Lütfen bekleyin..

Servet Avcı

Devlet aklı neredeydi ve ne zaman gelecek?

15 Haziran 2017, 13:56

Anadolu'nun fakir bir kasabasında müezzinlik yapan adamın kızı... İstanbul'da üniversiteyi kazanıyor... Devlet yurduna girememiş... Tek başına o büyük şehirde ayakta kalma şansı yok...

Çaresizlik içindeki kıza uzanıyor bir el, çekiyor kendi yurduna, kendi cemaatine veya kendi mağarasına... Baba da mutlu... Daha önce başarılı kızının büyük şehirde ne olacağından endişeli baba, Allah diyen, namazlı niyazlı saydığı insanları görünce mutlu olmasın da ne olsun? Üstelik ucuz barınma, belki burs imkânı ve büyük şehrin günahlarından, pisliklerinden, suç odaklarından izole bir hayat... Cazip değil mi?

***

Denizli'den, Kayseri'den, Sivas'tan, Malatya'dan, Giresun'dan, memurun, işçinin, iki ineğin verdiği sütle geçinen gariban ailelerin, bakkalın, orman bekçisinin, balıkçının, manavın, tesviye ustasının çocukları... Bizim çocuklarımız...

Sonra arayış içindeki çocukları, barınma ve karnını doyurma derdindeki aciz fakat aklı başında evlâtları havada kapmaya hazır örgüt, cemaat, tarikat yapıları... Bir yanda çaresizlikleri o yapılara 'mensubiyet'le takas edilen çocuklar, diğer yanda devletin gideremediği boşluğu ellerini ovuşturarak izleyen ve bunu 'av alanı'na dönüştüren -iyi niyetli/art niyetli fark etmez- yapılar...

Üretmesi gereken beyinler, 'tek tipçi, mutlak doğrucu, kendisinden başkasını yok veya düşman sayan odak elemanı, düşünmeyen, sorgusuz itaatçi' şeklindeki gömlekleri bir dinin veya ideolojinin üniforması olarak sırtlarına geçirdiler... Başka dünyalara kapılarını kapatıp, taassuba teslim oldular...

Türk tarihinin en büyük 'insan israfları'dan birisidir bu ve belki de savaşlarda bile bu kadar insanımızı kaybetmedik... Batı'ya göre nüfusunun gençliğiyle övünen bir ülke, o gençliğin önemli bir kısmını 'dinî görünümlü' dogmalarla safsatalarla dolu karanlık kuyularda kaybederken 'resmen' uyudu...

***

TOKİ mevcut iktidarın en fazla övündüğü kurumlardan birisi... Haksız da sayılmazlar... Daha önceki iktidarlar elinde neredeyse tabeladan ibaret bu kurum, mevcut iktidar döneminde 800 bin civarında konut üretti... Bu sayıya sosyal tesisler, câmiler, hastaneler dâhil değil...

Konutta bu rakamları tutturan, duble yollar, köprüler ve tünellerle övünen siyasî iktidar, başta büyük şehirler olmak üzere üniversitelilerin barınma problemini sıfıra indirecek yurtları inşa edemez miydi? Milyonlarca gencimizi çaresizlik sonucu düştüğü ağlara daha düşmeden kurtaramaz mıydı? O yurtların yapım maliyetiyle bugün karşımıza çıkan siyasî, dinî ve adlî maliyet karşılaştırıldığında hangisi daha kârlı olurdu?

***

Boşluk kaldırmayan bir alandı bu... Devletin bıraktığı boşluğu başkaları doldurdu ve pırıl pırıl zekâlar, gençliğin belki de krem tabakası bu tür yapılara akarak, devlet ve milletten önce o yapılara aidiyet hisseder oldular... Sabahları biri gelse de bizi işe götürse diye bekleşenlerin olduğu 'amele pazarları'ndakiler gibi gençlerimiz birer birer götürüldüler...

Devleti yönetenler seyrettiler... Sosyal devletin ihmal ettiği alan, klikler, cemaatler, sözde dernekler, radikal siyasî örgütler ve suç örgütleri için bulunmaz nimet oldu... Âdeta bu tür yapılara 'lojistik' sağlandı... Hatta bu tür yapılar zaman zaman 'sivil toplum kuruluşu' gibi sunulmaya çalışıldı, yakın hissedilenler pozitif ayrımcılığa tâbi tutuldu... 'Akıl ve bilim' büyük bir iştahla emilirken, ortaya bir nevi sofistike robotlar çıktı... İmamın, abinin, şefin, başkanın, şeyhin, önderin her şeyi bildiğine inanan robotlar...

***

Türkiye bu girdap içinde nesillerini kaybediyor... Bu büyük bir sosyal problem... Çaresizlikten çocuğunu kaptıran baba ve 'kapılan çocuk' bu süreçlerin en masumlarıdır... Devletin bu gerçeği görüp, çok büyük bir rehabilitasyon sürecini başlatması, kaybettiğimiz insanımızı geri kazanması, kazanamayacak olsa bile bundan sonraki nesillerin aynı ağlara düşmemesi için tedbir alması gerekiyor... Devlet, çaresizlik veya istismar sonucu ağlara düşmüş insanımıza adaletle hükmetmek ve onu yeni sosyal krizlerin öznesi hâlinden kurtarmak mecburiyetinde...

Öfke ve akıl birbirine karışmadan, soğukkanlılıkla... Zaten var olan düşman ve kırgın kitlelere yenilerine eklemek yerine, 'suçlu'yla 'kandırılmış'ı ayırarak... Kendi bıraktığı boşluğun bedelini insanının sırtına yüklemeyerek...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
95 gün önce
104 gün önce
184 gün önce
215 gün önce
218 gün önce
239 gün önce
243 gün önce
244 gün önce
257 gün önce
264 gün önce
268 gün önce
288 gün önce
365 gün önce
372 gün önce
376 gün önce
383 gün önce
412 gün önce
419 gün önce
425 gün önce
460 gün önce
475 gün önce
512 gün önce
514 gün önce
547 gün önce
573 gün önce
591 gün önce
605 gün önce
614 gün önce
618 gün önce
621 gün önce
670 gün önce
681 gün önce
686 gün önce
689 gün önce
705 gün önce
710 gün önce
729 gün önce
733 gün önce
764 gün önce
766 gün önce
773 gün önce
782 gün önce
807 gün önce
824 gün önce
829 gün önce
838 gün önce
839 gün önce
844 gün önce
853 gün önce
856 gün önce
859 gün önce
873 gün önce
929 gün önce
950 gün önce
964 gün önce
1014 gün önce
1021 gün önce
1024 gün önce
1027 gün önce
1048 gün önce
1084 gün önce
1095 gün önce
1153 gün önce
1195 gün önce
1199 gün önce
1220 gün önce
1258 gün önce
1265 gün önce
1272 gün önce
1329 gün önce
1332 gün önce
1371 gün önce
1378 gün önce
1385 gün önce
1392 gün önce
1395 gün önce
1402 gün önce
1437 gün önce
1458 gün önce
1468 gün önce
1482 gün önce
1493 gün önce
1517 gün önce
1588 gün önce
1608 gün önce
1611 gün önce
1626 gün önce
1630 gün önce
1633 gün önce
1654 gün önce
1657 gün önce
1661 gün önce
1678 gün önce
1685 gün önce
1686 gün önce
1696 gün önce
1703 gün önce
1739 gün önce
1756 gün önce
1770 gün önce
1788 gün önce


bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=