Lütfen bekleyin..

Ali Mert Kutlu

Atatürk - 2

05 Kasım 2013, 15:44

Avrupa’da faşist rüzgarların çok sert estiği, totaliter yönetimlerin yaygın olduğu yıllar. İtalya’nın faşist diktatörü Benito Mussolini’nin eski yaraları sızlamış ve bizden Antalya başta olmak üzere Anadolu’nun batı ve güney batısını isteme küstahlığını göstermiş. Gazi Paşa kendisine bu talebi ulaştırmak için gelen elçiye tarihi bir ders vermiş.

            Atatürk kabul ettiği elçiye “Bir dakika ekselans” diyerek odadan ayrılmış. Birkaç dakika sonra dönen Gazi Paşa’nın üzerinde mareşal üniforması varmış. Gözlerini elçiye dikerek “Şimdi konuşunuz” demiş. Mesajı gayet net olarak alan İtalyan geldiği gibi gitmiş.

            Görüldüğü gibi Aziz Atatürk söz konusu vatan-millet olunca sapmaları olamayan bir liderdir. Ham meyve yemediği içinde sık rastladığımız türden karın ağrıları yaşamamıştır. Özü sözü birdir.

            Bugünkü sohbetin bundan sonrasını merhum Aydın Taneri Hoca’dan aktarmaya çalışacağım.

            Mustafa Kemal Şam’da Kurmay Yüzbaşı’dır. Gönderilişi ve görevi çok da hoş hatıralar barındırmaz aslında. Bir nevi sürgündür. Havran bölgesinde bazı kimseler devlet malını yağma ederler. Devlet malının geri alınması için görevlendirilenler arasında Mustafa Kemal ve arkadaşı Kurmay Yüzbaşı Müfit (sonradan Kırşehir Mebusu) yoktur. Sebebini sorup göreve katılmak istemelerine rağmen gruba dahil edilmezler. Bunun üzerine göreve kendi başlarına katılırlar.

            Görev esnasında askerler ölçüyü kaçırırlar ve halktan devlet malından fazlasını alırlar. Aslında bu sefer onlar yağmacı durumuna düşerler. Sıra yağmayı paylaşmaya gelince Yüzbaşı Müfit’e de pay vermek isterler. Durumu Mustafa Kemal’e söyleyen Müfit Bey’e çok enteresan bir cevap verir. “Müfit, bugünün adamımı olmak istersin, yoksa yarının adamımı?” Müfit Bey altınları reddeder.

            Atatürk’ün ilk Adliye Vekili Refik Şevket Bey’dir. Öldüğünde bir ev ve emekli maaşı bırakan bir kişidir.

            Gazi Paşa Ankara’ya yakın vilayetlerden birisini gezerken yüksek adliye memurlarından birisine kızar. Adliye Vekili Refik Şevket Bey’den değiştirilmesini ister. Aradan bir süre geçince Paşa Refik Bey’e durumu sorar. Cevap ilginç:

            “Hayır Paşam değiştirmedim. Çünkü çok kıymetli ve namuslu bir memur olduğunu ve sizin kızmanızın bir anlaşmazlığın sonucu olduğunu yaptığım inceleme sonucunda anladım.”

            Atatürk kaprislerinin esiri olan kişilerden çok farklı bir liderdir. O’nun da cevabı kendine yakışan şekilde olmuştur. “Vicdanının emrinden ayrılmayan bir arkadaşın adliyenin başında bulunması memleket hesabına iftihar ve güven uyandıracak bir şeydir.”

            Benzer olayları sayfalar dolusu aktarmak mümkün. Lakin anlamak isteyene bu kadarı bile çok şey anlatır. Hem ne demişler. “Adam olana lafın tamamı söylenmez.” Anlamayı bıraktık kasıtlı çarpıtmaları ise Allah (cc) görüyor. Sıra kullarında.

Ali Mert Kutlu - HABER FEDAİ

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
1487 gün önce
1488 gün önce
1501 gün önce
1516 gün önce
1530 gün önce
1536 gün önce
1543 gün önce
1550 gün önce
1561 gün önce
1569 gün önce
1571 gün önce
1573 gün önce
1586 gün önce
1589 gün önce
1591 gün önce
1594 gün önce
1596 gün önce
1599 gün önce
1605 gün önce
1611 gün önce
1612 gün önce
1614 gün önce
1617 gün önce
1626 gün önce
1629 gün önce
1630 gün önce
1637 gün önce
1639 gün önce
1645 gün önce
1646 gün önce
1649 gün önce
1652 gün önce
1656 gün önce
1658 gün önce
1662 gün önce
1665 gün önce
1667 gün önce
1669 gün önce
1671 gün önce
1672 gün önce
1674 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=