Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

"Zihniyet" Meselesi...

16 Ekim 2017, 00:02

"'TOKİ Ayder Yaylası'na müdahale edecek, Ayder Yaylası'na girecek'. Burada katlı TOKİ konutları zaten düşünülemez. Buraya öyle bir şey yapılması mümkün değil. Öyle bir şey de düşünülmüyor. Burada vatandaşların görüşleri ve ve fikirleri doğrultusunda bir proje tasarlanacak. Ona göre hayata geçireceğiz." demiş TOKİ Kentsel Yenileme Daire Başkanı... Yani buraya inşaat yapacağız demiş. Bu konuşmadaki şifre kavram: "Bir proje". Mimari tarihimize "TOKİ dönemi" olarak girecek olan dönemin mimarları Ayder'e de el attıklarını bu açıklama ile ifade ettiler. Katiyyen "çok katlı" projeler düşünülemezmiş. Bu da demek oluyor ki orta vadede Ayder'de çok katlı projelerle ilgili tartışmalara başlayacağız... Tam da geçen hafta "medeniyetin iflası"ndan bahsetmiştik. Müflis medeniyet dediğimiz şey böyle bir şey. Her yeri imar problemi olarak görür, "neden imar planı yok, hayret bir şey!" diye başlar ve yeşillerin ortasına betonları dikiverir. Ve buna "medeniyyet" der.

Yeni dönemin medeniyet anlayışına ne isim vereceğimizi buldum. Çift "y" ile: Medeniyyet...

Bir zamanlar Çaykara'nın dünyaca ünlü Uzungölü'nün kenarlarına "hijyen" için olsa gerek beton dökülürken bir yazı yazmış "Uzungöl, Uzun Havuz" oluyor demiştim. Tam da Solaklı Deresi'nin boynuna ne işe yarayacağı belli olmayan HES'lerin kondurulduğu zamanlardı.

O zaman şöyle demiştim kabaca; "Her şey elektrik değil, insanların derelere ayaklarını sokmaya da ihtiyacı var, böcekleri seyretmeye, doğayı beton kokusu olmadan teneffüs etmeye, HES türbinlerinin sesini duymadan kuş seslerini dinlemeye de ihtiyaç var." Ama dinlemediler.

Aradan yıllar geçti, değişen bir şey yok. Bu ülkede kaç tane Uzungöl, Ayder var? Buralara gelenler doğal ortamı temaşa edecekler, yayla çimeninde yatmayı tecrübe edecekler. Adı üstünde "doğa turizmi", "yayla turizmi". Yüzyıllardır bölge insanının konakladığı hanlarda konaklayacaklar. Dünyada bunun örnekleri var. Orijinal hali yüzyıllardır muhafaza edilen köyler var. İnsanlar buralara gelir, gününü geçirir konaklamayı başka yerlerde yapar. Neden böyle bir model takip edilmiyor da hemen "projeci" kimliğimizle "betona" sarılıyoruz?

Şimdi biz bunları yazdık diye proje canavarı TOKİ bu işten vazgeçecek mi? Zannetmiyorum. Kadim tespitimizi tekrar ediyoruz; bu meseleler zihniyet meselesidir. İnsana ve çevreye bakışla, beslendiğiniz zihniyet dünyası ile ilgilidir.

Eğer siz her şeyi "taahhüt/rant" ekseninde değerlendirirseniz Ayder ve Uzungölde'ki boş çayırlıklarda en iyimser ihtimalle devre mülkler görürsünüz. Topkapı Sarayı'nın burnundan Boğazı temaşa etmek varken "şu burna nasıl otel kondurabilirim?"in hayalini kurarsınız.

Dediğim gibi mesele "zihniyet" meselesi...

***

Yıllar yıllar önce bu günleri işaret etmek için şunları yazmıştık:

"... Gecekondulaşma" devletin bir iskân planının olmayışından doğmuş, zamanla toplumun bütün katmanlarına sirayet etmiş, iflah olmaz bir hastalık olarak devam edip nihayet bir "zihniyet" sorunu olarak bünyemize yerleşmiştir. Bu hastalık, boş bir arsa görmeyle başlar ve üç beş tuğla ve kiremit rüyası ile devam eder. Bu memleketin seçilmiş iktidarları ise bunları "tapulayarak" vesayetine alır. Ve elbirliği içinde şehrin, tarihin ve kültürün içine edilir."

TOKİ için de şunları söylemişiz, daha yeni yeni palazlandığı zamanlarda:

"... Çağdaş zamanlarda bu hastalıktan kurtuluş olarak görülen "TOKİ" projeleri ise yanlış teşhis ve dolayısı ile yanlış tedavinin yan etkisi olarak şehirlerimizi Avrupa'nın meşhur göçmen mahallelerine dönüştürüyor. Bunu makyajla güzelleştirdiğimiz TOKİ mahallelerinin boyaları döküldüğü zaman hep birlikte göreceğiz."

Ne yazık ki haklı çıktık... Geçen haftaki yazımda "Bu müflis medeniyeti diriltecek yeni bir hikâyenin ilk cümlesini nasıl kurabiliriz?" demiştim. Eğer bir medeniyette iflas hali yaşanıyorsa bu sadece ekonomide, siyasette veya eğitimde değil, medeniyeti oluşturan bütün maddi ve manevi unsurlarda yaşanır. Çevre bunun bir örneğidir, mimari bunun başka bir örneğidir. Çünkü sorun "zihni" bir sorundur evvel emirde.

Ve bu soruna acilen el atılması gerekmektedir.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
-39071 saniye önce
50 gün önce
148 gün önce
176 gün önce
253 gün önce
267 gün önce
315 gün önce
322 gün önce
329 gün önce
379 gün önce
400 gün önce
407 gün önce
435 gün önce
441 gün önce
448 gün önce
462 gün önce
469 gün önce
483 gün önce
490 gün önce
497 gün önce
505 gün önce
568 gün önce
589 gün önce
602 gün önce
645 gün önce
651 gün önce
672 gün önce
699 gün önce
735 gün önce
750 gün önce
777 gün önce
784 gün önce
791 gün önce
875 gün önce
911 gün önce
1002 gün önce
1015 gün önce
1043 gün önce
1085 gün önce
1113 gün önce
1127 gün önce
1183 gün önce
1204 gün önce
1323 gün önce
1331 gün önce
1337 gün önce
1344 gün önce
1351 gün önce
1359 gün önce
1373 gün önce
1386 gün önce
1393 gün önce
1428 gün önce
1443 gün önce
1450 gün önce
1457 gün önce
1498 gün önce
1548 gün önce
1575 gün önce
1611 gün önce
1624 gün önce
1646 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=