Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Seyrederek değil okuyarak öğrenmek...

12 Mart 2018, 09:04

Bir zamanlar "konuşan toplum" sloganıyla tartışma programları seyrederdik. Heyecanlıydık, darbenin tesiri yeni yeni geçmişti, kavgadan henüz çıkmış, dışarıda konuşamadığımız şeyleri cezaevinde konuşmaya başlamıştık; birbirimizi keşfettiğimiz yıllardı...

Güzel günlerdi...

Daha sonra televizyoncular "reyting"i keşfetti. Konuşma bitti kavga başladı; masal sona erdi...

"Konuşan Türkiye" masalını 10 yılda tüketen bir toplumuz. İyi başlayıp kötü biten bir denemeydi.

Şimdi ise "seyreden toplumu" talim ediyoruz. Türk toplumu garip bir şekilde televizyonun karşısına kilitlenmiş, dizi seyrederek kendini geliştiriyor (!). Garip bir halet-i ruhiye içerisinde tarih, bilim aklınıza ne gelirse diziler yolu ile öğrenebileceğini zanneden bir toplum olduk. Artık kelli felli bilim adamlar bile dizilerin gerçekliğini tartışırken "hadi canım, o öyle değil miydi?" tepkisi veriyorsa, durum fecaat aşamasına geçmiş demektir.

Elinde kılıç, at üzerinde dizi seyreden zümre meselenin "mizahi" boyutunu temsil ediyor gibi gözükse de bence en sıkıntılı cephesi bu. Toplumda bu  "marazi" hale sahip çok sayıda insanın olduğunu görebiliyoruz ki bu duruma hekimler el atmalı.

Tarih, bir toplumun sağlığı, gelecek nesillere aktarılan yalan yanlış bilgiler ve bir yönetmenin tabiri ile "reyting uğruna televizyon yıldızına dönüştürülen" tarihi şahsiyetler.

Bilmem farkında mısınız ama ciddi bir sorunumuz var...

Tabii ki televizyon dizileri bir kurgudur ve bu dizilerde oynayan bir aktörün de dediği gibi yapanın, yönetenin hayal dünyasından kesitler içerebilir. Anlaşılan o ki, dizileri yapanlardan daha fazla ciddiye alan bir zihniyet dünyasına geçiş yapmışız.

Evet, tarihi dizilerin hikâyesini, görüp görmediği yerleri eleştirebiliriz. Fakat dizi, tarihi bir şahsiyeti merkeze alıyorsa tarihi gerçeğin esası üzerinde yürümek gerekir. Mesela 50 yıl sonra alınan bir kaleyi/şehri o arkadaşa fethettirmemeniz gerekir. Hadi buna da "tamam" diyelim ama buradaki sorun tarihi dizilerden öğrenme düşüncesidir.

İşte bu noktada "seyrederek öğrenen toplum" devreye giriyor. Millet olarak kitap ile ünsiyetimiz zayıf. Konu "politik" değil "sosyolojik" bir meseledir. "Darbeler, ara dönemler kitap okuma alışkanlığımızın gelişmesine engel oldu" iddiasına sığınanlar veya "Osmanlı, halkımızı cahil bıraktı" tesellisi ile kendini avutanlar Avrupa tarihini okumalı.

Bir zamanlar Avrupa'da, okumak ve yazmak bugünkü kadar kolay değildi. İspanyol Engizisyonu'ndan kağnılarla kaçırılan notların Engizisyonun uzanamadığı ülkelerde basılıp yine kağnılarla dağıtıldığı bir Avrupa da vardı.

Bizim bu kadar meşakkate katlanmamıza gerek yok. Elimizi raflara uzatmamız kâfi...

Muhakkak ki temaşa sanatları da önemlidir, dizi seyredebiliriz, sinemayı atlamamalıyız ve her Türk ömründe birkaç kez (!) tiyatroya gitmelidir. Temaşa ederek de bir şeyler öğrenebiliriz ama bunların hiçbiri temel öğrenim mekanizmaları değil.

Okuyarak öğrenmek meşakkatli bir süreç tabii. Seyretmek daha kolay, zahmetsiz bilgi (?) sunumu da var. Görüldüğü üzere toplumsal alışkanlıklarımıza müsait bir öğrenme şekli.

Ama seyrederek öğrenen bir toplum yapısı ile medeniyetimizi ilerletmemiz mümkün değil...

Okuma, kitap deyince aklıma hep Cemil Meriç gelir. Okumak uğruna gözlerini kaybeden bir adam. İleri derece bozuk gözleri ile kitap okumak için sandalyesini masanın üzerine koyarak ampule yaklaşan bir tefekkür adamıydı Cemil Meriç. Körlük sonrası okuma ihtiyacını gönüllü asistanları ile gideren bir adam.

Okumanın en güzel tarifinin Meriç'ten gelmesi şaşırtıcı değil: "Okumak, iki ruh arasında aşikane bir mülakattır..."

Biraz zor olacak belki, ama başarmamız mümkün. İlk adım okumanın gerekliliğine inanarak atılabilir ki biz "tavsiye" değil "emreden" bir inancın mensubuyuz.

Peki problem nerede?

Sonrasında..."İlk emir Oku!" diyerek başlar büyüklerimiz ama çoklukla seyretmemizi salık verirler.

Bence "okumaya devam et ve anlamaya çalış" ile devam etmeli cümle. O zaman ekonomimiz, politikamız, tarihimiz, ideolojimiz veya sosyal hayatımız daha anlaşılır bir hal almaya başlar.

Biraz da böyle denemeye ne dersiniz?

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
227 gün önce
325 gün önce
353 gün önce
430 gün önce
444 gün önce
493 gün önce
499 gün önce
506 gün önce
556 gün önce
577 gün önce
584 gün önce
612 gün önce
619 gün önce
626 gün önce
640 gün önce
647 gün önce
661 gün önce
668 gün önce
675 gün önce
682 gün önce
745 gün önce
766 gün önce
780 gün önce
822 gün önce
829 gün önce
849 gün önce
876 gün önce
913 gün önce
927 gün önce
955 gün önce
962 gün önce
969 gün önce
1004 gün önce
1053 gün önce
1088 gün önce
1094 gün önce
1137 gün önce
1179 gün önce
1193 gün önce
1220 gün önce
1263 gün önce
1291 gün önce
1305 gün önce
1361 gün önce
1382 gün önce
1501 gün önce
1508 gün önce
1515 gün önce
1522 gün önce
1529 gün önce
1536 gün önce
1550 gün önce
1564 gün önce
1571 gün önce
1606 gün önce
1620 gün önce
1627 gün önce
1634 gün önce
1676 gün önce
1725 gün önce
1753 gün önce
1788 gün önce
1802 gün önce
1823 gün önce


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=