyeti ve Türk Milletinin geleceğini hedef aldığı inkar edilemez bir gerçektir. Bu sivil darbeyi tezgâhlayanlarla, 12 Eylül’ü, 12 Mart’ı ve 27 Mayıs’ı tertipleyenlerin aynı küresel güçten beslenen taşeronlar olduğu bir gerçektir.” 

Elbette bu uzun uzun analizlere muhtaç ama üzerinde durmaya fazlasıyla değer bir tespittir. Şimdi bir mukayese yapalım. İddiaların hepsini doğru kabul edelim. Hangi darbe teşebbüsü hükûmetin yıkılmasıyla sonuçlanmıştır?

12 Eylül darbesinden sonra, bu sorunun tek bir cevabı vardır; 28 Şubat darbesi. Her şey milletin gözü önünde cereyan etmiş, hükûmet yıkılmış ve yerine ‘sivil güçler’le birlikte yeni bir hükûmet kurulmuştur. Peki bu yargılamalardaki açık ara ‘orantısızlık’ neyin nesi o zaman? 

Bizzat Genelkurmay Başkanı’nın ağzından bin yıl süreceği ifade edilen 28 Şubat beş yıl bile süremedi...

Ortalığı kaplayan puslu hava dağıldığında bankaların içinin milyarlarca dolar boşaltıldığı anlaşıldı...

İleride palazlanacak bir partinin üzerine oturacağı ‘mağduriyet zemini’ oluşturuldu...

Hukuksuz ihraçları, kenar mahallelerde oturan milyonların örselenmesi takip etti...

Çocukları itilip kakıldı, ekonomik krizlerin üzerine sosyal krizler eklenince statükoya karşı öfke içten içe büyüdü ve intikam alacağını zannettiği ‘o gün’e hazırlandı...

Bir yandan daha sonra kimsenin sahip çıkamayacağı tanklar yürütülürken, diğer yandan, yoktan bir gerekçeyle Pınarhisar Cezaevi’ne ‘mağduriyet ikonu’ gönderildi... 

Oysa gerçek mağdurlar kenar mahallelerin ve taşranın garibanlarıydı, muhafazakâr seçkinlere ve zenginlere hiç bir zararı dokunmadı.

Varoş imam-hatip liselerindeki 13-14 yaşındaki kız çocukları panzerlerle sürülürken, daha sonra bu birikimin siyasî faydasını görecek olanlar, çocuklarını paralarıyla yurt dışında okutabiliyorlardı. Sözde ‘yeşil sermaye’ye yasaklar getiriliyordu, brifinglerde, gazetelerde ilân yoluyla. O sermaye grupları bundan zarar değil, kâr elde ettiler. Dayanışma duygusu depreşince, şekerci daha fazla şeker, bisküvici daha fazla bisküvi sattı...

Daha sonra ardında yüz binlerce mağdur bırakacak olan Avrupa merkezli holdingler peydahlandı, kayıt dışı milyarlarca dolar ve mark toplandı. ‘Allah rızası için kâr ortaklığı’ şeklinde toplanan bu ‘mukaddes paralar’ın bir kısmı Orta Anadolu merkezli yatırıma dönüşürken, bir kısmı o holdinglerin aracı ve yöneticileri tarafından iç edilecek, bir kısmı da yeni dönemin siyaset ve siyasetçisinin finansmanında kullanılacaktı...

Belki bu sürecin içinde aktif rol alanların bir bölümü, sürecin varacağı noktayı tahmin bile edememiş olabilir. Ama sonuç, tartışmaya kapalı biçimde tecelli etti: 28 Şubat süreci kötü ve hukuksuz uygulamalarıyla AKP’yi doğurdu! Tarihinde ilk defa Türk milliyetçiliğinin Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne irtica ve bölücülükle birlikte ‘tehdit’ olarak girmesi de bu dönemin eseridir. 

28 Şubat soruşturması başlayıp, gözaltı ve tutuklamalar gerçekleştikçe, diğer operasyonlar gibi dalgaların geleceği zannedilmişti. Ne de olsa diğer iddialardan büyük bir farkı vardı, ‘gerçekleşmiş tek darbe’ydi.

Dönemin gazete arşivlerini değil bir savcı, bir mübaşir tarasa onlarca çuvallık belgeye ulaşırdı. Ne hikmetse onlara hiç dokunulmadı. Bugün o ‘sivil darbeciler’ belki de kendilerine dokunulmamasının diyetini ‘açılım politikalarına destek’le ödüyorlar. Siyasî iktidarla sergiledikleri müthiş uyum, aslında bir rehine krizi midir, yoksa memleket için rızaya dayalı bir işbirliği mi, işte o fazlasıyla tartışılır. 

Malûm, işaret fişeği o ‘yargı mensuplarına brifing’le ateşlenmişti. Geçelim mahkemeyi, Adalet Bakanlığı bu konunun iç yüzünü açığı çıkarmak ve mesai saatinde gerçekleşen bu ‘eylem’in sorumlularıyla ilgili bir çalışma yapmış mıdır, yaptıysa sonuçları nedir, bilen var mı? Ya iş dünyasının ‘dönemsel’ cuntacıları? Eski defterleri kapattılar, cuntacılıklarını unutturdular, ‘mağdurlar’ın iktidarından ihale almaya, özelleştirmelere müşteri olmaya devam ediyorlar. Dönemin sendikacıları da şimdi demokrasi nutukları atıyorlar. Kimisi de ‘âkîl adam’lığa terfi etmiş durumda. 

Darbelerle yüzleşmek, demokrasiyi sağlam temeller üzerine oturtmak ve millî iradeyi hâkim kılmak böyle oluyormuş demek ki! O hâlde içimizden şevkle mırıldanalım hep birlikte:  “28 Şubat sen bizim her şeyimizsin!..”

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
1 gün önce
5 gün önce
6 gün önce
19 gün önce
26 gün önce
50 gün önce
127 gün önce
134 gün önce
138 gün önce
145 gün önce
174 gün önce
181 gün önce
187 gün önce
222 gün önce
237 gün önce
274 gün önce
276 gün önce
309 gün önce
335 gün önce
353 gün önce
367 gün önce
376 gün önce
381 gün önce
383 gün önce
432 gün önce
443 gün önce
448 gün önce
451 gün önce
467 gün önce
472 gün önce
491 gün önce
495 gün önce
526 gün önce
528 gün önce
535 gün önce
544 gün önce
569 gün önce
586 gün önce
591 gün önce
600 gün önce
601 gün önce
606 gün önce
615 gün önce
618 gün önce
621 gün önce
635 gün önce
691 gün önce
712 gün önce
727 gün önce
776 gün önce
783 gün önce
786 gün önce
789 gün önce
810 gün önce
846 gün önce
857 gün önce
915 gün önce
958 gün önce
1020 gün önce
1027 gün önce
1034 gün önce
1091 gün önce
1094 gün önce
1133 gün önce
1140 gün önce
1147 gün önce
1154 gün önce
1157 gün önce
1164 gün önce
1199 gün önce
1220 gün önce
1230 gün önce
1244 gün önce
1255 gün önce
1279 gün önce
1350 gün önce
1370 gün önce
1374 gün önce
1388 gün önce
1392 gün önce
1395 gün önce
1416 gün önce
1419 gün önce
1423 gün önce
1440 gün önce
1447 gün önce
1448 gün önce
1458 gün önce
1465 gün önce
1501 gün önce
1518 gün önce
1532 gün önce
1550 gün önce


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=