Lütfen bekleyin..

Ali Mert Kutlu

İrfanı Hür Vicdanı Hür Cumhuriyet

29 Ekim 2013, 00:15

Halkın devlet idaresinde belirleyici olması anlamına gelen cumhuriyet, Aziz Atatürk’ün ifadesi ile “demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir.”

                Cumhuriyetin iyi anlaşılması ve gereklerinin yerine getirilmesi için muhatapları yani en başta sahipleri tarafından iyi anlaşılması gerekmektedir. Bu iyi anlaşılma hali hem milletin mutluluğunu hem de cumhuriyetin devamlılığını ebedileştirecektir. Millet cumhuriyet idaresinin faziletlerine inanmalı, sivil ve asker güçler ayrımı yapmaksızın onu yüceltmeye çalışmalıdır. Her türlü iç çekişme ve küçük hesaplar bir tarafa bırakılmalıdır.

                Devletimizin büyük kurucusu “ Bütün ümidim gençliktedir” demiş, aynı zamanda “…Türk bağımsızlık ve cumhuriyetini…” korumak ve kurtarmak görevini de Türk Gençliği’ne vermiştir. Bunu yaparken de damarlarında dolaşan asil kanı en büyük güç kaynağı olarak göstermiştir.

                Kan nasıl asil olur? Sorusu her daim sorulmalı, cevaplar sürekli gözden geçirilmeli ve paylaşılmalıdır. Biraz cevap arayalım.

                Evvela “güzel ahlak” sahibi olmalıyız. Bazıları ahlakın evrensel yönünü ön plana çıkarmaya özen gösterirler. Genel itibarı ile doğru olabilir. Fakat biz ahlak anlayışımızın temeline Müslüman Türk’ü koymazsak o ahlak değerleri bir çok yerde sırıtır ve bünyemizi tırmalar. Türk-İslam kültürü içerisinde evrensel ahlakı fersah fersah geçen uygulamalar yüzlerce yıldır bütün sadeliği ile yaşamaktadır. Ancak unutmamalıyız ki, günümüzde tehditler eskiye nazaran daha hızlı ve sinsi olarak ilerlemekte, tıpkı kanser hücreleri gibi bünyemizi sarabilmektedir. Bu sebepten ötürü sürekli kendimizi ve çevremizi kontrol etmeliyiz. Önemsemediğimiz şeyler mesela masum görünen bir şarkı, bir reklam filmi, haksızlıklara göz yumuş, gelir dağılımındaki adaletsizlik, dün biz ağladık bugün sıra sizde tavırları vs. Bunlardan hangisi Allah Resulü’nün hayatına sığdırabileceğiniz örnekler? Tabiki hiç birisi. Peki ahlak nedir? Ahlak, gücü ve özgürlüğü doğru kullanabilme sanatıdır.

                Bir başka önceliğimiz de “milli kültür” dür. Türk milli kültürü İslam dini başta olmak üzere binlerce yıllık Türk tarihinden beslenir. Bu kaynaklar Türk Milleti’ni zirvelerin hakimi yapmış olan değerleri barındırmaktadır. Milletimiz kendi kültür kaynaklarını doğru anladığında başarıdan başarıya koşarken, ondan uzaklaşma veya unutma anlarında ise en büyük acıları yaşayabilmiştir. Peki ne yapmalı? Soru basit, fakat çok önemli.

