Lütfen bekleyin..

İsmail Şahin

İki Buçuk Değil, İki Partili Sistem…

24 Nisan 2017, 11:18

“Geçmiş olsun. Atı alan Üsküdar’ı geçti. Artık koalisyon yok. CHP’nin iktidar hayalleri bitti artık. Sıkıyönetim, sıkıyönetim mahkemesi, örfi idare de yok. Dahası, MHP de, HDP de barajı geçemez. MHP’den ayrılanlar ayrı bir parti kursalar da, onlar için de durum aynı.”

Abdurrahman Dilipak referandumun asıl hedefini bu satırlarla dile getirdi. Haklı. Hedef başından beri iki partili bir sistemdi, bunun için en önemli adım 16 Nisan’da atıldı.

 

Kimileri iki buçuk parti dese de Erdoğan iki partili sistem hayalini 2011’de şu sözlerle dile getirmişti:

 

“Bu sistemi faydalı buluyorum. Çünkü ikili sistemde parlamentolar daha etkin işliyor. Yönetiminde de istikrar söz konusu oluyor. ABD’ye bakın, kanunlar nasıl çıkıyor.” 

Peki 16 Nisan referandumunda AKP ile birlikte hareket eden MHP’li yetkililer bu “niyet”i göremedi mi? “Göremedi mi?” diyorum, çünkü niyet “okunma” aşamasını çoktan geçmişti; her şey gayet açık bir şekilde ifade edilmişti yıllar önce AKP tarafından.

İki partili bir sistemde bu haliyle ikinci partinin MHP olmayacağını söylemek kehanet olmaz. Bahçeli de bu durumun farkında olduğunu 2010 referandumunun ardından yaptığı bir açıklamasında şu sözlerle ifade etmişti:

“…Yeni bir süreç başlamıştır. İki partili bir rejime gidilmesi için çalışma yapılıyor. Bir anlamda MHP'yi kurban etmeye çalışan bir anlayış var. Partimize karşı tasfiye hareketi var. Bunu Milliyetçi Hareket Partililer ve ülkücüler görecektir.”

16 Nisan sonuçları gösteriyor ki MHP’lilerin büyük çoğunluğu Bahçeli’nin temas ettiği “tasfiye hareketi”ni gördü.

“Önce Ülkem ve milletim” düsturunu kalkan edinip Ülkücü iradeyi etkilemek isteyenlere “önce Ülkem ve milletim” diyerek bu uğurda partilerinin “resmi” görüşünü dikkate almadılar. 

Aslında referandumun en önemli sonucu Ülkücü kalabalıkların “lidere itaat” eksenine oturmuş Türk siyasetine verdiği bu tarihi “ayar”dır.

Ülkücülerin “teşkilat disiplini”ni koşulsuz itaat olarak algılayan Türk siyaseti Ülkücü hareketten demokrasi dersi aldı. Böylece MHP’liler “sivil siyaset”in nasıl bir şey olduğunu Türkiye’ye uygulamalı olarak göstermiş oldular.

Ülkücülerin bu özelliğinden bîhaber yaşayanlar Türk Milliyetçiliğinin beslendiği bu fikri havzada “biat” kültürünün kök tutamayacağını da bu sayede öğrenmiş oldu.

**

Referandum süresince hep yazdık: Asıl hesap MHP’nin devre dışı bırakılması, “tabela” partisi hükmüne indirilmesidir.

Bunun için ilk adım referandumda “evet” çıkması idi.

İkinci ve en kritik adımı, MHP’nin içindeki muhaliflerin yeni bir parti kurması için “tahrik” edilmesinde. Birileri Milliyetçi sağda "yeni parti” fikrini kaşıyıp duruyor.

Bu sadece MHP dışından gelen bir tazyik değil, “içerdeki” “ihraç ve tasfiye” mekanizması da bunu “tahrik” ediyor. Siyaset yapmak isteyen insanları dışarıya atarsanız ya başka bir siyasi organizasyona gider ya da kendini ifade edebileceği yeni bir yapı inşa eder.

Herkes bizim gibi “MHP yoksa, otururum köşemde!” demeyebilir.

Buradaki tezgâhı görmek gerekiyor. Eğer MHP yönetimine hâkim olan bu tasfiye zihniyeti devam ederse Milliyetçi sağda yeni bir parti kimseyi şaşırtmayacak.

Bu da zaten baraj sınırlarına kadar düşen MHP için tehlikeli bir durumdur. Bunun tedbiri ihraçlara son vererek, verilen ihraç kararlarının geri alınmasından geçiyor.

Yeni bir siyasi partinin ne var olana ne de var edilecek olana fayda sağlamayacağını, “iki parti” hayaline can suyu vermekten başka işe yaramayacağını herkesin görmesi gerekiyor.

O yüzden herkesin sabırlı ve dikkatli davranması gerekiyor.

Üçüncü adımı “dar bölge” seçim sistemi olacaktır. Hükümetin bir dönem “dar bölge” için hazırlık yaptığını biliyoruz. Hatta bölgeleri bile çalışmışlardı.

MHP’nin dar bölgeli seçim sisteminde CHP ve AKP arasında ezileceğini görmemek siyasetin gerçeğinden bîhaber olmaktır. 

MHP’nin mevcut konjonktürdeki durumunun farkında olan MHP’li yetkililer seçim barajının düşürüleceğini umut ediyor olabilir. Bu konjonktürde AKP’nin barajı düşürmeyeceğini görmemek de siyasetten bîhaber olmaktır.

Rakibin merhametine güvenerek siyaset yapanların sonunun ne olacağını düşünmekte fayda var…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
101 gün önce
115 gün önce
164 gün önce
170 gün önce
177 gün önce
227 gün önce
248 gün önce
255 gün önce
283 gün önce
290 gün önce
297 gün önce
311 gün önce
318 gün önce
332 gün önce
339 gün önce
346 gün önce
353 gün önce
416 gün önce
437 gün önce
451 gün önce
493 gün önce
500 gün önce
520 gün önce
547 gün önce
584 gün önce
598 gün önce
626 gün önce
633 gün önce
640 gün önce
724 gün önce
759 gün önce
850 gün önce
864 gün önce
934 gün önce
962 gün önce
976 gün önce
1032 gün önce
1053 gün önce
1172 gün önce
1179 gün önce
1186 gün önce
1193 gün önce
1200 gün önce
1207 gün önce
1221 gün önce
1235 gün önce
1242 gün önce
1277 gün önce
1291 gün önce
1298 gün önce
1305 gün önce
1347 gün önce
1396 gün önce
1424 gün önce
1459 gün önce
1473 gün önce
1494 gün önce
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=