Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Kendisini hep hatırlayacağız!

27 Temmuz 2017, 00:01

DİB'in başı Mehmet Görmez yolcu… Onu gelmiş geçmiş 'en politize' başkanlardan birisi olarak hatırlayacağız… Onu "Ülkede dindarlık en fazla hangi dönemde değer kaybetti?" sorusuna cevap ararken bulacağız…

Ezici çoğunluğu Müslüman olan ama Türk olduğu için pek de umursanmayan insanlar ateş içindeyken bir bayram gününe damgasını vuran şu hutbeyle hatırlayacağız: "Suriye'deki ateşi, Bağdat'taki yangını, Mısır'daki acıyı, Gazze'de akan kanı, Haiti'deki çaresizliği, Açe'deki musibeti, Afganistan'daki, Pakistan'daki gözyaşlarını, Somali'deki açlığı ve susuzluğu, Sudan'da hastaların inleyişlerini ve daha nicelerini dert edinmiş kardeşlerim, diyebilir misiniz? Diyebilirseniz, bugün bayramınızdır, bayramınız mübarek olsun…"

O hutbelerde Açe vardı da, dünyanın en mazlum Müslümanları Doğu Türkistanlılar yoktu!.. Somali vardı da, toprakları işgal edilmiş, bugün Bakü'de hurda tren vagonlarında sefalet çeken Karabağlılar yoktu!.. Okyanuslar ötesinden Haiti var da, neredeyse ses duyumu mesafemizdeki Kerkük yoktu!..

 Aynı hutbede, 'şeytana inat başını secdeye koyan' diye tanımladığı cemaate, "Biz her türlü ırkçılığın karşısındayız, kimseye ana dilini çok görmeyeceğiz, diyebiliyor musunuz?" sorusunu sormuş ve "Diyebiliyorsanız bugün bayramınızdır, bayramınız mübarek olsun" demişti!..

Buydu değil mi ırkçılıkla mücadele? Sahi Türkiye'de kimler ırkçılık yapıyordu ve hangi ırkla  mücadele ediliyordu? 'Dil'de bile kendisine yer bulamayan kavmin, 'o kalp'lerdeki yeri neresiydi acaba?

***

Hutbelere sık sık 'ırkçılıkla mücadele' serpiştirildi… Adam kayırma, hırsızlık, yolsuzluk, torpil, yağma, talan gibi marazlarla ilgili pek ses duyamaz olduk… Kim bilir nasıl da yanlış anlaşılırdı değil mi?

Evet, bu dönemi hatırlamakta zorlanmayacağız… Gittikçe boşalan camilerden, her Cuma gerilen cemaatlerden… Soğuyan insanlardan…

***

Görmez'le birlikte Diyanet 'dinî' vasfını yitirmeye, 'politik' bir kurum olmaya dev bir adım atmış, en büyük rolü de o yerin dibine batası 'çözüm süreci'nde üstlenmişti…

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir'le o kucaklaşma sahnesi unutulur muydu? Baydemir'in kendisine verdiği, üzerinde 'Amed' yazılı tabağı almış ve törende Türkçe'nin yanısıra Kürtçe de konuşmuş, şunları söylemişti: "Hep birlikte ülkemizi güvenlik, selâm, adalet ve fazilet yurduna dönüştürelim…"

Biz de ikaz etmiştik: "Bir Kürt olarak, Türk ve Kürt çocuklarını kıran terörizmin sivil uzantılarına tebessüm etmek yerine, 'Irkçılık, zulüm üzerine olan kavmine yardımcı olmaktır' hadis-i şerifini hatırlatsaydın ya… Hem belki Başbakan da öğrenirdi ırkçılığın ne olduğunu ve milliyetçilikten nasıl ayrıldığını!.."

