Lütfen bekleyin..

Yalçın Taze

Firavun mu, Ömer mi?

06 Mayıs 2017, 20:56

Referandum sonrası "İslamcı"lar arasında yaşanan tartışma büyüyor. "İslamcılar tasfiye ediliyor, yerlerlerine İslamcı olmayanlar getiriliyor" şeklinde bir tenkit var.

Bu mesele Hindistan dönüşü Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da sorulmuştu ve "tekkeye mürid aramıyoruz!" diyerek konuyu özetledi.

Bana sorarsanız, AK Parti'nin geldiği noktada hak ve batıl tasnifi yapabilen, hak, hukuk bilen bir kitle ile kayıtsız şartsız Ak Parti diyen, yanlışa yanlış demeyen/diyemeyen, şahsi ikbal peşinde avuçları patlayana kadar alkış tutan kitle arasında ciddi bir ihtilaf -doğal olarak- yaşanıyor.

Bu ihtilafın yayılmasını engellemek için el mecbur bir takım isimler dışlanacak; belki bir yafta ile yollanacak. Tabi ki etki alanları ölçülerek...

Kapının önüne konduktan sonra zarar verme kapasitesi olanlar, muhtemelen zindana da konacak; sesi, soluğu kesilecek.

Geniş çaplı bir swot analizi yapılacak besbelli.

Bu noktada önemli olan Ak Parti'nin kimleri tasfiye edeceği.

"Reisten çok reisçi" bir eda ile koltuk derdine düşmüş ya da övgü ile ekran işgaliyesi ödeyenler tasfiye edilir, yerine hak, hukuk bilen, demokratik şuuru gelişmiş, İslamcı değil de İslami bir bakış ile yaşayan, yani kul hakkını önemseyen, zandan kaçınan, haset, fesat gütmeyen kimseler gelirse rüzgar tersine döner.

Erdoğan'ın ekranlarda övgülerini keyifle izlediği, köşelerde methiyelerini zevkle okuduğu, Erdoğan'ın yola çıktıkları ile ayrı düşmesine sebep kişiler tasfiye edilirse, Baykal'ın açıklamaları sonrası kendisinin belirttiği "fitne hareketi" de palazlanacak bir ortam bulamaz!

Bu mesele bizleri bir kavramı tekrar sorgulamak zorunda bıraktı; İslamcılık!

Her nedense bana bir hayli antipatik gelen bir kavram İslamcılık. Fonetik olarak bana bir inanç sistematiği üzerinden rant elde etmeyi ifade ediyor. Hani nasıl söylemek gerek, riya içeriyor sanki.

Leksikolog değilim, ancak yıllardır tanık olduğum karşılıkları itibariyle, İslam'ın kullanıldığı, İslam kültürü ve mirasının menfaatlere araç edildiği izlenimi veriyor bu tanım bana. Aslına bakarsanız "Siyasal İslam" olarak nitelenen kavramın karşılığı olarak da senelerdir kullanılıyor.

İslam'ın birleştirici gücünü ve hak, eşitlik noktasında sahip olduğu içeriği hiçe sayar gibi bir anlamı çağrıştırıyor bana.

Ben, hasbi duygularla, İslam'ın yoruma kapalı bir biçimde insanlığa egemen olması iddasını, yani salt kelime anlamı itibariyle barışın ve "iyi insan olma gayreti"nin dünyaya egemen olmasının, bu yönde çalışmanın doğru olduğunu düşünüyorum. Bunu okuyunca "şeriatçı" yaftası ile karşılaşmak olası ve lakin şeriat sözcüğünü dahi, emsalleri üzerinden gerçek anlamından müstesna kullanıyoruz.

 

Düşünsenize; şeriatçı olmanın yani şeri hukuku öncel kabul etmenin toplumsal suç olduğu bir yerde şeriatçı kimselerin İslam'ın temel emirlerinden ne kadar uzak olduğunu...

Allah diye nida edip kafa kesen, kul hakkının en önemli kaidelerden olduğunu söyleyip kamu hakkına temayül eden İslamcıları unuttuk mu? Hayır!

Peki ya "bir lokma, bir hırka" ile yaşama düsturuna sahip bir peygamberin ümmeti olduğunu övünç ile söyleyip, din tüccarlığı yaparak para kazanan ve bir de uydurma hadislerle varsıllıklarını temellendirmeye çalışanları...

Ekranlarda sevap/günah anlatıp İslam'ın kelâm-ı kadiminin "zan" için söylediklerini bir kenara bırakıp hakaret yarışına giren, hakareti çoğalttıkça makam kapan müptezelleri...

Siyasal İslam'ın örgütlü bir mecrasında iş görüp semiren, eş, dost sevindiren, "Bakara-Makara" diyerek sahip olduğu herşeyi borçlu olduğu İslam ile dalga geçenleri...

Örnekler daha da uzatılabilir fakat ne yazı ne söz kâfi gelir!

Tüm bu örnekler dahilinde düşününce, İslamcılık yapan -bir kısmını tenzih ediyorum- kişilerin ve örgütlenmelerin İslam kisvesi altında yediği naneler göz önünde bulundurulduğunda kelimenin neden netameli olduğu anlaşılabiliyor.

İslamcı bir güruhun egemenliğindeki Ak Parti'nin bugün içine düştüğü durumun hali pür melali de bu ahval.

Malumunuz, şimdi Ak Parti bir tasfiye" ve restorasyondan bahsediyor. İslamcı yazarlar, siyasal İslamcılar, iktidar mensupları oylarını konsolide etmek ve 2003-2007 arası yaşanan "Lale Devri"ne geri dönmek için bir arayış içinde. Yöntem bulamazlarsa "fetret" kaçınılmaz. Ki ilk emaresi referandum. Bu yüzdendir ki bu mesele konuşuluyor.

Ezcümle tasfiyeler bize, Ak Parti'nin ne yönde bir gelişim sergileyeceğini gosterecek; firavunlaşacak mı Ömer mi olacak(?)

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
tuna
168 gün önce
akp nin ne kadar laik bir parti olduğunu bir gün herkes anlayacak.
akp nin İslamiyetten ne kadar uzak olduğunu
milli ve manevi değerleri nasıl on beş yılda yıprattığını
bırakın kırmızıyı pembeyi hiç bir çizgisinin olmadığını
yalnız ve yalnızca bop için kurulduğunu herkeees anlayacak.
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=