Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Yeni bir siyaset anlayışı

30 Ekim 2017, 01:01

Türk demokrasisi sorunlar yumağına dönüşmüş durumda. İşin kötüsü eskiden bu durumdan şikayetçi olan toplum artık duruma alışmaya başladı.

Antidemokratik yaklaşımların "alışkanlık" halinden "kural" haline dönüşmeye başladığı bir eşikteyiz. Bu durumdan sadece iktidarı sorumlu tutup muhalefeti bunun dışında bırakmak meseleyi eksik değerlendirmek olur.

Kimseyi ayırmadan teşhisi koyalım: Bu durum Türk siyasetini oluşturan tarafların ittifak ettiği hususlardan biridir.

Teklifim biraz beylik olacak: Son dönemde iktidarından muhalefetine tüm Türk siyasetine hâkim olan sıkıntıların aşılması için yeni bir siyaset anlayışının inşa edilmesi gerekiyor.

Peki ama nasıl?

Burada salt yeni bir siyasi partinin kurulmasından değil yeni bir siyaset anlayışının inşa edilmesinden bahsediyorum.

Şu bir hakikat ki Türk siyaseti tıkanmış durumda. AK Parti'de ilgi ile seyrettiğimiz yorgun metal operasyonları, MHP'nin nasıl bir muhalefet yapacağına dair yaşadığı kafa karışıklığı ve CHP'nin 80 yıldır Ahmet Hamdi'nin "ne içindeyim zamanın, ne de dışında" dizelerinde ifade bulan siyaset tarzı siyasi hayatımızı tıkamış durumda.

Bu tıkanıklık sadece icraatlarla alakalı değil, anlayışla da alakalı. Mesele yeni bir parti kurmak değil, yeni bir siyaset anlayışı inşa edebilmek. Demokrasiyi önceleyen, evrensel hukuk ilkelerine saygılı, tarihi kaynaklardan beslenerek geleceği kurgulayan, devlette liyakatı esas alan, millî birliği tehdit eden FETÖ ve PKK gibi yapılanmalara karşı müteyakkız ve müsamahasız, toplumun tüm kesimlerini kucaklayan, millî ve manevi değerlere duyarlı, eğitim ve bilimi politik bir argüman olarak görmeyen ve tabii ki imparatorluk bakiyesi olan bir devlet gibi gelecek projeksiyonuna sahip bir anlayıştan bahsediyorum.

Netice olarak bir siyasi parti sadece tüzükten ve programdan ibaret değildir. Program ve tüzük başlangıçtır. Parti programı ve tüzüğünden gördüğümüz kadarıyla İYİ Parti bu konuda iyi bir başlangıç yapmış. Sonrası, lider kadrosunun söylemleri, eylemleri, partinin memleket meselelerine karşı somut önerileri ve toplumun tüm katmanlarını kuşatacak bir siyaset dili ile gelecektir.

Eğer İYİ Parti böyle bir siyaset anlayışı inşa edilebilirse gördüğünü gözlemlediğimiz ilgi daha da artacaktır.

Hangi dava?

Cumhuriyetin 94. yılını idrak ettiğimiz şu günlerde demokrasimizin geldiği noktayı geçtiğimiz Cumartesi günü Melih Gökçek şu sözlerle ifade etti: "Başarısız olduğumu düşündüğüm için değil, yorgun olduğumu düşündüğüm için değil, ülkemi lider ülke yapacağına inandığım Recep Tayyip Erdoğan istediği için istifa ediyorum.".

"Seçilmiş biri neden istifa ettirildi?" sorularına yandaş cenahtan gelen cevap ise oldukça manidardı: Atatürk de İsmet Paşa'yı istifaya zorlamıştı. Ne kadar kadar Atatürkçü bir zihniyet tarafından idare ediliyoruz, anlayın artık.

 "Lider ister, başkan gider" mottosu sadece AKP'nin sorunu zannedilmesin. Bu, Türk siyasetinin ortak problemi. Eskiden lider isteyince başkanlar partiden giderler, siyasete devam ederlerdi. Fakat AKP, liderin istemediğini siyasetten de el çektirerek Türk tipi demokrasiye seviye atlattı!..

Burada tartışmamız gereken Erdoğan'ın kendince sorunlu bulduğu Başkanları en az zararla devre dışı bırakması değil, Başkanların bu talebe direnmemesi, siyaset dışı kalmayı kabul etmesi.

Anladığım kadarıyla Gökçek "dava"sı ve "lideri" için istifa etmiş. Ama davasına ve liderine o kadar bağlı ki ayrılırken "aslında ben gitmek istemiyordum" mesajı vermeyi de ihmal etmiyor...

Hâl böyleyken insan bu davanın ne olduğunu ister istemez merak ediyor. Hatırladığım kadarıyla bu arkadaşlar Millî Görüş gömleğini çıkartarak dava meselesini çözmüşlerdi.

Siyasette "dava" kültü sağdan sola her hareketin can simidi. Sıkıştığınız anda "dava için" dediniz mi işlem tamam. En azından hamle üstünlüğünü ele geçiriyorsunuz.

Yapılanlara kutsiyet atfetmek için başvurulan faydalı bir yöntem "dava" retorikleri. Örnek olayımızda AKP cenahından gelen "dava" mesajlarını da bu kapsamda değerlendirmek mümkün. "Dava" retoriği tıpkı bir "master" anahtar gibi her problemi çözüyor. Görevden alıyorsunuz "dava" için, istifa ediyorsunuz "dava" için.

İnsan tabii ki sormadan edemiyor: Hangi "dava" için?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
225 gün önce
323 gün önce
351 gün önce
428 gün önce
442 gün önce
490 gün önce
497 gün önce
504 gün önce
554 gün önce
575 gün önce
582 gün önce
610 gün önce
616 gün önce
623 gün önce
637 gün önce
644 gün önce
658 gün önce
665 gün önce
672 gün önce
680 gün önce
743 gün önce
764 gün önce
777 gün önce
820 gün önce
826 gün önce
847 gün önce
874 gün önce
911 gün önce
925 gün önce
952 gün önce
959 gün önce
967 gün önce
1001 gün önce
1050 gün önce
1086 gün önce
1092 gün önce
1135 gün önce
1177 gün önce
1190 gün önce
1218 gün önce
1260 gün önce
1288 gün önce
1302 gün önce
1358 gün önce
1379 gün önce
1498 gün önce
1506 gün önce
1512 gün önce
1519 gün önce
1526 gün önce
1534 gün önce
1548 gün önce
1561 gün önce
1569 gün önce
1603 gün önce
1618 gün önce
1625 gün önce
1632 gün önce
1673 gün önce
1723 gün önce
1750 gün önce
1786 gün önce
1800 gün önce
1821 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=