Görmez, İslâm'a göre katillerle helâlleşme yetkisinin Başbakan'da değil, sadece mağdurlarda ve onun varislerinde olduğunu ifade edebilecek en yetkili makamdayken üzerine vazife olan hakkı dillendirmedi ve sustu...  "Hayır, sen helâlleşemezsin"  diyerek tarihe Ebu Hanife gibi not düşmek yerine 'yeni düzenin uyumlu memuru' olmayı yeğledi...

"Hırkayı yere sereceğiz!.. İçerisine bugüne kadar kırılan bütün kalpleri ve onurları koyacağız!.. Her birimiz ucundan tutup, Kâbe'nin şerefli köşesine yerleştireceğiz!.." edebiyatıyla  'çözüm süreci'ni  'dinîleştirme' çabasına girişti…  Kanı dökülen mazlumla katilin eşitlendiği bu iğrenç süreçte İslâm'ın sesi ve çağın vicdanı olmayı hesaplamadı... Adı konmamış bebeğin katilleriyle helâlleşmeye kalkışmanın, kız çocuklarını diri diri gömen cahiliye âdetleriyle yarışacak çapta bir hukuksuzluk olduğunu haykıramadı…

*** 

Devletin hangi yöneticisi olursa olsun, ona yönelik ululama ve ilâhî vasıflar yakıştırma karşısında sesini yüksek sesle çıkarmadı.. Eski İçişleri Bakanı'ndan Peygamber Efendimize yönelik incitici tavır geldiğinde, o tavır sahibine empati göstermek yerine, oturulan makamın hakkını vererek susturmadı..

İktidar mensubu, ailevî kadrolaşmayı izah ederken 'Akrabayı kolla' ayetini rezil bir şekilde çarpıttığında en gür sedayı çıkararak tövbeye çağırmadı... Yolsuzluğa bin bir kılıf uydurmak için dinden referans çıkarmaya çalışan, kafalarına göre 'hak edilmiş' yüzdeler belirleyen güruha gereken dersi vermedi... Dinde 'günah işleme özgürlüğü' diye bir şey olmadığını ilân etmedi, bunu söyleyenlerin modern fitne ehli olduğunu duyurmadı..

Dolayısıyla, kolay kolay unutulmayacak… 'Siyasetin uyumlu memuru' olarak hatırlanagelecek…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
1 gün önce
4 gün önce
26 gün önce
30 gün önce
31 gün önce
44 gün önce
51 gün önce
75 gün önce
152 gün önce
159 gün önce
163 gün önce
169 gün önce
199 gün önce
206 gün önce
212 gün önce
247 gün önce
261 gün önce
298 gün önce
301 gün önce
334 gün önce
359 gün önce
377 gün önce
391 gün önce
401 gün önce
405 gün önce
407 gün önce
457 gün önce
468 gün önce
473 gün önce
475 gün önce
491 gün önce
497 gün önce
515 gün önce
519 gün önce
550 gün önce
553 gün önce
559 gün önce
568 gün önce
594 gün önce
610 gün önce
615 gün önce
624 gün önce
625 gün önce
631 gün önce
639 gün önce
642 gün önce
645 gün önce
659 gün önce
715 gün önce
736 gün önce
751 gün önce
800 gün önce
807 gün önce
810 gün önce
814 gün önce
835 gün önce
870 gün önce
881 gün önce
939 gün önce
982 gün önce
1007 gün önce
1044 gün önce
1051 gün önce
1059 gün önce
1115 gün önce
1118 gün önce
1157 gün önce
1164 gün önce
1171 gün önce
1178 gün önce
1182 gün önce
1188 gün önce
1224 gün önce
1244 gün önce
1255 gün önce
1269 gün önce
1280 gün önce
1303 gün önce
1374 gün önce
1394 gün önce
1398 gün önce
1412 gün önce
1416 gün önce
1419 gün önce
1441 gün önce
1443 gün önce
1447 gün önce
1465 gün önce
1471 gün önce
1472 gün önce
1482 gün önce
1490 gün önce
1526 gün önce
1543 gün önce
1556 gün önce
1575 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=