Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

İhtiras ile ideal arasındaki fark

25 Aralık 2017, 02:05

Enver Paşa Türkistan'ın bağımsızlığı için Ruslarla mücadele ederken, Rus raporlarına yansıdığı hali ile "ölünceye kadar, bir aslan gibi savaşarak" Pamir Dağı eteklerinde şehid olduğunda 41 yaşında idi.

Enver Paşa'yı eleştirmeyi varlık sebebi sayanların "Bir gün hangi gazeteye kapağı atarım da 5-10 bin ek gelir elde ederim" hayali ile yanıp tutuştukları yaşlardan daha erken yaşlarda o, Edirne, Çanakkale, Kafkaslar veya Türkistan'ın ücra bir köşesinde sıkışmış kalan Türk'ün kaderini dert ediniyordu.

Şehadete yürüdüğü 41 yaşına kadar bu millet için, sosyal medyada ona hakaret ederek takdir toplayacağını zanneden politikacıların ona hakaret etmek için kullandığı karakter sayısı kadar ölüm tehlikesi atlattığı muhakkak...

Türkistan dağlarından karısına "Geri dönmem için değil, şehid olmam için dua et" diye mektup yazarken Enver Paşa'ya hakaret etmeyi iş edinenler ne için dua ediyorlardı tahmin edebiliyorum...

Hakikat şu ki ihtiras ile ideal arasındaki farkı anlamayan kifayetsizlerin Enver Paşa'yı anlamaları mümkün değil.

Enver Paşa konuşmayı sevmezdi, belagat adamı değildi yani. O tam bir "ideal" ve "eylem" adamıydı. Kaderi de belki de hayal ettiği gibi Türk'ün özgürlük mücadelesi uğruna oldu.

Onun yaptıklarını yapmak zor gelir bu arkadaşlara. Türkistan onları açmaz, uzak gelir belki ama "ekmek" kapısı yaptıkları ama nedense bir türlü gidemedikleri Kudüs hemen dibimizde.

Hazır İntifada da başlamışken bu arkadaşlar durmasın, Paşa gibi "muhteris" bir şekilde değil, bize de örnek olacak bir sükûnet hâli ile Peygamber'e komşu olmak için tıpkı Arafat'ın "çocuk generalleri" gibi alsınlar ellerine taşları, yürüsünler Siyonizm'in üzerine...

Bize de göstersinler mücadele nasıl oluyormuş?...

***

Türk olmasın da ne olursa olsun!..

Daha iki hafta önce "içimizdeki Şerif Hüseyinler"den bahsetmiştim, bu hafta birisi bizi tekzip etti: Şerif Hüseyin değil "Şerif Hüseyin Paşa" imiş...

Yok, yok "vah ki ne vah!" demeyeceğim! Bu "kafa"nın röntgenini çekeli çok oldu, bizi şaşırtmıyor.

Netice olarak Kudüs ve Medine sadece bir sonuç, mesele bu kafanın "tarihçi" sıfatı ile köşelerde yer tutması ve bu tavrı "millî" zanneden bir kesim tarafından itibar görmesidir.

Mevzu İttihat Terakki veya Enver Paşa düşmanlığı ise o ayrı, bu duruma alıştık. Ama bunu yaparken "İttihatçı zulmüne karşı Şerif Hüseyin Paşa liderliğinde isyan eden Araplar" diyerek bir önceki devletimize karşı yapılan, üstelik pek çok Müslüman kanının dökülmesine sebep olan ve bu arkadaşların sevdalısı olduğu "İngiliz" belgelerine de yansıdığı gibi İngiliz tezgâhı olan bir ayaklanmayı meşru göstermeye çalışmak farklı bir durum.

Şerif Hüseyin ile bir akrabalık var ise o ayrı tabii.

Siyonistler de Şerif Hüseyin ve avanesi gibi düşünüyordu. Düşmanları ortaktı, Osmanlıyı o topraklarda istemiyorlardı. Onlar da Osmanlı topraklarında bir devlet kurmanın Osmanlı'nın o topraklardan sürülmesi ile mümkün olacağını düşünüyorlardı.

İttihat Terakki, Cemal Paşa'nın yaptıkları veya Enver Paşa bahane. Eğer Şerif Hüseyin gibi hainler olmasaydı bugün İsrail olabilir miydi?

"Edirne'yi Enver alacağına Bulgar alsın" kafasının Orta Doğu örneğini görüyoruz bu tavırda; "Türk olmasın da ne olursa olsun" kafasıdır bu.

Aynı kafanın Medine Müdafii Fahreddin Paşa'yı da diline dolaması aslında meselenin bir yol kazası, bir yanlış anlamadan müteşekkil bir şey olmadığını gösteriyor: Bu bir "zihniyet" sorunudur.

Türkiye'de böyle bir zihniyet çevresi vardı ama bu kadar "görünür" değildi. Kimisi "püsküllü" kimisi "kravatlı" fark etmiyor; böyle bir çevre var ve bu düşünceleri gizleme gereği duymuyorlar. Hatırlayınız kendini "tarihçi" sayan bir meczub da bir zamanlar "İstiklal harbini keşke Yunanlılar kazansaydı" demişti.

Tedavisi mümkün mü?

Yapılan "kabahatinden büyük özür"ler bunun mümkün olmadığını gösteriyor.

Bu kafanın ataları da İngiliz sevdalısı cemiyetlerin gölgesinde Sevr'i tanımayarak İstiklâl Harbini başlatanların vatana hıyanet suçundan katline fetva vermişlerdi. Dolayısıyla iki küsur yıl İngiliz uşaklarına Medine'yi teslim etmeyen Fahreddin Paşa'ya Mondros Mütarekesi'ne uymadı diye sövgüler düzmesi şaşırtıcı değil.

Nesiller değişiyor lâkin bunların İngiliz sevdası geçmiyor, sizce de ilginç değil mi?.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
-39051 saniye önce
50 gün önce
148 gün önce
176 gün önce
253 gün önce
267 gün önce
315 gün önce
322 gün önce
329 gün önce
379 gün önce
400 gün önce
407 gün önce
435 gün önce
441 gün önce
448 gün önce
462 gün önce
469 gün önce
483 gün önce
490 gün önce
497 gün önce
505 gün önce
568 gün önce
589 gün önce
602 gün önce
645 gün önce
651 gün önce
672 gün önce
699 gün önce
735 gün önce
750 gün önce
777 gün önce
784 gün önce
791 gün önce
875 gün önce
911 gün önce
1002 gün önce
1015 gün önce
1043 gün önce
1085 gün önce
1113 gün önce
1127 gün önce
1183 gün önce
1204 gün önce
1323 gün önce
1331 gün önce
1337 gün önce
1344 gün önce
1351 gün önce
1359 gün önce
1373 gün önce
1386 gün önce
1393 gün önce
1428 gün önce
1443 gün önce
1450 gün önce
1457 gün önce
1498 gün önce
1548 gün önce
1575 gün önce
1611 gün önce
1624 gün önce
1646 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=