Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Güzel bayramların güzel adamlarına...

26 Haziran 2017, 00:02

Şu sokağın köşesini dönünce, karşıdan görünürdü o eski zamanların güzel adamları. Bayram namazına yetişmenin tatlı telaşı yanında uzun bir aradan sonra yapılacak kahvaltının hayali idi belki de bu acelenin sebebi...

Eğlenmeyi de ciddiyeti de bilen ve alabildiğine yaşayan ehl-i muhabbet adamlardı. Son temsilcilerine eski mahallenizde, köyünüzde veya kasabanızda rastlayabileceğiniz türden adamlar...

Kentte yoktur ama şehir kültürünün kokusunu hissedebileceğiniz yerlerde nadirattan da olsa rastlayabilirsiniz. Kilim, bakır, hat vs. türünden ya eski zaman eşyaları satan ya da sahaf köşelerinde rastlayabileceğiniz türden adamlardır.

Çocukluğum böyle adamların arasında geçti. Muhabbeti kadar mehabeti güçlü adamlar arasında. Komşuların sırayla iftar vermesinin gelenekten sayıldığı, iftardan sonra teravih namazında yoklama vermenin mecbur olduğu zamanlardı.

Biz çocuklar daha ziyade meselenin teravih sonrası muhabbet kısmıyla ilgiliydik. Eğer iftar mekânında teravih kılmayacaksak nerede kıldığımızı ispat etmek zorundaydık. Delil olarak sunmak için en azından birkaç rekat namaza eşlik etmek zorundaydık.

Babalarımızın gençlik hikâyelerini, ihtiyarların fukaralık yıllarına dair bize "efsane" gibi gelen hatıralarını gözümüz açık dinlerdik. "Haydi canım!" kabilinden alabildiğine fukaralığın yaşandığı dönemleri o kadar güzel anlatırlardı ki "tüh neden daha erken gelmedik dünyaya!" derdik.

O hatıralar aslında zor olanın çirkin olmak zorunda olmadığını va'z eden kadim kültürümüzün kodlarını ruhumuza işliyordu. Neticede her şeyin zıddıyla kaim olduğuna inanan bir zihniyet dünyasına aittik. 

Sert adamlar arasında yaşamak zorunda olmak zor bir şeydi ama güzeldi...

Karasakallı Amcaların, Konç Hafusların, Marangoz Hacı İbrahimlerin, İbrahimego Amcaların, Mehmet Ustaların, Topal Hocaların tatlı-sert dünyasının çocuklarıydık. Ellerini öpmeye bile çekinerek gittiklerimizden, espri yapmaları bir kenara kaydedilecek önemli olaylar türünden olanlarından tutun da gülmeden yaşayamayacak olanlarına kadar her karakterden insanın bir arada uyum içinde yaşadığı bir topluluktuk...

Bizim memleketin insanı böyleydi işte. Mizah ile ciddiyet kucak kucağadır. Neyin ne zaman geleceğini kestiremezdiniz. Mizaha aldanıp gevşemeye gelmezdi, Osmanlı tokadı ile tekrar nizama sokuluverilirdiniz...

Hayatta olsalardı bu yazıyı gece yazmak zorunda kalacaktım, çünkü hepsini tek tek ziyaret etme ameliyesi ile yükümlü olacağım için günün yarısı onlarla geçecekti. Ameliye dediğime bakmayın bizimki gönüllü ama hiçbirini atlamadan yapılması gereken bir vazifeydi. Ziyaretler planlanırken en önemli husus hiyerarşiye dikkat edilmesiydi. Ziyaret yaşlıdan gence doğru olmalı, kimse atlanmamalıydı; aksi takdirde zılgıtı yememiz kaçınılmazdı.

Ziyaret muhabbetle devam ederdi. Biz başlatır, onlar sonlandırırdı; oturduk mu onlar kovmadan kalkamazdık. Öyle tatlı adamlardı vesselam...

Son yıllarda ziyaretler daha çabuk bitmeye başlamıştı zaten. Şimdilerde ise artık hepsini birlikte ziyaret ediyorum. Bir ömrü beraber, dostluğun nasıl olması gerektiğini kafamıza sokmak ister gibi, alabildiğine komşulukla geçirmişlerdi. Artık ruhları da komşu oldular. Aynı kabristanın köşelerini tutmuş o Ramazan gecelerinin hatıralarını yâd ediyor gibiler. Hepsine selam vererek giriyorum kabristana, bana doğru baktıklarını görür gibiyim; "neredesiniz haytalar!" bakışlarıyla...

Hepsini Marangoz Hacı İbrahim'in evinin terasında taburelerin üzerine oturmuş teravih sonrası çaylarını yudumlarken yayla yollarında yaptıkları horonlardan eski bayramlara, çöplüklerden ekmek toplamak zorunda kaldıkları fukaralık yıllarından medrese maceralarına kadar yaşadıklarını gâh gülerek gâh hüzünlenerek anlatırken hatırlıyorum...

İhtimal huzurlu bir uykunun içerisinde o güzel günlerin rüyasını görmekteler...

Bize ise tek başına geçirdiğimiz Ramazan geceleri ile iki saatte biten Bayram seremonileri düştü.

Güzel hatıralar bırakmayı beceren güzel adamlardı vesselam.

Onların mekânı Cennet sizin Bayramınız kutlu olsun efendim...

Kaynak: Güzel bayramların güzel adamlarına... - İsmail ŞAHİN

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
226 gün önce
324 gün önce
352 gün önce
429 gün önce
443 gün önce
492 gün önce
498 gün önce
505 gün önce
555 gün önce
576 gün önce
583 gün önce
611 gün önce
618 gün önce
625 gün önce
639 gün önce
646 gün önce
660 gün önce
667 gün önce
674 gün önce
681 gün önce
744 gün önce
765 gün önce
779 gün önce
821 gün önce
828 gün önce
848 gün önce
875 gün önce
912 gün önce
926 gün önce
954 gün önce
961 gün önce
968 gün önce
1003 gün önce
1052 gün önce
1087 gün önce
1093 gün önce
1136 gün önce
1178 gün önce
1192 gün önce
1219 gün önce
1262 gün önce
1290 gün önce
1304 gün önce
1360 gün önce
1381 gün önce
1500 gün önce
1507 gün önce
1514 gün önce
1521 gün önce
1528 gün önce
1535 gün önce
1549 gün önce
1563 gün önce
1570 gün önce
1605 gün önce
1619 gün önce
1626 gün önce
1633 gün önce
1675 gün önce
1724 gün önce
1752 gün önce
1787 gün önce
1801 gün önce
1823 gün önce


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=