Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Muhammet Safitürk'ün bıraktığı hoş seda...

19 Haziran 2017, 00:01

Mardin denince aklıma, doğduğum ilçenin evladı şehit Derik Kaymakamı Muhammet Fatih Safitürk'ün hikâyesi geliyor. Safitürk ismi idealist Kaymakam tipolojisinin kâmil noktasını temsil ediyor. O, terör belasından kurtulmanın anahtarının güvenlik politikalarıyla birlikte meselenin sosyal boyutuna da el atmaktan geçtiğine inanıyordu. Bu sebeple, yöneticisi olduğu beldenin eşkıyadan temizlenmesinin yanında sosyal sorunlarına da el attı. Sokaktaki vatandaşından Suriye'den gelen sığınmacısına kadar herkesin derdine derman oldu.

Mardin'de geçirdiğim iki kısa günde müşahede ettiğim şey, Safitürk ismi etrafında oluşan saygı halesinin sebebinin sadece genç yaşta toprağa düşmesinden mütevellit olmadığıydı. Görevde kaldığı kısa sürede gençler için yaptıkları, ismini Derik ve Mardin insanının hafızasına kazımıştı.

Safitürk devletin müşfik yüzünü Derikli çocuklara göstermek için mücadele etti. Hain eller tarafından genç yaşında şehit edilmeseydi Derikli çocukları Trabzonspor maçına götürmeyi planlıyordu. Daha önce basına yansıyan konunun hikâyesini hepimiz biliyoruz. Bölge insanından dinleyince Safitürk'ün projesinin ne kadar iz bıraktığını görebiliyorsunuz.

Onun bu ve benzeri sosyal girişimlerini engellemeye çalışan terör örgütüne en güzel cevabı onun hayaline sahip çıkan Mardinliler ve Trabzonlular vermişti.

Safitürk'ün Kızıltepe'de faaliyet gösteren Trabzonspor Taraftarlar Derneği'ne verdiği sözün yere düşmemesi için Mardinlilerin ve Trabzonluların elbirliği içinde gayret göstermesi iki şehir arasında "kardeşlik köprüsü"nün kurulmasına neden oldu. Mardin'de geçirdiğim iki günde bu köprünün sözde kalmadığını gördüm.

Terörün belini kırmaya yönelik çabaların sonuca gitmesi ancak böylesi projelerle mümkün olabilir. 150 çocuğun Trabzonspor-Gençlerbirliği maçına götürülmesini salt bir maç hikayesi olarak görmemek lâzım. Onun yapmak istediği şey, Derik gençliğine ve vatandaşa devletin müşfik tarafını göstererek terörün açtığı yaraları tamir etmeye müteallik bir gayretti.

Muhammet Safitürk'ün bıraktığı iz bölgede görev yapan Kaymakam ve Valilere örnek olacak türden. İsmi etrafında oluşan sevgi çemberi halka dokunan hiçbir hareketin karşılıksız kalmayacağının göstergesi.

Benzer bir duruma Diyarbakır'da da şahit olmuştum. Diyarbakırspor'un durumunu sorduğum bir minibüs şoförünün "Gaffar Okkan'dan sonra futbolla ilgilenmiyoruz" sözü bölgede verdiğimiz şehit bürokratların ardından gelenlerin seleflerinin yapmak istediklerini yarım bırakmamaları gerektiğinin ihtarı idi. Umarız Safitürk'ün halefleri Trabzon ve Mardin arasında kurulmaya çalışılan kardeşlik köprüsünü geliştirirler.

Şehit Safitürk, Bingöl'de görev yaparken öğretmen eşinin görev yaptığı okul için eşine verdiği röportajda "Hayat felsefeniz" sorusuna "Bu kubbede hoş bir seda bırakabilmek" cevabını vermişti.

Mardin'de o sedayı gördüm.

Ruhu şad olsun...

**

Mardin ecnebilerin "Old City" kavramının ülkemizdeki nadir örneklerinden birini veriyor. Eski Mardin'de tarihi, her şeye rağmen muhafaza etmeyi başarabilmiş şehir görüntüsü var.

Tüm ihmal edilmişliğine rağmen "Yukarı Mardin" zamana karşı direniyor.

Kasımiye ve Zinciriye gibi bölge için simgesel öneme sahip 7-8 asırlık medreseler mahaldeki "alaylı" rehberlere, valilikten izinli çaycılara ve bu mekânlarda görevli din adamlarına terk edilmiş durumda. Ne yazık ki durum bu.

Zinciriye Medresesi, Üniversite tarafından kullanılırken söylenenler doğru ise "boş yere kira ödeniyor" gerekçesiyle terk edilmiş. Üniversite, Medrese'nin kapısındaki yerel rehberler kadar sorumluluk almamış. Bu mekânlarla ilgilenmesi gereken diğer kurumlar da yerel rehberlere terk etmiş mekânları. Medreselerdeki imamların kişisel gayretleri ile tarihi mekânlar ayakta tutulmaya çalışılıyor. Sonuç olarak devletin tüm birimleri silsile yolu ile sorumsuzluğun bir parçası olmuş.

Mardinlilerin durumun düne göre iyi olduğunu söylemeleri meseleye kurumsal müdahalenin şart olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Eski Mardin, duyarlı Valilerin bireysel hassasiyetleri ile bir yere kadar muhafaza edilebilir. İlgili Bakanlıkların olaya el atması lâzım.

Aksi takdirde büyük bir tarihi zenginlik heba olup gidecek...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
54 gün önce
159 gün önce
173 gün önce
221 gün önce
228 gün önce
235 gün önce
285 gün önce
306 gün önce
313 gün önce
341 gün önce
347 gün önce
354 gün önce
368 gün önce
375 gün önce
389 gün önce
396 gün önce
403 gün önce
411 gün önce
474 gün önce
495 gün önce
508 gün önce
551 gün önce
557 gün önce
578 gün önce
605 gün önce
641 gün önce
656 gün önce
683 gün önce
690 gün önce
698 gün önce
781 gün önce
817 gün önce
908 gün önce
921 gün önce
991 gün önce
1019 gün önce
1033 gün önce
1089 gün önce
1110 gün önce
1229 gün önce
1237 gün önce
1243 gün önce
1250 gün önce
1257 gün önce
1265 gün önce
1279 gün önce
1292 gün önce
1300 gün önce
1334 gün önce
1349 gün önce
1356 gün önce
1363 gün önce
1404 gün önce
1454 gün önce
1481 gün önce
1517 gün önce
1530 gün önce
1552 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=