Öncelikle Allah’ın Kitabı’nı anlamalıyız. Unutmayınız ki Kur’an-ı Kerim Yüce Yaratıcı’nın bizimle sohbetidir. Bizi sevdiği için ilmini bizim anlayabileceğimiz şekilde bizimle paylaşmaktadır. O’nu anlamaya çalışmamak, gönlümüzü ve beynimizi O’na açmamak terbiyesizlik ve akılsızlık olmaz mı? Yine unutmayalım ki, Avrupa İncil’i anlamadan okuduğu dönemlerde karanlığı yaşıyordu. Şimdi de bizler Kur’an-ı Kerim’i anlamıyoruz ve durum ortada. Yukarıdaki basit soruya bir başka örnek cevap daha vermeye çalışalım. Gençler kültür köklerimizin bir ana damarı da Türklük çizgisi içerisindedir. Kök Türk Yazıtları da değerlidir, Dedem Korkut’un Hikayeleri de. Hocam Ahmet Yesevi de, İmam’ım Maturidi’de. Bu güneşler hem gönlümüzü hem de zihnimizi aydınlatmalı. Bunlar bize yüzlerce yıl Allah’ı sevmeyi ve O’nun bize lütfu olan aklı kullanmayı tavsiye etmişlerdir. Ben çocukluğumda Allah’ın sevilebileceğini söyleyen insanlara pek rastlamadım. Sizleri bilmem. Hatta şu sözü çokça duydum “akıl her şeye ermez”. Şimdi düşünüyorum da biz eskiden Yunus Emre’yi de anlamazmışız. Bu sebeple hep “Allah taş yapar” demişiz de sevileceğine dair bir çok örneği görmezden gelmişiz. “Akıl her şeye ermez” demişiz de, ilim tahsilinin ve bilgi üretmenin aklın kapasitesini de artıracağını düşünememişiz.

Cumhuriyetimizin temellerine baktığımızda kurucuların bazı kriterlerden taviz vermediklerini görmekteyiz. Bu kriterlerin en önemlileri;

1.  Tam bağımsızlık

2.  Milli egemenlik

3.  Sınıfsız bir toplum yapısı ve milli devleti oluşturmak. Burada vurgu ortak milli kültüre yapılmaktadır, farklılıklara değil.

Güçlü, bağımsız ve lider Türkiye Cumhuriyeti’ni arzuluyor isek unutmayalım;

1.   Hakiki güç bilme ve yapabilme gücüdür.

2.   Alternatifi olmayan çaremiz, benliğimizi koruyarak nerede varsa bilim almak ve daha sonra kendimiz üretmek.

3.  Ahlak ve kültür olmadan düzgün işleyen bir toplum oluşturulamaz.

4.  Hakikatlerin parıltısı fikirlerin çarpışmasından çıkar.

5.  Milli kültürün can damarı bilimdir.

6.  Müslüman Türk’ün tabiatında iyilik ve olgunluk vardır.

7.  Şahsiyetimizdeki boşluğu başka hiçbir şey dolduramaz.

8.  Milli ahlak ve kültürün yanına milli aklı da koymalıyız.

9.  Yahya Kemal’e göre “Biz İstanbul’u Süleymaniye’yi yaptığımızda fethettik” Şimdi yeni şeyler yapmak lazım ki Cumhuriyet’in gerçek sahipleri olabilelim.

10.  Bu memleketin gençleri, Mehmetçik oldukları ruhla bilim adamı olmalıdır.

                “Arkadaş ne kadar da çok şey istedin?” diyebilirsiniz. Ne yapalım emanet bizlere verilmiş. Unutmayınız! Hiçbir sonuç ona götüren yol kadar zevkli değildir. Bir dost olarak tavsiyem ve duam: Tarihe gömülmeyiniz. Milletin tarihine geçiniz.

Ali Mert Kutlu - HABER FEDAİ

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
1080 gün önce
1081 gün önce
1094 gün önce
1109 gün önce
1123 gün önce
1126 gün önce
1129 gün önce
1136 gün önce
1143 gün önce
1154 gün önce
1162 gün önce
1164 gün önce
1166 gün önce
1179 gün önce
1182 gün önce
1184 gün önce
1187 gün önce
1189 gün önce
1192 gün önce
1198 gün önce
1204 gün önce
1205 gün önce
1207 gün önce
1210 gün önce
1219 gün önce
1222 gün önce
1224 gün önce
1231 gün önce
1232 gün önce
1238 gün önce
1239 gün önce
1242 gün önce
1246 gün önce
1249 gün önce
1251 gün önce
1255 gün önce
1258 gün önce
1260 gün önce
1262 gün önce
1264 gün önce
1265 gün önce
1267 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=