Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

Levon Amca...

15 Mayıs 2017, 00:01

Papa Eftim, Levon Panos Dabağyan, Erenerol ailesi ve diğerleri MHP için sıradan isimler değil. Birilerinin propaganda ettiği şekliyle MHP'ye her nasılsa düşmüş, kafası karışık "ekalliyet" zümresinden isimler değil, Türk Milliyetçilerinin Millet meselesine nereden baktıklarının ispat-ı vücudu idiler.

O yüzden önemliydiler ve MHP'nin kurucu liderinin meselenin bu cephesine getirdiği yaklaşımın geliştirilmesi gerekiyordu. Ben bu yaklaşıma "komplekssiz milliyetçilik" diyorum. Aynı coğrafyada bir arada yaşayan bütün unsurları Milliyetçiliğini yaptığı milletin kültürel varlığında birleştirmeyi hedef alan ve nihayet onunla amel eden bir milliyetçilik türü bu.

Levon Panos Dabağyan'ı Ülkücüler için Levon Amca yapan zihniyet buydu. Levon Amca beraber yaşama iksirini kulaklarımıza üflemişti yıllar önce: "Bir kulağımızda ezan, bir kulağımızda çan sesi var!".

Anlayabilene tabii...

Gökalp, Turhan, Türkeş, Güngör, Taşer ve diğerleri meseleye biyolojiden değil kültürden bakan Milliyetçi öncülerdi. Onların açısından Milliyetçilik fikriyatı sadece "Bayrak-Ezan-Kur'an" üçlüsünün öznesi olduğu bir sloganlar manzumesi değildi. Hayatın kendisi idi. Dün geldiğimiz, bugün yaşadığımız zamana ve gitmekte olduğumuz menzile dair, hayatın ve toplumun gerçeklerinden oluşan bir fikirler silsilesi idi.

Eğer bir şeyin milliyetçiliğini yapacaksak herkes için yapmalı bu coğrafyaya ait herkesin milliyetçiliğini yapacağı bir fikirler manzumesini ortaya koymalıydık. Bu öyle bir şey olmalıydı ki biyolojik olarak başka bir milletten olsa bile onun Milliyetçisi olmalıydı.

Öyle de oldu...

Ülkücülerin Levon Amcası ve "Türkçü" Papa Eftim ve diğer isimler bunun ortaya konduğunun somut deliliydi.

En azından bir zamanlar...

İşte tam da bu yüzden Levon Panos Dabağyan önemli bir figürdür. Sadece kendisini bir parçası saydığı bu millete karşı ırkdaşlarından farklı bir tavır gösterdiği için değil. Kendisini "komplekssiz" bir şekilde bu milletin mensubu saydığı için.

Ve tabii ki ideolojik olarak Türk Milliyetçiliği hareketi içindeki anlamından ötürü. 

Levon Amca'nın Türk Milliyetçiliğinin siyasi adresinin sembollerinin oluşmasındaki payı ve tabii ki onun fikrini bayrağa dönüştüren aklın büyüklüğü ve o akıl sahibinin Milliyetçilik meselesine "komplekssiz" bakışı Türk Milliyetçileri için "nereden nereye geldik?" sorusunun sorulmasına vesile teşkil etmelidir.

Ülkücülerin bir Ermeni'yi neredeyse kurumsal manada "amca" makamına oturtması ve camia dışında kimsenin bundan haberi olmaması birileri tarafından anlamlandırılamayabilir. Bu tavır ile çakma azınlık adaylarla güya toplumun bütün kesimlerini kucaklama mesajı vermeye çalışanların arasında samimiyet ve menfaat zıtlığı ile izah edilebilecek bir fark var.

Bu fark üzerinden yürürsek menzile ulaşabiliriz.

Levon Amca ömrü boyunca etnik kökenimiz ne olursa olsun aynı kültürel kimlik altında bir arada nasıl yaşayabileceğimizin şifresini veren adamdı. Onun için Osmanlı modeli önemliydi. MHP'ye teklif ettiği bayrağın gerekçesi de bu idi: "Osmanlıyız! Bize üç hilal yakışır!".

Levon Amca ile birilerinin Mustafa Kemal'e ve onun onlardan çok daha dini bütün olduğu aşikar olan annesine söverek Osmanlı olacağını zanneden hokkabazların arasındaki en önemli fark bu samimiyettir.

Dabağyan "millet-i sadıka" zümresinin son temsilcilerindendi. Türklük için "saf Türk" olduğunu iddia etmek dışında bir şey yapmayan çoğumuzdan daha fazla mücadele etti; mesai harcadı, yazdı, konuştu ve düşman kazandı...

Bu uğurda ırkdaşlarıyla ihtilafa düştü, toplumundan dışlandı.

Oğlu ölümünün ardından bu durumu şöyle izah etmiş: "Babam Türk milliyetçisiydi. Osmanlı Ermenisi olduğunu söylüyor, vatanını seviyordu. Ölümünden sonra diaspora Ermenilerinden hakaret mesajları yağıyor."

O bunları sallamazdı elbet, ama MHP'li yetkililerin en azından yönettikleri partinin bayrağının oluşumunda emeği geçmiş, kurucu liderine zor zamanlarda yoldaşlık etmiş ve bu uğurda toplumundan dışlanmış böyle bir ismin cenazesine daha üst düzey katılım göstermeliydi.

Kanaatim o ki Levon Amca'nın cenazesi için grup toplantısı yapılmasaydı Ülkücüler itiraz etmezdi.

O bunu hak ediyordu...

Özleyeceğiz onu; toprağı bol olsun, Allah taksiratını affetsin...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
83 gün önce
131 gün önce
138 gün önce
145 gün önce
195 gün önce
216 gün önce
223 gün önce
251 gün önce
257 gün önce
264 gün önce
278 gün önce
285 gün önce
299 gün önce
306 gün önce
313 gün önce
321 gün önce
384 gün önce
405 gün önce
418 gün önce
461 gün önce
467 gün önce
488 gün önce
515 gün önce
552 gün önce
566 gün önce
593 gün önce
600 gün önce
608 gün önce
691 gün önce
727 gün önce
818 gün önce
832 gün önce
901 gün önce
929 gün önce
943 gün önce
999 gün önce
1020 gün önce
1139 gün önce
1147 gün önce
1153 gün önce
1160 gün önce
1167 gün önce
1175 gün önce
1189 gün önce
1202 gün önce
1210 gün önce
1244 gün önce
1259 gün önce
1266 gün önce
1273 gün önce
1314 gün önce
1364 gün önce
1391 gün önce
1427 gün önce
1441 gün önce
1462 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=